Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız


30.4.2018 - Bu Yazı 336 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Trump kendi hesabına ‘yaramazları ancak büyük sopa yola getirir’ diye sonuç çıkarıyor olabilir. Düğümlerin ancak böyle çözüleceğine inananlar aynı sertliği İran gibi ülkeler için de istiyor. Bu bir stratejiye dönüşürse çok tehlikeli bir gidişatın önünü açabilir. 

Biri ‘büyük’ diğeri ‘küçük’ iki buton arasındaki didişmeler yüzünden dünya ‘nükleer savaş çıktı çıkacak’ diye nefesini tutmuşken bölünmüş Kore’nin liderleri nefesimizi tutarak izlediğimiz başka bir şey yaptı: Kim Jong-un ve Moon Jae-in 27 Nisan’da barış için buluştu. Liderler düzeyinde üçüncü buluşma olsa da tarihi bir adımdı. Askeri bölgedeki karşılaşma, kucaklaşma, gülümseyen ve gülümseten pozlar tarihe geçecek nitelikteydi.

2000 ve 2007’de Koreli liderler Kuzey’in başkenti Pyongyang’da buluşmuş, iki devlet 1972’den bu yana üst düzeyde 5 ortak açıklama yayımlamıştı. Sonuncu buluşma Kuzey’den bir liderin Güney’e geçmesi bakımından bir ilk ve öncekilere göre daha umut verici.

İnsanlığı gülümseten bu adımın getirdiği krediyi ‘Büyük Roket’ Donald Trump’a yontanlar çok. Hatta İngiliz gazetesi Telegraph’a yazan Daniel McCarthy gibi Batılılar, Nobel Barış Ödülü’nün Trump’a verilmesini önerdi. Sürecin diğer bütün aktörlerini de fotoğrafa eklersek benim oyum Moon’adır.

Evvela halkına barış vaat etmiş ve Kuzey’e uçup muhataplarıyla görüşmüş iki selefinden farklı olarak Moon’un kökleri kuzeyde. Bu da onu daha hassas ve barış için daha fazla adanmış kılıyor. Ailesi, Amerikalılar tarafından ‘Noel Kargosu’ adı verilen operasyonla Hungnam’dan alınıp güneydeki Busan’a tahliye edilmiş. Moon savaşın son yılı 1953’te Busan’a komşu Geoje kentinde doğmuş, mülteci kampında yaşamış, inanılmaz yoksulluklar içinde büyümüş ve büyük bir dirayetle okuyup avukat olmuş. Sicilinde iki önemli ayrıntı dikkat çekiyor: Amerikan himayesinde terör rejimi inşa eden Park Chung Hee diktatörlüğüne karşı öğrenci hareketinin lideri ve insan hakları savunucusu.

İkinci olarak 2017’de iktidara gelirken en önemli vaat olarak halkın önüne barışı koymuş bir lider.

Üçüncüsü tüm Güney Korelilerde 70 yıldır yerleşmiş hissiyatı o da taşıyor: “Amerikalılar Seul’u korumak için asla Los Angeles’ı feda etmez.”

Trump büyük düğmesine basıp Pyongyang’ı vurduğunda kuzeydeki kardeş de misilleme olarak Seul’u vuracak. Her Amerikan-Kuzey Kore geriliminin Güney’e yaşattığı korku bu.

***

Gerçi Kim geçen kasımda ABD’nin her kentini vuracak ağır savaş başlığı taşıyabilen kıtalararası balistik füze geliştirdiklerini duyurarak oyunun kurallarını biraz değiştirdi ama bir savaşın bedelini sadece Kuzey değil 25 bin Amerikan askerinin üslendiği Güney’in de ödeyeceğini herkes biliyor.

Bu hissiyatla hareket eden Moon, Trump ile Kim arasındaki restleşmenin tehlikeli sonuçlarından kaçınmak için yegâne seçenek olarak barış stratejisine asıldı.

Moon’un manevralarından en önemlisi Kuzey Kore’yi Kış Olimpiyat Oyunları için Güney’e davet eden jestiydi. Amerikalılar buna çok bozuldu.

Öncesinde Kim yeni yıl konuşmasında, “Bütün ABD, nükleer silahlarımızın menzili içinde ve bir nükleer düğme her zaman masamda duruyor” demiş, Trump da 3 Ocak’ta şu tweetle karşılık vermişti:

“Benim nükleer düğmem seninkinden çok daha büyük ve güçlü.”

Bu gerilimi fırsata çeviren Moon, Kış Olimpiyat Oyunları’na Kuzey Kore’yi davet etti. Kim, Güney’e saldırılardan sorumlu tutulan ve yaptırım listesinde bulunan eski askeri istihbaratçı General Kim Yong Chol başkanlığında yedi kişilik heyeti törene gönderdi. Heyette Kim’in kız kardeşi Kim Yo Jong da vardı. Heyet, 25 Şubat’taki törende ABD Başkanı Yardımcısı Mike Pence ve Trump’ın kızı Ivanka’nın hemen arkasında oturtuldu. Moon tören başlarken önce İvanka’nın, ardından Kim Yong Chol’un elini sıktı.

Moon ibrenin yönünü gerilimden müzakereye çeviren temaslarını sürdürdü ve başardı.

Halbuki Trump, Moon’un izlediği politikadan rahatsızdı. Moon’u 3 Eylül’deki tweetinde appeasement (düşmana ödün vererek savaştan kaçınma) taktiği gütmekle suçlayıp artık bunun işe yaramadığını anlamaları gerektiğini savunmuştu. 19 Eylül’de BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında da ABD’yi tehdit ederse Kuzey Kore’yi haritadan sileceklerini söylemişti.

Yine de Moon restleşmeler arasında taraflarla diyalogdan şaşmadı. Pyongyang ile işe yarar tek diyalog kapısı olan Pekin’i de devrede tuttu. Çin’in yapıcı katkısı olmadan bu işlerin ilerlemesi zor. Rusların da bu işte tuza vardır ama niteliğine vakıf değiliz. 27 Nisan öncesindeki diplomasi trafiği perde arkasındaki aktörlere dair de fikir veriyor: 25-28 Mart’ta Pekin’de Kuzey Kore-Çin zirvesi, 10 Nisan’da Moskova’da Kuzey Kore-Rusya Dışişleri Bakanları toplantısı, 17-18 Nisan’da Mar-a-Lago’da Japonya-ABD zirvesi. Bu buluşmaları Koreliler zirvesi izledi.

Trump’ın tweetleriyle Kuzey Kore’yi yerle bir etme tehdidinin Kim’i barışçıl sürece girmeye mecbur bıraktığına dair peşin hükümler var. Beri tarafta, Kim’in 2016’dan bu yana 6 nükleer deneme yapıp füze menzilini Amerika’yı vuracak şekilde uzatarak eşit müzakere koşulları yarattığını düşünenler de var. Güçler arasındaki dengesizlik büyük boyutta olsa da ‘zorun oyunu bozduğu’ önermesi her iki taraf için de geçerli olabilir.

***

Tarihi zirvede imzalanan deklarasyonun tarafları bir barış anlaşmasına götürüp götürmeyeceğini kestirmek boyumuzu aşıyor. Bundan önceki denemeleri başarısız kılan Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması meselesiydi. Kuzey’in şartı bölgedeki donanma gemilerinde nükleer silah bulunduran ABD’nin kara ve deniz unsurlarıyla adayı terk etmesi.

Japon İmparatorluğu’nu atom bombasıyla yenilgiye uğrattıktan sonra bölgeye çöreklenmiş, işgal valisi atamış, eski koloni ordusunda yer almış işbirlikçi Korelilerle düzen kurmaya çalışmış, bağımsız ve birleşik Kore için savaşan güçleri bastırmış, izlediği politikalarla adanın bölünmesinde birinci dereceden rol almış, iki halk arasında düşmanlığı kalıcılaştırmış, İkinci Dünya Savaşı’nda Avrupa’ya atılan bombaların toplamından daha fazla Kuzey’e bomba atmış, sulama tesislerinin yüzde 70’ini imha etmiş, yıllardır da abluka ve ambargolarla ülkeyi nefes alamaz hale getirmiş olan ABD’nin çekilmesi şartı yerinde bir taleptir. Tabii ki ‘liderlerine tapınan sersefil halk’ ve ‘korkunç diktatör’ nitelemelerinden geçilmeyen bültenleri okumaktan Korelilerin niye bu hale geldiğini (diktatör güzellemesi yapma hatasına düşmeden) sormaya da vakit kalmıyor.

Barış gelecekse nükleer silahlarla birlikte ABD’nin nükleer ve konvansiyonel varlığına da son verilmesi gerekiyor. Çünkü Amerikan güçleri varlığını korurken Pyongyang’ın kolayca nükleer programını çöpe atacağını beklemek fazla naiflik olur.

Tarafların bu konuyu nasıl ele aldıklarını ve ne tür adımların atılacağını şimdilik bilmiyoruz. Belki bu mesele Kim ile Trump’ı bekleyen tarihi zirvede ciddiyetle ele alınacak. Ayrıca bu buluşma öncesi konu 9 Mayıs’ta Japonya, Çin ve Güney Kore liderlerinin Tokyo zirvesinde de gündeme gelecek. 10 Mayıs’ta Moon’un ABD’ye uçup Trump’ı bilgilendirmesi bekleniyor.

Bu trafik Trump’ı ciddi bir karar sürecine sokabilir. İkna olması gereken sadece Kim değil. Amerikan silah üreticileri barışı sevmez. Bakalım ‘Önce Amerika’ sloganı o vakit neyi gerektirecek. Trump tweetleriyle savaş vaat ederken borsada tırmanışa geçen ABD’nin en büyük 5 silah üreticisi Kim ile Moon’un el sıkıştığı gün 10.2 milyar kaybetmiş. (Lockheed Martin yüzde 2.5, Northrop Grumman yüzde 3.4, General Dynamics yüzde 3.8, Raytheon yüzde 3.6 ve Boeing yüzde 1 gerilemiş.)

Her halükarda sürecin rotasında çok sert virajlar dursa da müzakerenin silahların önüne geçmesi son derece olumlu.

Bu arada Trump kendi hesabına ‘yaramazları ancak büyük sopa yola getirir’ diye sonuç çıkarıyor olabilir. Düğümlerin ancak böyle çözüleceğine inananlar aynı sertliği İran gibi ülkeler için de istiyor. Bu bir stratejiye dönüşürse çok tehlikeli bir gidişatın önünü açabilir. Sandıkları gibi Koreliler zirvesi büyük sopalının küçük sopalıyı hizaya getirdiğine dair genel geçer bir örnek teşkil etmeyebilir. Her zaman sopaları masadan kaldıran başka sopalar olabilir, irili ya da ufaklı.

Facebook Yorumları

reklam
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
23.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
15.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
13.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
6.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
29.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
21.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
11.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
8.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
6.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
2.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
27.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
18.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
6.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
20.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
10.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
13.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
31.12.2018
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
26.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
25.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
20.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
1.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
7.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
24.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
23.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
7.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
19.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
3.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
6.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
26.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
22.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
16.3.2017
Gürültü hasılatı
10.3.2017
Menbic Düzeni’nden Rakka’ya: Uygunsuz adım marş marş!
9.3.2017
Menbic’te oyunu bozan oyun ve bayrak savaşı
4.3.2017
Bab’tan sonra Menbic tuzağı
2.3.2017
Beyaz ile siyah inci arasındaki Kürt kaderi
28.2.2017
İyi Şii kötü Şii!
26.2.2017
İran-Türkiye gerilimi ekonomiyi vuruyor
24.2.2017
Kürt’ü seven Kürt’ü döven!
22.2.2017
Kürtlere göre Rakka’da Türkiye olmayacak
20.2.2017
El Bab’ı aşmadan Rakka inandırıcı mı?
19.2.2017
Erdoğan’ın vadettiği ordu milli mi hayalet mi?
17.2.2017
Fırat’ın fısıldadıkları
13.2.2017
Golan’ın Çerkesleri: Ateş hattında hayat
12.2.2017
Rakka’yı Suriye’siz kurtarmak!
10.2.2017
Suriye’de ABD’ye Mehmet olmak!
9.2.2017
Türk'ün eliyle Rus ruleti: Cihatçıyla cihatçıyı temizlemek!
3.2.2017
Trump’ın levhasız yolu
2.2.2017
Savaş kendini dayatırsa Kürtler ne yapacak?
29.1.2017
İD’in PYD’den gizli talebi: Kürt İslam devleti
26.1.2017
Şam’dan Kamışlı’ya: Özerklik gerilimi
23.1.2017
Suriyelilerin Suriye’si (1)
21.1.2017
Halep bir Pirus zaferi mi?
14.1.2017
Suriyelilerin Suriye’si
28.12.2016
El Bab ateşi halkı yaktığı gibi hükümeti yakmıyor
26.12.2016
Sıradaki İdlib Emirliği; ibretlik bir miras
25.12.2016
Ankara’nın boynu artık kıldan ince
23.12.2016
Halep’ten sonra Türk’ün senaryosu
21.12.2016
Mahşerin üç atlısı!
20.12.2016
Suikastı Moskova’nın nasıl okuduğu önemli!
19.12.2016
Hezimetten Türk usulü zafer çıkarmak!
11.12.2016
Şeyh Maksud’daki Kürt düğümü
8.12.2016
Türk'ün Türk'le, Türk'ün Rum'la imtihanı
6.12.2016
Halep ateşi niçin Türkiye’yi yakıyor?
1.12.2016
Dua kardeşliğinde son perde
30.11.2016
Salih Müslim’i yakalama kararı Türkiye’ye ne getirir?
26.11.2016
El Bab! Felaket Kapısı!
24.11.2016
Asya’nın NATO’sunda Türk’ün yeri
20.11.2016
Şengal ikinci bir Kandil olur mu?
12.11.2016
Menbic taktiği Rakka için de geçerli
11.11.2016
Trump dünyanın sonu mu?
8.11.2016
Bu kez Rakka’nın gazabı!
6.11.2016
Halep cehenneminde yakıcı kartlar
3.11.2016
'Hacı' Bekir'in ekseni kaybediyor!
28.10.2016
Rojava’yı kemiksiz Esad’a teslim etmek! Öyle mi?
22.10.2016
Musul’dan sonra nasipse Rakka! Amma velakin fakat…
18.10.2016
Musul’a beş kala!
14.10.2016
Musul’u ne yapsak? Musullulara bıraksak! Birlikte kurtarsak! Parçalasak! Dağıtsak!
8.10.2016
Dicle’dir kalkanın adı paşam! Ama bu Musul o Musul değildir!
5.10.2016
Korkunun İdaresi
10.9.2016
Türk müdahalesi Kürt-Arap ittifakını bozar mı?
4.9.2016
TÜRKİYE’NİN KENDİNİ SÜRÜKLEDİĞİ TUZAK
24.8.2016
İran’la balayı ne vaat ediyor?
14.8.2016
Rusya ile ikinci baharın diyeti: Suriye
31.7.2016
İnce ayar Kürt hesabı
3.7.2016
IŞİD Türkiye'nin komşularıyla barışını mı hedef aldı?
15.6.2016
Son nakavt Erdoğan’a
7.6.2016
‘Değerli Yalnız’ın Afrika fethi!
28.5.2016
Rakka’ya doğru yol temizliği
26.4.2016
ROJAVA, AVRUPA’DA ‘DİPLOMATİK’ AĞINI GENİŞLETİYOR
16.4.2016
Türkiye’nin İD’e karşı ilk hamlesi fiyasko
7.4.2016
Bu bir veda değildir!
13.3.2016
KÜRT HESABI!
11.3.2016
ABD Kürtleri terk mi ediyor?
20.2.2016
Türkiye’nin umutsuz Azez savaşı
2.2.2016
Cenevre'nin ahı Rojava'dan çıkıyor!
4.1.2016
'Beyaz IŞİD'in aynasından...
2.1.2016
Düşman kardeşliği!
23.12.2015
Bir kayıp hikayesi: Şii Türkmenler-5
22.12.2015
IŞİD'e karşı Sünni direnişi-4
21.12.2015
Kerbela'dan Samarra, Tıkrit ve Beyci'ye...
20.12.2015
Ali Ekber Tugayı: Şii-Sünni-Hıristiyan ittifakı
19.12.2015
IRAK'IN IŞİD İLE SAVAŞI-1: Kerbela; IŞİD eliyle yeniden...
18.12.2015
Suud şakası: Aşırıların aşırılıkla savaşı
15.12.2015
Bağdat'ın şifreleri
11.12.2015
Suudilerin elinin değdiği hamur
8.12.2015
Bağdat'tan dönen Musul hesabı!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net