Biçare!


23.8.2017 - Bu Yazı 619 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Bir taraftan ABD’yi dengelemek için çaktırmadan Ruslara kapılarını açan Bağdat yönetimi diğer taraftan İran’ın gölgesinde kalmamak için Suudi Arabistan üzerinden Arap Birliği ile bağlarını güçlendirmek istiyor. Iraklı aktörler bu yaklaşımla Şii ve Sünni dünya arasındaki gerilimleri de emebileceklerini düşünüyor.

Son zamanlarda iktidara yakın gazeteler, AkSaray’ın havasına uygun olarak “İran Şii hilali kuruyor”, “İran’ın hedefi Akdeniz’e kadar koridor açmak” ve “İran Mekke’yi vuracak” kabilinden epey senaryo üretti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Körfez’e uzanırken Pers yayılmacılığına dikkat çekmesi de rutine bindi. Körfez’in ağabeyi Suudi Arabistan’ın gönlünü hoş tutmak öncelikliydi tabii. Onun için bir ara Yemen’deki savaşın sözcülüğüne de soyunmuştu, gönüllü olarak, meccanen!

Şimdi “Kürt’ün hesabını dürme” adına İran müttefik oluverdi. 1979’dan bu yana ilk kez bir İran Genelkurmay Başkanı Ankara’da üst düzeyde ağırlandı.

Suriye’de ayağı yere basmayan senaryolarla top çeviremez hale gelince; Irak’ta Kürtler bağımsızlık referandumunda ısrar edince; Suriye tarafında Kürtler artan oranda ABD’ye yaslanınca ve İdlib’e yönelik olası bir harekatta Kaide ilintili onbinlerce savaşçının Türkiye’ye gireceği kaçınılmaz hale gelince iki ülke arasında şöyle bir anlayış hasıl oldu:
Kürtlere ortak cepheye oluşturulmasına karşılık Suriye ordusunun kuzeyi kontrol altına almasına izin verilmesi.

Film şeridini az geri saralım; Suriye ve Irak’ta ‘Sünni’ alternatif yaratmak Ankara ve Riyad yakınlaşmasındaki temel motivasyondu. Fonda İran karşıtlığı vardı. Astana sürecinden beri Ankara mecburen bölgesel sorunların çözümünde Tahran’a yaklaşırken, Türkiye, İran ve Suudi Arabistan’ın nüfuz savaşı verdiği Irak ilginç gelişmelere sahne oluyor. Türkiye’nin Sünni hassasiyete bandırılmış politikalarla kaybettiği Irak’ta Suudi pabucuna yer açılıyor.

***

8 Ağustos’ta İran’ın Irak’taki nüfuzundan rahatsız olan ve ‘Irak’ kimliğini öne çıkaran Şii din adamı Mukteda el Sadr’ın Suudi Arabistan ziyaretinin anlamını yazmıştım. Suudiler, 1990’da Saddam’ın Kuveyt’i işgal etmesi üzerine ilişkileri kestikleri Irak’ın 2003’deki Amerikan müdahalesiyle yeniden kendilerine döneceğini umuyordu. Irak’ın İran ile ABD arasında bir kıskaçta kalması Suudilerin beklentisini boşa çıkarttı. Bu yüzden Suudiler bir yandan yeni Irak’a diplomatik tecrit uygularken diğer yandan bir vekalet savaşı kurgusuyla Sünni isyanını körüklemişti. Suudilerin Irak’ta ne yaptığını en iyi özetleyen (eski) Suudi İstihbarat Şefi Bender bin Sultan’ın IŞİD’le ilgili itirafıydı. Sultan 2014’te dönemin ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’ye “DAİŞ sizin Davet’e (iktidardaki Şii parti) verdiğiniz desteğe bizim (Sünni) yanıtımızdır” diyordu.

İngiliz dış istihbarat servisi MI6’in eski şefi Sir Richard Dearlove da, 2014’te Royal United Services Institute’te Suudi Arabistan ve Katar’ın IŞİD’in palazlanmasındaki rolünü anlatırken Bender bin Sultan’ın kendisine şöyle dediğini aktarıyordu:

“Ortadoğu’da insanların ‘Tanrı Şiilere yardım etsin’ diyeceği zaman yakındır Richard. 1 milyarı aşkın Sünni onlar için yeter de artar.”

Suud’un yanıtı bölgeyi cehenneme çevirirken önlemek istedikleri İran’a da yeni nüfuz ve operasyon kanalları açtı.
Şimdi IŞİD kaçınılmaz çöküşü yaşıyor; haliyle Suud’un hayalleri de çölün tozuna karışıyor. Sadece Irak ve Suriye’de değil Suudilerin (CIA’in yardımıyla) Lübnan’da silahlandırıp eğittiği selefi cihatçılar da Lübnan ordusu ve Hizbullah’ın ortak operasyonuyla dağılıyor.

İşte bu dehşet politikasından sonra şimdi Suudilerin başka bir şeyi denemesi lazım. İçinde barındırdığı desiseleri umursamazsanız ve mideniz kaldırırsa bu yeni yönelime “Şefkat politikası” da diyebilirsiniz.

***

Suudilerin şefkat politikasıyla hedefi, IŞİD’le kazanamadıkları Irak’ı ikili ilişkiler ve yardımlarla kazanmak. Irak’ı kazanmak iki boyutlu bir strateji. Kazanmaktan kasıt hem Irak’ı İran’dan uzaklaştırıp ‘Arap Kalbi’ne döndürmek hem de Sünnilere sahiplenerek hamilik payesini yeniden elde etmek.

Sünniler IŞİD’e teslim edildiklerini ve ortada bırakıldıklarını düşünüyor. Suudiler savaş sonrası yeniden inşa projelerinde kesenin ağzını açarak Sünnileri tekrar kendi nüfuz potasına sokmak istiyor. Basitçe Bağdat’ı tecrit ederek değil Bağdat’ta var olarak Sünnilerin iktidardaki yerlerini sağlamlaştırabileceklerini düşünüyorlar. Irak’ta yeni nüfuz kanallarının açılması 2018’te Sünni cephenin örgütlenmesi açısından önemli.

Stratejinin diğer kritik ayağında İran’ın nüfuz alanını daraltmak var. Çok ilginç bir şekilde Suudiler, Sünni bölgelerde değil de Şiilerin kutsal kenti Necef’te konsolosluk açmak ve Basra’da hastane inşa etmek niyetindeler.

Biraz da yakınlaşmanın içeriğine bakalım. Irak açılımı, Suudi Dışişleri Bakanı Adil el Cübeyr’in şubattaki Bağdat ziyaretinden beri konuşuluyor. Bu ziyareti Irak Başbakanı Haydar el İbadi’nin hazirandaki Riyad ziyareti izledi. İbadi bu şekilde Irak’ın Arap dünyasına dönüş arzusunun en çıplak göstergesiydi.

İranlıların adamı olarak görülen Irak İçişleri Bakanı Kasım el Araci’nin temmuzda, Petrol Bakanı Cabbar el Luaybi’nin geçen hafta Riyad’a yaptığı ziyaretlerle teknik çalışmalar hızlandı. Petrol, enerji endüstrisi, madenler, teknoloji, yatırım, tarım, ticaret ve bankacılık alanlarında yapılacak anlaşmaların altyapısını oluşturmak üzere bir ortak koordinasyon komitesinin kurulması kararlaştırıldı.

İlk etapta 27 yıldır kapalı olan sınır kapıları açılacak. 814 kilometrelik sınırda yedi kapı var. Ağustos başında Arar kapısı hacıların geçişi için kullanıldı. Kuzey Sınırları Bölgesi Valisi Prens Faysal bin Halid bin Sultan sınırda hacıları bizzat karşıladı. Arar, Camima sınır kapısıyla birlikte yakında ticarete açılacak. Uzun vadede hedef tüm kapıları açmak. Sınırda kaçakçılığı önlemek için ortak koordinasyon merkezi kurulacak. Tren bağlantısının kurulması da gündemde. Bu şekilde Irak pazarında İran’a Suudi malları rakip çıkacak!

***

Yeni Veliaht Prens Muhammed bin Sultan’ın pragmatist yaklaşımı bu açılıma ivme kazandırmışa benziyor.

Muhammed bin Sultan iki yıl önce savunma bakanı sıfatıyla Yemen’e savaş açarken bir kahraman olarak babasının koltuğuna en yakın yere oturabileceğini düşünüyordu. Artık Veliaht Prens olduğuna göre Yemen bataklığında ısrar etmesine gerek kalmadı. Geçen hafta Birleşik Arap Emirlikleri’nin Washington Büyükelçisi Yusuf el Uteybe ile ABD’nin eski İsrail Büyükelçisi Martin Indyk arasındaki e-postalar basına sızdırıldı. 20 Nisan’da gerçekleşen yazışmalara göre Indyk, Muhammed bin Salman’ın kendisi ve eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephan Hadley’ye Yemen savaşına son vermek istediğini söylediğini aktardı.
Elbette Yemen savaşını bitirmek Irak’la yeni bir başlangıcı kolaylaştırabilir. Çünkü Yemen’i korkunç bir trajediye sürükleyen savaş, Şii dünyada büyük bir öfke kaynağı.

***

İki ülke arasındaki yakınlaşma ABD’nin tercihleriyle uyumlu. ABD, Irak müdahalesinin ardından İran’a yakın partilerin iktidara gelişini önleyemeyince züğürt tesellisi olarak Şii Fars’a karşı Şii Arap’ı konuşlandırabileceğini düşünüyordu. ‘Direngen’ Şii eksenine karşı ‘edilgen’ Şii bariyeri! Denklem buydu. Bu yüzden Amerikalılar Suudilerin Bağdat’ı tecrit politikasını anlamsız buluyordu. ABD Başkanı Donald Trump da İran’ı durdurmayı Ortadoğu siyasetinin mihengine oturduğuna göre Irak’ı Suudi Arabistan’a yaklaştırmak ve böylece Şiileri Şiilerle dengelemek Amerikalıların pek hoşuna gidecektir. Bunlar Amerikan-Suud ekseninin değerlendirmesi ve beklentisi.

Irak tarafının da mülahazaları olmalı. Bir taraftan ABD’yi dengelemek için çaktırmadan Ruslara kapılarını açan Bağdat yönetimi diğer taraftan İran’ın gölgesinde kalmamak için Suudi Arabistan üzerinden Arap Birliği ile bağlarını güçlendirmek istiyor. Iraklı aktörler bu yaklaşımla Şii ve Sünni dünya arasındaki gerilimleri de emebileceklerini düşünüyor. İbadi, Riyad’a giderken “Her hangi bir eksenin parçası olmak istemiyoruz” demişti. Ancak hayal kurmaya da gerek yok. İran’ın Irak, Suriye ve Lübnan ekseninde kazanan pozisyonda olması; buna karşın Riyad’ın Trump yönetimiyle birlikte İran’ı durdurmak için daha agresif ve çok boyutlu bir strateji izlemesi Irak’ın emebileceğinden çok daha fazla gerilim üretmeye devam edecektir.

Facebook Yorumları

reklam
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
7.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
24.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
23.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
7.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
19.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
3.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
6.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
26.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
22.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
16.3.2017
Gürültü hasılatı
10.3.2017
Menbic Düzeni’nden Rakka’ya: Uygunsuz adım marş marş!
9.3.2017
Menbic’te oyunu bozan oyun ve bayrak savaşı
4.3.2017
Bab’tan sonra Menbic tuzağı
2.3.2017
Beyaz ile siyah inci arasındaki Kürt kaderi
28.2.2017
İyi Şii kötü Şii!
26.2.2017
İran-Türkiye gerilimi ekonomiyi vuruyor
24.2.2017
Kürt’ü seven Kürt’ü döven!
22.2.2017
Kürtlere göre Rakka’da Türkiye olmayacak
20.2.2017
El Bab’ı aşmadan Rakka inandırıcı mı?
19.2.2017
Erdoğan’ın vadettiği ordu milli mi hayalet mi?
17.2.2017
Fırat’ın fısıldadıkları
13.2.2017
Golan’ın Çerkesleri: Ateş hattında hayat
12.2.2017
Rakka’yı Suriye’siz kurtarmak!
10.2.2017
Suriye’de ABD’ye Mehmet olmak!
9.2.2017
Türk'ün eliyle Rus ruleti: Cihatçıyla cihatçıyı temizlemek!
3.2.2017
Trump’ın levhasız yolu
2.2.2017
Savaş kendini dayatırsa Kürtler ne yapacak?
29.1.2017
İD’in PYD’den gizli talebi: Kürt İslam devleti
26.1.2017
Şam’dan Kamışlı’ya: Özerklik gerilimi
23.1.2017
Suriyelilerin Suriye’si (1)
21.1.2017
Halep bir Pirus zaferi mi?
14.1.2017
Suriyelilerin Suriye’si
28.12.2016
El Bab ateşi halkı yaktığı gibi hükümeti yakmıyor
26.12.2016
Sıradaki İdlib Emirliği; ibretlik bir miras
25.12.2016
Ankara’nın boynu artık kıldan ince
23.12.2016
Halep’ten sonra Türk’ün senaryosu
21.12.2016
Mahşerin üç atlısı!
20.12.2016
Suikastı Moskova’nın nasıl okuduğu önemli!
19.12.2016
Hezimetten Türk usulü zafer çıkarmak!
11.12.2016
Şeyh Maksud’daki Kürt düğümü
8.12.2016
Türk'ün Türk'le, Türk'ün Rum'la imtihanı
6.12.2016
Halep ateşi niçin Türkiye’yi yakıyor?
1.12.2016
Dua kardeşliğinde son perde
30.11.2016
Salih Müslim’i yakalama kararı Türkiye’ye ne getirir?
26.11.2016
El Bab! Felaket Kapısı!
24.11.2016
Asya’nın NATO’sunda Türk’ün yeri
20.11.2016
Şengal ikinci bir Kandil olur mu?
12.11.2016
Menbic taktiği Rakka için de geçerli
11.11.2016
Trump dünyanın sonu mu?
8.11.2016
Bu kez Rakka’nın gazabı!
6.11.2016
Halep cehenneminde yakıcı kartlar
3.11.2016
'Hacı' Bekir'in ekseni kaybediyor!
28.10.2016
Rojava’yı kemiksiz Esad’a teslim etmek! Öyle mi?
22.10.2016
Musul’dan sonra nasipse Rakka! Amma velakin fakat…
18.10.2016
Musul’a beş kala!
14.10.2016
Musul’u ne yapsak? Musullulara bıraksak! Birlikte kurtarsak! Parçalasak! Dağıtsak!
8.10.2016
Dicle’dir kalkanın adı paşam! Ama bu Musul o Musul değildir!
5.10.2016
Korkunun İdaresi
10.9.2016
Türk müdahalesi Kürt-Arap ittifakını bozar mı?
4.9.2016
TÜRKİYE’NİN KENDİNİ SÜRÜKLEDİĞİ TUZAK
24.8.2016
İran’la balayı ne vaat ediyor?
14.8.2016
Rusya ile ikinci baharın diyeti: Suriye
31.7.2016
İnce ayar Kürt hesabı
3.7.2016
IŞİD Türkiye'nin komşularıyla barışını mı hedef aldı?
15.6.2016
Son nakavt Erdoğan’a
7.6.2016
‘Değerli Yalnız’ın Afrika fethi!
28.5.2016
Rakka’ya doğru yol temizliği
26.4.2016
ROJAVA, AVRUPA’DA ‘DİPLOMATİK’ AĞINI GENİŞLETİYOR
16.4.2016
Türkiye’nin İD’e karşı ilk hamlesi fiyasko
7.4.2016
Bu bir veda değildir!
13.3.2016
KÜRT HESABI!
11.3.2016
ABD Kürtleri terk mi ediyor?
20.2.2016
Türkiye’nin umutsuz Azez savaşı
2.2.2016
Cenevre'nin ahı Rojava'dan çıkıyor!
4.1.2016
'Beyaz IŞİD'in aynasından...
2.1.2016
Düşman kardeşliği!
23.12.2015
Bir kayıp hikayesi: Şii Türkmenler-5
22.12.2015
IŞİD'e karşı Sünni direnişi-4
21.12.2015
Kerbela'dan Samarra, Tıkrit ve Beyci'ye...
20.12.2015
Ali Ekber Tugayı: Şii-Sünni-Hıristiyan ittifakı
19.12.2015
IRAK'IN IŞİD İLE SAVAŞI-1: Kerbela; IŞİD eliyle yeniden...
18.12.2015
Suud şakası: Aşırıların aşırılıkla savaşı
15.12.2015
Bağdat'ın şifreleri
11.12.2015
Suudilerin elinin değdiği hamur
8.12.2015
Bağdat'tan dönen Musul hesabı!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.