Fırat’ın fısıldadıkları


17.2.2017 - Bu Yazı 856 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 ÖSO’ya yakın kaynaklar diyor ki Suriye ordusu ilerleyip Tadif’i kontrol altına almaz ve Güney Bzaa üzerinden lojistik destek hattını kesmezse Fırat Kalkanı, IŞİD’e karşı ilerleyemez. Peki, Suriye ordusu vekalet savaşının ana kumanda merkezi olan Türkiye’ye bu iyiliği yapar mı?

Bu ortamda insanın aklına mukayyet olabilmesi bile gıpta edilebilecek bir başarı sayılabilir. Tayyip Erdoğan, Körfez turuna çıkarken Suud kralı ve Katar emirinin yarım kalmış rüyalarına yeni fasıl eklemeyi denedi. Dediğine bakılırsa TSK, El Bab’tan sonra Menbic ve Rakka’ya devam edecek. Azez-Cerablus-El Bab hattında 5 bin kilometrekarelik bir alan güvenli bölge olacak. Güvenli bölge olabilmesi için de buralar uçuşa yasak bölge ilan edilecek. Buralara Türkmenler ve Araplar yerleştirilecek. Sonra milli ordu kurulacak. Bir de inşaat işine girilecek…

Oryantal havasında dönen dış politikanın her bir dönemecine dair bir şeyler yazmak durumunda kalmayı kendimize zül sayıyorum. Ne var ki kaçış yok!

Onların rüyası Türk ordusunu Körfez’in finansörlüğündeki kirli savaşın askeri yapmaktı. Sonunda oldu ama Haşmetmaab’ın istediği tam olarak bu değildi. Muhtemelen Körfez’in ağaları, Türk ordusunun sahadaki hedef tanımlamasını Suriye’yi çökertme senaryosundan bir sapma olarak görüyordur. TSK’nin hedefi IŞİD’in elindeki El Bab değil de Şam ve Halep olsaydı kral ve emir hazretlerinin ruhu felaket şenlenirdi. Erdoğan, Suud’un ideolojisi ve petrodolarlarıyla beslenen cihadi selefilerin bir koluna karşı yürütülen savaş için sorunun asıl kaynağından yardım istiyor. Haliyle yanlış yerde dua ediyor.

Erdoğan, Astana’da Rusya ve İran’la çözüm ortağı olduğunda Suriye’nin toprak bütünlüğünden bahsediyordu. ABD Başkanı Donald Trump’la telefon görüşmesi ve CIA Başkanı Mike Pompeo’nun Ankara temaslarının ardından retorik onlarca cihatçı örgütü bölgenin başına bela eden müflis seçeneğe geri döndü. Amaç ne? Bu bir yanıyla Suriye politikasını belirlemeye çalışırken Rakka yolunda YPG’yle ortaklığı bitirmeden Türkiye’yi işin içine katacak formül arayan Trump’ı Kürtlerle işbirliği konusunda ayartma hamlesi. Diğer yanıyla Körfez’deki dostların da gönlünü hoş tutma gayreti. Bunun içerisiyle de ilgisi var: Anayasa referandumu öncesi milliyetçi hamaseti kullanma siyaseti.

Bu taktikler içerde kısmen işe yarayabilir. Ama Amerikalılar Erdoğan’ın sunduğu alternatifin başından beri kifayetsiz olduğunun farkında.

Sahanın gerçekleri kendini dayatınca ve ‘yeni can simidi’ Rus lider Vladimir Putin “Astana’da nerede kalmıştık” deyince elbette militan söyleme bir ‘kuzey ayarı’ gelecektir.

El Bab’a kadar inen Fırat Kalkanı Harekâtı’nın siyasetin yelkenlerini epeyce şişirdiği görülüyor. O yelkenleri suya düşürecek olası sürprizler ve riskler gözardı ediliyor.

Mesela Putin’in Erdoğan’a hatırlatacağı ilk şey Rusya’nın hava savunma sistemini kapatmadığı takdirde bir tek uçağın bile Suriye hava sahasına giremeyeceği ya da yeşil ışık yakmadığı sürece karada bir tankın 1 km bile yol alamayacağı gerçeğidir. Aynı şekilde Suriye ordusu da Rusya ile sağlanan koordinasyon ile mesafeyi koruyor. Oradaki Rus garantisi kalktığında iki ordunun karşı karşıya gelmesi an meselesi.

Yeri gelmişken burada saha ile ilgili çarpıcı bir düğüm noktasına değineyim: TSK ile yedeğine aldığı ÖSO etiketli milis güçleri malum El Bab’ı kuzey, kuzeydoğu ve batıdan kuşatmış durumda. Suriye ordusu ise güneyden çemberi daralttı. Ancak Erdoğan’ın “El Bab düşmek üzere” diye müjde vermesinin üzerinden 48 saat geçmeden IŞİD, intihar saldırılarıyla TSK-ÖSO’yu Gabliye ve Zemzem’in de olduğu bölgelerden geri çekilmeye zorladı. Şimdi ÖSO’ya yakın kaynaklar diyor ki Suriye ordusu ilerleyip Tadif’i kontrol altına almaz ve Güney Bzaa üzerinden lojistik destek hattını kesmezse Fırat Kalkanı, IŞİD’e karşı ilerleyemez. Peki, Suriye ordusu vekalet savaşının ana kumanda merkezi olan Türkiye’ye bu iyiliği yapar mı? Basına yansıdığı kadarıyla son haftalarda Suriye ordusu iki kez Rakka-El Bab ikmal hattını kesti. Demek ki Suriye ordusunun sahadaki pozisyonu Fırat Kalkanı’nı doğrudan etkileyen sonuçlar barındırıyor. “Saha gerçeği” dediğimiz işte böyle bir şey. Bu operasyon Rusya ve Suriye ordusu ile eşgüdüm halinde yapılmadığı takdirde buna benzer tonlarca tuzak harekete geçirilebilir.

Tabii “Rakka yolu tuzaklarla dolu” deyince önümüze ‘muhteşem’ Osmanlı’dan sayfalar saçılıyor. Türkiye’yi yönetenlerin aklı hala Yavuz Sultan Selim’in kodlarıyla çalışıyor. Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü el çabukluğu ile El Bab Tarihi adlı bir kitap yayımlamış. Türkiye’nin neden Suriye’de olması gerektiğini savunanlara muhteşem bir tarihsel arka plan! Tarih araya 100 yıl bindirmiş. 19’uncu yüzyılın kodlarıyla 21’inci yüzyılın savaşı yürütülemez. Dahası saha gerçekliği hamaset kaldırmaz. El Bab nice imparatorluklara ‘Kapı’ oldu, sadece Türklere değil.

Fırat Kalkanı başından beri belli koşullara bağlı. Daha az bela garantisi sunan bu koşullarda bile TSK ağır bir bedeller ödüyor. Bu hesabın üzerine Rakka gibi daha büyük hesaplar eklendiği takdirde her bir dönemeci yeni belalara açılan bir yola girilmiş olacaktır.

Tarihten tevarüs eden başka bir ‘egemen refleksi’, bu coğrafyanın demografik realitesiyle ilgili kendini ele veriyor. “Oraya Türkmenler ve Arapları yerleştirileceğiz” diyor. Egemen bir devletin halkına ve şehirlerine karşı miadı dolmuş bir buyurganlık! Erdoğan aynı buyurgan tavrı, Irak güçleri IŞİD’e karşı operasyonlara başlarken “Musul’a Sünni Araplar ve Sünni Türkmenlerden başkası girmemeli” diyerek sergilemişti.

El Bab’ın kuzeyinde 100’ün üzerinde Kürt köyü var. Yine göz diktikleri Menbic’te hakim nüfus unsurların dışında Çerkesler yaşıyor. Hatta Çerkesler Menbic Askeri Meclisi’nde aktifler. Bu meclis “YPG’nin örtülü operasyonu” diye Fırat Kalkanı’nın hedefinde.

Farklı etnik ve dini grupları içinde barındıran Fırat havzasına Arap ve Türkmen kartıyla yaklaşmak başlı başına problem.

TSK’nin bu bölgeye taşıdığı milis güçleri de ayrıca problem. Sadece yıkıma maruz kalan Kürt köyleri değil Arapların bulunduğu yerlerden de bu milis yapılarla ilgili tepkiler gelmeye başladı. Takıntı haline getirilen güvenli bölgeyi sözde bu örgütler koruyacak! Rusya orada dururken ve Suriye ordusu kuzeye doğru yavaşça ilerlerken tampon bölge kurulması zaten imkânsız. Kurulsa bile bölgeyi toplama bir güçle korumak mümkün değil. TSK çekildiği an oluşturulan güvenlik şemsiyesi çökecektir.

Bu tartışmalara paralel olarak bir de El Bab-Rakka seferini ‘milli ordu’ fantezisi süslüyor. Güvenli bölgelere milli ordu yerleştirilecekmiş. Eğit-Donat’la milli ordu kurulacakmış! CIA’in yürüttüğü Eğit-Donat bizzat sahibi (Amerikan yönetimi) tarafından müflis bir program olarak aşağılandığı halde şimdi bu yolu Trump’a alternatif çözüm olarak sunuyorlar.

Savaş ağaları, fırsatçılar, üçkâğıtçılar ve yolunu şaşırmışların üzerine İslamcı bir şilte atınca milli bir ordunun ortaya çıkacağını zannediyorlar!

Facebook Yorumları

reklam
19.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
7.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
24.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
23.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
7.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
19.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
3.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
6.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
26.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
22.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
16.3.2017
Gürültü hasılatı
10.3.2017
Menbic Düzeni’nden Rakka’ya: Uygunsuz adım marş marş!
9.3.2017
Menbic’te oyunu bozan oyun ve bayrak savaşı
4.3.2017
Bab’tan sonra Menbic tuzağı
2.3.2017
Beyaz ile siyah inci arasındaki Kürt kaderi
28.2.2017
İyi Şii kötü Şii!
26.2.2017
İran-Türkiye gerilimi ekonomiyi vuruyor
24.2.2017
Kürt’ü seven Kürt’ü döven!
22.2.2017
Kürtlere göre Rakka’da Türkiye olmayacak
20.2.2017
El Bab’ı aşmadan Rakka inandırıcı mı?
19.2.2017
Erdoğan’ın vadettiği ordu milli mi hayalet mi?
17.2.2017
Fırat’ın fısıldadıkları
13.2.2017
Golan’ın Çerkesleri: Ateş hattında hayat
12.2.2017
Rakka’yı Suriye’siz kurtarmak!
10.2.2017
Suriye’de ABD’ye Mehmet olmak!
9.2.2017
Türk'ün eliyle Rus ruleti: Cihatçıyla cihatçıyı temizlemek!
3.2.2017
Trump’ın levhasız yolu
2.2.2017
Savaş kendini dayatırsa Kürtler ne yapacak?
29.1.2017
İD’in PYD’den gizli talebi: Kürt İslam devleti
26.1.2017
Şam’dan Kamışlı’ya: Özerklik gerilimi
23.1.2017
Suriyelilerin Suriye’si (1)
21.1.2017
Halep bir Pirus zaferi mi?
14.1.2017
Suriyelilerin Suriye’si
28.12.2016
El Bab ateşi halkı yaktığı gibi hükümeti yakmıyor
26.12.2016
Sıradaki İdlib Emirliği; ibretlik bir miras
25.12.2016
Ankara’nın boynu artık kıldan ince
23.12.2016
Halep’ten sonra Türk’ün senaryosu
21.12.2016
Mahşerin üç atlısı!
20.12.2016
Suikastı Moskova’nın nasıl okuduğu önemli!
19.12.2016
Hezimetten Türk usulü zafer çıkarmak!
11.12.2016
Şeyh Maksud’daki Kürt düğümü
8.12.2016
Türk'ün Türk'le, Türk'ün Rum'la imtihanı
6.12.2016
Halep ateşi niçin Türkiye’yi yakıyor?
1.12.2016
Dua kardeşliğinde son perde
30.11.2016
Salih Müslim’i yakalama kararı Türkiye’ye ne getirir?
26.11.2016
El Bab! Felaket Kapısı!
24.11.2016
Asya’nın NATO’sunda Türk’ün yeri
20.11.2016
Şengal ikinci bir Kandil olur mu?
12.11.2016
Menbic taktiği Rakka için de geçerli
11.11.2016
Trump dünyanın sonu mu?
8.11.2016
Bu kez Rakka’nın gazabı!
6.11.2016
Halep cehenneminde yakıcı kartlar
3.11.2016
'Hacı' Bekir'in ekseni kaybediyor!
28.10.2016
Rojava’yı kemiksiz Esad’a teslim etmek! Öyle mi?
22.10.2016
Musul’dan sonra nasipse Rakka! Amma velakin fakat…
18.10.2016
Musul’a beş kala!
14.10.2016
Musul’u ne yapsak? Musullulara bıraksak! Birlikte kurtarsak! Parçalasak! Dağıtsak!
8.10.2016
Dicle’dir kalkanın adı paşam! Ama bu Musul o Musul değildir!
5.10.2016
Korkunun İdaresi
10.9.2016
Türk müdahalesi Kürt-Arap ittifakını bozar mı?
4.9.2016
TÜRKİYE’NİN KENDİNİ SÜRÜKLEDİĞİ TUZAK
24.8.2016
İran’la balayı ne vaat ediyor?
14.8.2016
Rusya ile ikinci baharın diyeti: Suriye
31.7.2016
İnce ayar Kürt hesabı
3.7.2016
IŞİD Türkiye'nin komşularıyla barışını mı hedef aldı?
15.6.2016
Son nakavt Erdoğan’a
7.6.2016
‘Değerli Yalnız’ın Afrika fethi!
28.5.2016
Rakka’ya doğru yol temizliği
26.4.2016
ROJAVA, AVRUPA’DA ‘DİPLOMATİK’ AĞINI GENİŞLETİYOR
16.4.2016
Türkiye’nin İD’e karşı ilk hamlesi fiyasko
7.4.2016
Bu bir veda değildir!
13.3.2016
KÜRT HESABI!
11.3.2016
ABD Kürtleri terk mi ediyor?
20.2.2016
Türkiye’nin umutsuz Azez savaşı
2.2.2016
Cenevre'nin ahı Rojava'dan çıkıyor!
4.1.2016
'Beyaz IŞİD'in aynasından...
2.1.2016
Düşman kardeşliği!
23.12.2015
Bir kayıp hikayesi: Şii Türkmenler-5
22.12.2015
IŞİD'e karşı Sünni direnişi-4
21.12.2015
Kerbela'dan Samarra, Tıkrit ve Beyci'ye...
20.12.2015
Ali Ekber Tugayı: Şii-Sünni-Hıristiyan ittifakı
19.12.2015
IRAK'IN IŞİD İLE SAVAŞI-1: Kerbela; IŞİD eliyle yeniden...
18.12.2015
Suud şakası: Aşırıların aşırılıkla savaşı
15.12.2015
Bağdat'ın şifreleri
11.12.2015
Suudilerin elinin değdiği hamur
8.12.2015
Bağdat'tan dönen Musul hesabı!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.