İnce ayar Kürt hesabı


31.7.2016 - Bu Yazı 1203 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye’de gerek PKK gerek Halkların Demokratik Partisi (HDP) son birkaç yıldır barış sürecinin önündeki tehlike olarak emniyet ve ordu içerisindeki Gülen Cemaati üyelerine işaret ediyordu. 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından “Hükümet, Gülencileri temizlerken Kürtlerle tekrar barış masasına dönülebilir mi?” sorusu önem kazandı.

Kırılma olacağına dair bazı sinyaller verildi:

  • Darbecilikten içeri alınan kilit isimlerin PKK’ye karşı operasyonları yürüten generaller olduğu tespiti ısrarla tekrarlanıyor.
  • Dokunulmazlığı kaldırılan milletvekillerinin ifadelerinin alınması ertelendi. Bu dosyalar özellikle HDP’yi hedef alıyordu.
  • Enerji Bakanı Berat Albayrak 2011’de 34 köylünün katledildiği Roboski dosyasının yeniden inceleneceğini açıkladı. Darbe soruşturması kapsamında eski Uludere (Roboski) Komutanı Hüseyin Erten gözaltına alındı.
  • Gayri resmi kanallardan 2013’ün koşullarına dönülürse müzakerelere dönülebileceği mesajı verildi. İmralı’da mahpus PKK lideri Abdullah Öcalan, 2013’teki Nevruz mesajında örgüte sınır dışına çekilme çağrısı yapmış ve devletle müzakereler başlamıştı.

Bu sinyaller, barışın yolunu açma çabası olduğu kadar kritik dönemi atlatma taktiği de olabilir.

Oyun bozucu faktörler

Hükümet Rusya ile barışırken “Rus jetini Gülenci pilot düşürdü” dediği gibi Kürtler arasında derin travmalara yol açan yıkım ve infazların faturasını da cemaatçi komutanlara kesme uyanıklığıyla Kürt mahallesine dönmeyi arzuluyor. Ancak bu, hükümetin barış masasını kurmak istediği anlamına gelmiyor. Hükümet ‘Kürtler için açılım da yaparım, PKK’yle de savaşırım’ döngüsü içinde. Daha önemlisi hükümet kısır döngüyü görse de iç ve dış faktörler 2013’teki ümitvar noktaya dönmeyi zorlaştırıyor.

Nedir bu faktörler?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, darbecilere karşı milli birlik görüntüsü için meclisteki dört partiden üçünü saraya davet ederken HDP’yi dışladı. HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş bunu ‘çiğlik ve akılsızlık’ olarak niteledi: “Bu, darbe girişiminin sonuçlarını yeterince idrak edemediklerinin göstergesidir. Demokrasinin anahtarı HDP’dir. Darbeyi tetikleyen de, Kürt sorununu orduya havale etmiş anlayıştır. Şimdi bir kez daha HDP yokmuş gibi davranarak bir ‘Türk milli cephesi etrafında sorunları çözeceğiz’ derlerse kendileri bilir, ama bu yaklaşım çok yanlış ve eksik”.

İkinci davette Demirtaş’ın da çağrılacağına dair kulisler olsa da Erdoğan’ın milliyetçi ambiyansa ihtiyacı sürüyor. Erdoğan ile parti içi muhalefetin Gülencilerin yönlendirmesiyle kendisine darbe yapacağını savunan MHP lideri Devlet Bahçeli arasında eylem ve söylem birlikteliği pekişiyor. PKK ile yeni bir barış girişimi bu birlikteliği bozabilir. Erdoğan’ın yakın ve uzun vadeli hesapları için bu milli birlik görüntüsü değerli.

Erdoğan, Gülenci temizliğini tamamlayıp kendinden iyece emin olduktan sonra normal gündemine dönecektir. O gündem de başkanlık sistemi. Milliyetçi ve muhafazakâr kesimlerde oluşan kenetlenme Erdoğan’a, anayasayı değiştirme şansını veriyor. HDP pozisyonundan vazgeçip başkanlık sistemine destek verirse durum değişebilir ama bu saatten sonra böyle bir şey siyaseten intihar olur.

PKK artık Türkiye’nin iç dinamikleriyle sınırlı bir mesele değil. Hükümet için Rojava’daki özerk yapının yıkılması öncelikli hedef. Darbe girişimi sonrası demeçlerin hiçbiri Demokratik Birlik Partisi (PYD) ve Halk Koruma Birlikleri’ne (YPG) yönelik düşmanca siyasetin yumuşadığına işaret etmiyor. Hükümet “PKK ve YPG, DAİŞ’ten daha tehlikeli” söylemiyle kendini o kadar çok bağladı ki farklı bir tutum AKP’nin oturduğu zemini yıkabilir.

“Darbenin arkasında ABD var” suçlamasıyla Washington’la gerilim tırmandırıldı. Obama yönetiminin Fethullah Gülen’in iadesi konusunda beklenen siyasi iradeyi göstermemesi ilişkilerde yeni bozucu etken. Bu gerilimli süreçte ABD’nin YPG ile ortaklığı sürüyor. ABD’ye duyulan öfke, Amerikan-Kürt ortaklığına yönelik güvensizliği daha da pekiştirdi.

Ankara-Washington gerilimine paralel olarak Türkiye, Atlantik ekseninden Avrasyacı eksene yani Rusya’ya kayıyor. Rusya ile yeni bir başlangıcın koşulu Suriye siyasetinin değişmesi. Bunu Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov çarpıcı bir şekilde dile getirdi: “(İş birliğinin gelişmesi) Suriye sorununun çözümünde ne kadar iş birliği yapacağımıza bağlı… Türkiye topraklarının teröristlerin finansmanında ve silahlı adamların sevkinde kullanıldığını gösteren çok sayıda delil sunduk. Şimdi ilişkileri yeniden başlattık ve bu gerçeğin gözardı edilmesi zor olacak ve Türk ortaklarımız bunlara yanıt vermek durumunda, sadece yanıt değil adım atmak durumunda”.

Gülen Cemaati’nin ‘Şii fobik’ karakteri dikkate alındığında yeni siyasal ortam benzer bir yakınlaşmayı İran ile de mümkün kılabilir.

Moskova, Tahran ve Ankara ortaklığı işlevsellik kazandığında bunun Suriye’ye yansıması Kürtlerin aleyhine olabilir. Ankara, Suriye siyasetinin değişmesine karşılık şunu isteyebilir: “Rojava, Suriye’nin toprak bütünlüğü içerisinde merkezin kontrolü altına sokulsun.”

Böyle bir senaryonun devreye girmesi Kürtlerle barış perspektiflerini yok edebilir.

HDP çok umutlu değil

HDP cephesi de 15 Temmuz sonrası olası değişiklikleri merakla bekliyor. Hükümetin zor dönemde çatışmacı siyaseti sürdürmeyeceğine dair bir beklenti oluşsa da kimse 2013’e dönüleceğini ummuyor. Ancak hükümetin Sur, Cizre ve Nusaybin’deki yıkım siyasetinden istediği sonucu elde edemediği, bu yüzden Kürt seçmenini kazanmaya yönelik arayışlara girebileceği, bunu yaparken de operasyonları şehirlerden kırsala taşıyabileceği yönünde öngörüler var.

Al-Monitor’a konuşan HDP Milletvekili Nazmi Gür darbeye karşı Kürtleri dışlamanın sorunları çözmeyeceğini belirterek “HDP’nin dışlanması ayrımcılıktır. HDP darbeye karşı çıkışını CHP’den de önce yaptı; meclis araştırması önerdi; olağanüstü hal yerine meclisin çalıştırılmasını istedi. Buna rağmen ulusal birlik görüntüsü altında HDP’yi dışlamak darbeye karşı mücadelede ciddi gedik açar” dedi.

Gür, yeni bir diyalog ihtimaline dair şunları söyledi: “Hükümet 24 Temmuz 2015’ten bu yana savaştan yana; darbe girişiminden sonra da tutumunu değiştirmedi. Defalarca çatışmanın darbe mekanizmasını devreye sokacağını söyledik. Tek parti siyaseti, Türkiye’yi tehlikeye attı. Darbecilerle mücadele ancak demokrasi ve insan haklarını güçlendirmekle olur. Şimdi iktidar bütün suçları cemaate yıkarak sorumluluktan kurtulamaz… Dokunulmazlığı kaldırılanlarla ilgili de bir sessizlik var. Savcılar darbecilerle meşgul. Dosyalara bakan bazı savcılar atıldı. Ortalık durulunca yeniden önümüze getirilir.”

HDP Milletvekili Altan Tan ise Al-Monitor’a hükümete yakın isimlerin HDP’den 2013’teki koşullara dönülmesi halinde yeni bir sürecin başlayabileceğine dair Kandil’e mesaj iletilmesini istediğini söyledi. Tan’a göre çatışmasızlık sadece hükümet değil PKK’nin de alacağı karara bağlı: “Hükümet zahiren kaldığımız yerden devam edelim diyemez. Bazı şeyleri zamana bırakacaktır. PKK, Kandil ve Rojava’da otururken bunu yapan, Ankara’da oturamaz. Milliyetçi dalgadan dolayı oturamaz. Hükümet Rusya, İran ve Baas (Suriye) ile anlaşarak rejimin tekrar Rojava’ya hakim olması seçeneğine oynuyor. Aradığı ittifak bu. Burada PKK’nin ne yapacağı da önemli. PKK, ‘Devlet müzakerelere başlasın, ben de mevzileri terk etmeden konuşayım’ diyor. Ama hükümetten gelen sinyal ‘PKK silahları bırakıp sınır dışına çıkmadıkça konseptin değişmeyeceği’ yönünde. PKK bunu kabul edecek mi? PKK artık tek başına değil. İçinde farklı eğilimler var. Rusya’ya yakın duranlar var, PYD üzerinden ABD ile iş tutanlar var. Üzerinde etkili olan kanatların politikaları PKK’nin tavrını belirleyecek.”

Tan, Erdoğan’ın HDP’ye el uzatması ihtimalini de dışladı: “HDP ile yeni bir diyalog süreci beklemiyorum. PKK ile savaş devam ederken siyaseten diyaloga girmezler.”

Tan savcılıktaki fezlekelerle ilgili de “Hükümet bu kadar hır gür içinde dosyalar için acele etmeyecek. Ama çatışmalar yeniden tırmanırsa dosyalar öne alınır” dedi. Tan, askeri operasyonlara hız verilmesi ihtimali için de şunu söyledi: “Kendi mahallelerinde temizliğe devam ederken Kürt dosyasını biraz öteleyeceklerdir.”

Ayrıca olağanüstü halle birlikte daha fazla tecrit edilen Öcalan’la temas kurulmaması Kürtlerin kuşkularını artırıyor.

Özetle, hükümet mesaisinin büyük bir bölümünü Gülenci avına ayırmış durumda. Güvenlik güçlerindeki tasfiyeler de zafiyete yol açtı. Hükümet emniyet, ordu ve istihbarattan emin değil. Kendini güvende hissetmiyor ve halkın meydanlardan çekilmesini istemiyor. Bu durum atlatılıncaya kadar Kürtlerle gerilimin düşük seviyede tutulması işine geliyor. Ama barış umudunu da vermiyor. (Al Monitor)

Facebook Yorumları

reklam
19.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
7.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
24.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
23.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
7.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
19.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
3.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
6.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
26.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
22.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
16.3.2017
Gürültü hasılatı
10.3.2017
Menbic Düzeni’nden Rakka’ya: Uygunsuz adım marş marş!
9.3.2017
Menbic’te oyunu bozan oyun ve bayrak savaşı
4.3.2017
Bab’tan sonra Menbic tuzağı
2.3.2017
Beyaz ile siyah inci arasındaki Kürt kaderi
28.2.2017
İyi Şii kötü Şii!
26.2.2017
İran-Türkiye gerilimi ekonomiyi vuruyor
24.2.2017
Kürt’ü seven Kürt’ü döven!
22.2.2017
Kürtlere göre Rakka’da Türkiye olmayacak
20.2.2017
El Bab’ı aşmadan Rakka inandırıcı mı?
19.2.2017
Erdoğan’ın vadettiği ordu milli mi hayalet mi?
17.2.2017
Fırat’ın fısıldadıkları
13.2.2017
Golan’ın Çerkesleri: Ateş hattında hayat
12.2.2017
Rakka’yı Suriye’siz kurtarmak!
10.2.2017
Suriye’de ABD’ye Mehmet olmak!
9.2.2017
Türk'ün eliyle Rus ruleti: Cihatçıyla cihatçıyı temizlemek!
3.2.2017
Trump’ın levhasız yolu
2.2.2017
Savaş kendini dayatırsa Kürtler ne yapacak?
29.1.2017
İD’in PYD’den gizli talebi: Kürt İslam devleti
26.1.2017
Şam’dan Kamışlı’ya: Özerklik gerilimi
23.1.2017
Suriyelilerin Suriye’si (1)
21.1.2017
Halep bir Pirus zaferi mi?
14.1.2017
Suriyelilerin Suriye’si
28.12.2016
El Bab ateşi halkı yaktığı gibi hükümeti yakmıyor
26.12.2016
Sıradaki İdlib Emirliği; ibretlik bir miras
25.12.2016
Ankara’nın boynu artık kıldan ince
23.12.2016
Halep’ten sonra Türk’ün senaryosu
21.12.2016
Mahşerin üç atlısı!
20.12.2016
Suikastı Moskova’nın nasıl okuduğu önemli!
19.12.2016
Hezimetten Türk usulü zafer çıkarmak!
11.12.2016
Şeyh Maksud’daki Kürt düğümü
8.12.2016
Türk'ün Türk'le, Türk'ün Rum'la imtihanı
6.12.2016
Halep ateşi niçin Türkiye’yi yakıyor?
1.12.2016
Dua kardeşliğinde son perde
30.11.2016
Salih Müslim’i yakalama kararı Türkiye’ye ne getirir?
26.11.2016
El Bab! Felaket Kapısı!
24.11.2016
Asya’nın NATO’sunda Türk’ün yeri
20.11.2016
Şengal ikinci bir Kandil olur mu?
12.11.2016
Menbic taktiği Rakka için de geçerli
11.11.2016
Trump dünyanın sonu mu?
8.11.2016
Bu kez Rakka’nın gazabı!
6.11.2016
Halep cehenneminde yakıcı kartlar
3.11.2016
'Hacı' Bekir'in ekseni kaybediyor!
28.10.2016
Rojava’yı kemiksiz Esad’a teslim etmek! Öyle mi?
22.10.2016
Musul’dan sonra nasipse Rakka! Amma velakin fakat…
18.10.2016
Musul’a beş kala!
14.10.2016
Musul’u ne yapsak? Musullulara bıraksak! Birlikte kurtarsak! Parçalasak! Dağıtsak!
8.10.2016
Dicle’dir kalkanın adı paşam! Ama bu Musul o Musul değildir!
5.10.2016
Korkunun İdaresi
10.9.2016
Türk müdahalesi Kürt-Arap ittifakını bozar mı?
4.9.2016
TÜRKİYE’NİN KENDİNİ SÜRÜKLEDİĞİ TUZAK
24.8.2016
İran’la balayı ne vaat ediyor?
14.8.2016
Rusya ile ikinci baharın diyeti: Suriye
31.7.2016
İnce ayar Kürt hesabı
3.7.2016
IŞİD Türkiye'nin komşularıyla barışını mı hedef aldı?
15.6.2016
Son nakavt Erdoğan’a
7.6.2016
‘Değerli Yalnız’ın Afrika fethi!
28.5.2016
Rakka’ya doğru yol temizliği
26.4.2016
ROJAVA, AVRUPA’DA ‘DİPLOMATİK’ AĞINI GENİŞLETİYOR
16.4.2016
Türkiye’nin İD’e karşı ilk hamlesi fiyasko
7.4.2016
Bu bir veda değildir!
13.3.2016
KÜRT HESABI!
11.3.2016
ABD Kürtleri terk mi ediyor?
20.2.2016
Türkiye’nin umutsuz Azez savaşı
2.2.2016
Cenevre'nin ahı Rojava'dan çıkıyor!
4.1.2016
'Beyaz IŞİD'in aynasından...
2.1.2016
Düşman kardeşliği!
23.12.2015
Bir kayıp hikayesi: Şii Türkmenler-5
22.12.2015
IŞİD'e karşı Sünni direnişi-4
21.12.2015
Kerbela'dan Samarra, Tıkrit ve Beyci'ye...
20.12.2015
Ali Ekber Tugayı: Şii-Sünni-Hıristiyan ittifakı
19.12.2015
IRAK'IN IŞİD İLE SAVAŞI-1: Kerbela; IŞİD eliyle yeniden...
18.12.2015
Suud şakası: Aşırıların aşırılıkla savaşı
15.12.2015
Bağdat'ın şifreleri
11.12.2015
Suudilerin elinin değdiği hamur
8.12.2015
Bağdat'tan dönen Musul hesabı!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.