Enver SEZGİN

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Yüz yıllık suskunluğun sonu


05.11.2013 - Bu Yazı 2282 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 GarabetDiyarbakırlı Ermeni’dir. Bir gün çevre köylerden kötü haberler duyarlar. İnsanları kafile hâlinde belirsiz bir yere götürüyorlardı. Sıra buraya ne zaman gelecekti?

Çaresizdiler.

Bile bile ölümü bekliyorlardı. Askerler her an çıkıp gelecek ve onları götürecekti.

Derken imdatlarına köyün imamı yetişir. Pek çok Ermeni gibi Garabet ve ailesini de günlerce evinde gizler. Sonra uygun bir anda nehrin kenarına götürüp salcıya onları karşı yakaya götürmelerini söyler.

Salcı imamın isteğini yerine getirir. Kurtulmuşlardır.

İmam “insanlık vazifesini” yerine getirmiştir.

Kılıç artığı” Garabet daha sonra “Müslümanlaştırılan!” Ermenilerden biri olur.

Aradan yıllar geçer Garabet’in oğlu Mehmet, Diyarbakır’da bir lisede okul müdürü olur. Babasına yapılan iyiliğin karşılığını yerine getirmek ister. Ancak nasıl?

Karar verir; imamın tüm yakınlarına diploma verecektir. Aslında yaptığı şey “uygunsuzdur”. Olsun, zaten imamın yaptığı da “uygunsuz” bir davranıştı. “Borç ödenmişti.

Mehmet ailenin tek erkek evladıdır. Uzun yıllar Diyarbakır’da öğretmenlik mesleğini sürdürür. Herhangi bir dinî inancı yoktur. Evlenir ve iki çocuğu dünyaya gelir. Kız çocuğuna Meryem adını verir.

Meryem’in çocukluğuna dair hatırladığı pek çok şey pek iç açıcı değildir.

Mahalle arkadaşları ona ve abisine kötü davranırlar. Sokak aralarındaki çocuk oyunlarında yerleri yoktur.

Büyüklerin davranışı da çok farklı değildir.

Bir gün dedesiyle birlikte çarşıya çok sevdiği “nohut tozu” almaya giderler. Bir adam gelip başını okşayıp onu sever.

Daha sonra “Ben bir abdest tazeleyeyim, ne de olsa ‘haram kemiktir’” sözü çıkar ağzından.

Dede bu laflara çok içerlemiştir.

Şunları söyler: “Demek ki bunlar bizi hâlâ olduğumuz gibi kabul etmiyorlar.

Dışarıda başka, evde ise başka bir hayat yaşıyorduk” diyor Meryem.

Çoğu zaman Müslüman gibi yaşamak zorunda kalıyorduk.

Devam ediyor: “Evde Ermeni olmayan bir komşumuz geldiğinde hemen susar, Kürtçe konuşmaya başlardık.

Meryem henüz küçük bir çocuktu ve olup bitenlerin pek farkına değildi. Ancak ailenin bir haksızlığa uğradığını da sezebiliyordu.

Bir gün anneannesinin şunları söylediğini hatırlıyor: “Dünyada bütün insanların göz rengi ayrı olabilir; ancak gözyaşı aynıdır. Bunlar bizden ne istiyor?

Baba Mehmet çocuklarının rahat etmeleri için öğretmenlik mesleğinden ayrılır ve İstanbul’a taşınır.

Kızı Meryem’i, Ermeni okuluna kaydettirmek ister. Okul Müdürü çocuğu okula kabul etmez. Baba nedenini sorar. “Çocuğunuz Ermeni değil, Siz Kürt’sünüz.” Baba bu duruma çok sinirlenir. Diyarbakır’da Ermeni, burada Kürt olmuşlardı.

Meryem’in çocukluğu çok gerilerde kaldı.

Ancak hâlâ o eski acı dolu günleri unutmuş değildir.

Buna rağmen aklı ve yüreği doğduğu topraklardadır.

Ben Diyarbakırlı Bir Ermeni’yim. Bu nedenle oradan, eski bir Ermeni köyünden toprak aldım. Doğduğum yerde toprağım olsun istedim.

Geçen hafta sonunda Boğaziçi Üniversitesi’nde “Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler Konferansı” yapıldı. Hrant Dink Vakfı’nın öncülüğünde düzenlenen bu etkinliğine ilgi büyüktü.

Gerek konferansa gösterilen ilgi ve gerekse de burada yapılan konuşmalar bize yüz yıllık suskunluğun sonuna geldiğimizi göstermektedir.

Kılıç artığı” dedelerin torunları görünür hâle geliyorlar.

İnsanlar geçmişleriyle buluşuyorlar.


Rakel Dink
’in açılış konuşmasında belirttiği gibi, “Bu mızrak artık çuvala sığmıyor”.


enversezgin54@gmail.com

Facebook Yorumları

reklam
1.6.2016
Ekrem Sezgin
11.5.2016
Eylül yalnızlığı (7)
13.4.2016
Bu savaşı durdurun
2.3.2016
Operasyon ve hendek
16.2.2016
Yeni Anayasa Platformu
9.2.2016
Amedspor
26.1.2016
Bu savaş sona ersin
13.1.2016
Yeni bir başlangıç
30.12.2015
Geç olmadan
23.12.2015
Yıkım ve göç
8.12.2015
Hendek ya da siyaset
25.11.2015
Bir tren yolculuğu
17.11.2015
Kurtalan garı (2)
10.11.2015
Silah ve siyaset
3.11.2015
Kaybeden muhalefet
27.10.2015
Kurtalan garı
21.10.2015
Şiddete karşı siyaset (3)
15.9.2015
Şiddete karşı siyaset (2)
1.9.2015
Şiddete karşı siyaset
19.8.2015
Süreç neden çöktü
4.8.2015
Çatışmanın ortasında cenaze töreni
31.7.2015
Şerif Bayram
14.7.2015
Midyat’ta Süryani olmak (2)
7.7.2015
HDP ve yeni Meclis
23.6.2015
Demirel’i nasıl bilirdik
17.6.2015
Fırat’ın ötesi (2)
9.6.2015
Fırat’ın ötesi
27.5.2015
Ezidiler Meclis’e
19.5.2015
Babam ve Kenan Evren
12.5.2015
Batman ve yaklaşan seçimler
5.5.2015
Sason’un son Ermenileri
14.4.2015
Barış sürecini büyütmek
7.4.2015
Eylül yalnızlığı (6)
31.03.2015
Nurettin Yılmaz
24.03.2015
Yeni bir süreç
10.03.2015
Barışa bir adım daha
17.02.2015
Çingene olmak
10.02.2015
HDP barajı aşarsa
27.01.2015
Cizre’den sonra
20.01.2015
Hapishaneler öldürüyor
13.01.2015
Viranşehir katliamı
30.12.2014
Roboski için adalet
23.12.2014
Süreçte yeni dönem
09.12.2014
Çözüm süreci ve güvenlik
25.11.2014
Çözüm ve üslup
18.11.2014
Partiya Azadiya Kurdistanê
11.11.2014
Çözüm ya da çatışma
28.10.2014
Kamplardan notlar
21.10.2014
İmralı
14.10.2014
Diyalog ve sağduyu
07.10.2014
Kobani ve Suruç
23.09.2014
Kürtçe eğitim
16.09.2014
Önce inanacaksınız
09.09.2014
Eylül yalnızlığı (5)
02.09.2014
Selahattin Demirtaş’a vurmak
26.08.2014
Hangi aşamadayız
19.08.2014
Ezidilere dostluk eli
12.08.2014
Selahattin Demirtaş
29.07.2014
Devletleşen Kürdistan
22.07.2014
Ekmel Bey ve anadil
08.07.2014
Yasal zemin
02.07.2014
Çoban Orhan
24.06.2014
Hepsi bu değil
17.06.2014
Umuda dair
10.06.2014
Geç olmadan
03.06.2014
Diyarbakır’dan bakmak (2)
27.05.2014
Sınırda cinayet
20.05.2014
Diyarbakır’dan bakmak
06.05.2014
Tanıklığımdır
29.04.2014
Cezaevinden mektup var
22.04.2014
Çatı partisi
08.04.2014
Yerel seçim sonuçları ve Kürtler
02.04.2014
Seçim sonuçları, Kürtler ve BDP
25.03.2014
Eylül yalnızlığı (4)
21.03.2014
Newroz
11.03.2014
Hasta mahpuslar (2)
04.03.2014
Urla’da ne oldu
25.02.2014
Eylül yalnızlığı (3)
18.02.2014
Suçsuz yere mahkûmiyet
04.02.2014
Cezaevi gerçeği
28.01.2014
Eylül yalnızlığı (2)
21.01.2014
Çocuk mahpuslar
14.01.2014
Adaletin peşinde
07.01.2014
Yüksekova’da ne oldu
31.12.2013
Eylül yalnızlığı
17.12.2013
Midyat’ta Süryani olmak
10.12.2013
Çözüm süreci ve yerel seçimler
03.12.2013
İsmail Ağaya nerede
26.11.2013
Şivan Perwer
19.11.2013
Kaybedilen yıllar
12.11.2013
Savaş sürsün istediler
05.11.2013
Yüz yıllık suskunluğun sonu
29.10.2013
Hasta mahpuslar
22.10.2013
Duvarlar neyi çözer
15.10.2013
Şaredariya Misirce
08.10.2013
Aile boyu mahkûmiyet
01.10.2013
Olumlu ama eksik
24.09.2013
Ozan Toprak ölmesin
10.09.2013
Kırk dokuz yıl sonra çalan zil
03.09.2013
Devletin dili
28.08.2013
Sanma ki kanamıyor: Faili meçhul cinayetler
20.08.2013
Kürdistan adı
13.08.2013
Sason’da Ermeni olmak
06.08.2013
Kürtlerle beraber
30.07.2013
Suriye üzerinden çözüm sürecini vurmak
23.07.2013
Ünal Şengül çözüm süreci hakkında ne düşünüyor
16.07.2013
Dönüş yolundaki Ezidiler
09.07.2013
Güven ve güvenlik
02.07.2013
Zorlukları aşmak
25.06.2013
Batman izlenimleri (3): Barış Kürt anne için çocuğunun eve dönmesidir
18.06.2013
Batman izlenimleri (2)
11.06.2013
Batman izlenimleri (1)
04.06.2013
Çoğunlukçu demokrasinin çıkmazı
28.05.2013
Cumhurbaşkanı partili olursa...
26.05.2013
Eşit olmaya hazır mıyız
16.05.2013
İki çekilme arasındaki fark
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive