Dr.Sivilay GENÇ

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Beta Yasa


28.06.2012 - Bu Yazı 2450 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Soru: Sevgili Sivilay Abla, Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılmasını destekliyorum. Ancak yaralı Ergenekon’un serbest kalması ihtimalinden de korkuyorum. Benim gibi bu ikilemde olan insanları rahatlatmak adına hükümete ne gibi önerileriniz olur? Saygılarımı sunarım. (Levent Güzel)


Cevap:
 Sevgili Levent, AK Parti’nin kanun yapışı benim gibi yaşlıların ilaçla ilişkisine benziyor. Kalp ritim bozukluğu için aldığın ilaç tansiyonunu yükseltiyor. Tansiyon ilacı kalbin büyümesine neden oluyor. Kalp büyümesini düzeltirken kaşıntı artıyor. Kaşıntı ilacı kabızlık yapıyor. Sonra bir kasa kuru kayısı yesen de deva olmuyor. Taş atan çocuklar için bir düzenleme yapılıyor. Sonra bu yasadan Ogün Samast’ın serbest kalacağı ihtimali ortaya çıkıyor. Sonra değişiklik yapılıyor. Bir yasa yapılıyor, Hizbullahçılar serbest kalıyor. Sonra başka bir yasa değişikliğiyle durum düzeltiliyor. Futbolda şikeden zina yasasına toz duman bir durum.

Şimdi tarihî bir öneride bulunuyorum. Tüm yasa değişikliklerini durduralım ve dünya hukuk sistemine de örnek olacak bir uygulama geliştirelim: Beta Yasa.


“Beta”
 kavramı bilgisayar programlarında sıklıkla kullanılır. Bir bilgisayar programı, programcılar tarafından tasarlanırken sistemdeki açıklar fark edilmeyebilir. Bu nedenle önce programın betasürümü piyasaya verilir. İnsanlar bu programı biraz kullanır. Açıkları rapor eder. Programcılar da kullanıcıların görüşlerine göre programa son hâlini verirler.

TBMM’nin bundan böyle çıkaracağı tüm yasalar önce beta olarak yasalaşsın. Beta sürecinde yaşanan her değişiklik geri dönülebilir olsun. Üç ay beta olarak kalan yasa daha sonra yeniden Meclis genel kuruluna gitsin ve son hâlini alsın. Nasıl fikir ama!


İkinci tercihler


Soru:
 Sevgili Sivilay Abla, İstanbul’da Boğaz hattında evi olanların yaz gelince başlayan çilesi eğlence yerlerinden yükselen gürültüdür. Ben bir defasında Çırağan Sarayı’ndaki bir düğünün gürültüsünden Üsküdar’da uyuyamamış ve gece 02:00’de telefon açmıştım. Bana verdikleri cevap pencerelerimi kapamak olmuştu. Düğünlerde atılan havaifişeklere o kadar alıştık ki bir gün bir hava taarruzu olsa yerimizden kalkıp bakmaya tenezzül etmeyiz. Şimdi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı on dört kişilik bir ekip kurmuş ve güncel olarak gürültü ölçümü yaptıracakmış. Sabah radyoda bu uygulamayla ilgili bir haberin okunduğuna şahit oldum. Radyocu, niye on değil de on dörtten başladı, olayı laiklik krizine kadar sürükledi. AK Parti neden bir grup insana ne yaparsa yapsın yaranamıyor? Ne dersiniz? (Nimet Alkanat)


Cevap:
 Sevgili Nimet, AK Parti seçmenlerin yüzde 50’sinin ilk tercihi. Bir partinin seçim kazanması için muazzam bir oy. Ancak seçimler sonrasında kamuoyu desteği için kaç kişinin ikinci tercihi olduğu önem kazanmaya başlar. Örneğin bir zamanlar DSP yüzde 25 civarında oy almıştı. Yani yüzde 25’in ilk tercihiydi. O DSP geri kalan yüzde 75’in neredeyse tümünün ikinci tercihiydi. Bu hesapta üçüncü tercihler bile önemli. AK Parti, oy alamadığı gruptan çok az kişinin ikinci ya da üçüncü tercihi. Böyle bir yüzde 50 bazen öyle bir yüzde 25’ten daha zayıf olabiliyor.


Vur bostancı danayı


Soru:
 Sevgili Sivilay Abla, Yeni Ticaret Kanunu’na göre hayvanınız komşunun bahçesine girip zarar verirse bahçe sahibi tarafından öldürülebilecekmiş. Ticaret kanununu yaparken böyle bir madde eklemeyi akıl eden kişinin çocukluğuna insek nasıl bir resimle karşılaşırız. (Leyla Yenice)


Cevap:
 Sevgili Leyla kızım, pek çok problemimizin kökleri çocukluğumuza uzanıyor. Türkiye’de doğmuş bir bebek binlerce kez “Danalar girmiş bostana, kov bostancı danayı” ninnisine, daha doğrusu propagandasına maruz kalıyor. Hem de en sevdiği canlı olan annesinden. Hem de en zayıf olduğu bir zamanda, uyku öncesinde. Hem de öğrenmenin en yoğun olduğu bir dönemde, yani bebekliğinde. Çocuklukta başlayan bu travmanın yetişkinlikte ileri bir evreye geçmesi ve “danalar girmiş bostana, vur bostancı danayı, yemesin lahanayı” hâline gelmesi Ruh ve Sivil Hastalıkları ana bilim dalında çok sık rastladığımız bir durumdur.

Bu ninniyle büyümüş nesiller için yapacak bir şey yok. Geçmişler olsun. Ancak gelecek nesilleri kurtarabiliriz. Ünlü ninnimizi “Sev bostancı danayı, yiyiversin lahanayı” olarak değiştirelim lütfen.

Çoğalıyoruz

Yayın koordinatörümüz ve yazarımız Yıldıray Oğur ile eski dış haberler şefimiz Zeynep Mertoğlu Oğur’un pespembe bir kızları oldu. Taraf ailesinin ninesi olarak bir torun daha gelmesinin haklı gururunu yaşıyorum. Taraf’ın haber sıkıntısı çekeceği, atarlı manşet atamayacağı güzel bir dünyada yaşamasını dilerim.

-

Toplumsal Onarım ve Siyasal Rehabilitasyon

Anabilim Dalı Başkanı, Ruh ve Sivil

Hastalıkları Mütehassısı


sivilayabla@gmail.com

Facebook Yorumları

reklam
02.05.2013
Sibirya ablası
25.04.2013
Hep birlikte kaybettik
18.04.2013
Simitçinin samimiyeti
11.04.2013
Feriştah’tan Hürrem’e Bahçeli’nin dünyası
28.03.2013
Uluönder sorunu
21.03.2013
Çölde Vahşi Newvrouz
14.03.2013
Çanakkale geçilseydi
07.03.2013
Sezaryen barış
28.02.2013
İki artı iki dört müdür
21.02.2013
‘Başka şubemiz yoktur’
14.02.2013
Çizgisiz kâğıt
07.02.2013
Kıbrıs yatağı
31.01.2013
Donanma-mış
24.01.2013
Pargalı için helva
17.01.2013
İpsiz Recep’in mor taytı
10.01.2013
Çevreci aga nigi, naga nigi
03.01.2013
Liderlik sorunu
27.12.2012
Ortaya karışık yılbaşı
20.12.2012
Teselli ikramiyesi
13.12.2012
Koşu bandında röveşata
06.12.2012
Ağaçları keselim
29.11.2012
Serbest kıyafet ve saç inkılâbı
22.11.2012
Nükhet Masaj Salonu
15.11.2012
Taksiyle hipotenüs hesabı
01.11.2012
Masayı döven, dizini döver
25.10.2012
Orhan Gencebay ile bir ömür jürisi
18.10.2012
Sıkıcı köyün sıkıcı enstitüsü
11.10.2012
Şişkoluk vergisi
04.10.2012
Cahil Sizsiniz Türkiye
27.09.2012
Siyasette süper market kahraman bakkal olayı
20.09.2012
Çanta, don, vale, kâğıt havlu...
06.09.2012
Benim sansürüm
30.08.2012
Doktor Mertcan’ı okutan emekli Ahmet Amca
16.08.2012
Naim’e üzüntü testi
09.08.2012
Zevkler ve renkler tartışılmalı –Logolar (2)
02.08.2012
Logolardan yansıyan şehir
26.07.2012
Afrika menekşesi deneyi ve UNICEF
19.07.2012
Bedava köprü için kuyruk hali
12.07.2012
KPSS keşke tamamen çalınsa
05.07.2012
Engelli komşu
28.06.2012
Beta Yasa
21.06.2012
İstanbul’u boşaltanlara öneriler
07.06.2012
Charlie Chaplin Uludere’de
17.05.2012
Kov bostancı danayı
10.05.2012
Buradan sol arabesk çıkabilir
03.05.2012
Baro ve Piç
26.04.2012
Havucun mektubu
19.04.2012
Her işin başı emperyalizm
12.04.2012
Bana siyaset yapma
05.04.2012
Çöle saygı
29.03.2012
Konferans dinleyicisi köpek ve ‘sahibi’
22.03.2012
Hayvanlar
15.03.2012
Korkma! Niye korkasın ki!
08.03.2012
Domatesin kokusu
01.03.2012
Kıyafetle gelen eşitlik
23.02.2012
İstanbul’u Kadir Topbaş fethetseydi...
16.02.2012
Gerçeklik tapıcılığı
09.02.2012
Samanyolu TV günahı
02.02.2012
Çocukluğumuzda yediğimiz helvalar, bugün kulağımızı tırmalar...
26.01.2012
‘Sen mevsimler gibisin, değişirsin sevgilim’
19.01.2012
Kâğıt kokusu
05.01.2012
Zaman düşmanlığı
29.12.2011
Yılbaşı süslemesi
22.12.2011
Onlar ağlamasın da kim ağlasın
15.12.2011
Ekmek, yoğurt, çay ve statüko
08.12.2011
Fareler ve köpekbalıkları
24.11.2011
Futbola hayat öpücüğü
17.11.2011
Varoluşsal araba çıkartması
03.11.2011
Naylon çorap anayasası
27.10.2011
Bir uyuyup uyanalım
13.10.2011
Derthill Rezidans
06.10.2011
Öğretmenlik tarihe karışırken
29.09.2011
Emlak sözlüğü (2)
22.09.2011
Bekara ev yok!!
15.09.2011
Best Model
01.09.2011
Ürkek ve mahcup sivilleşme
25.08.2011
Evlilik programları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.