Dr.Sivilay GENÇ

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Hayvanlar


22.03.2012 - Bu Yazı 3067 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Hayvanlar

Türkiye’de hayvan hakları savunuculuğu deyince akla sokakta yaşayan kedi ve köpekler geliyor. Çünkü kediler ve köpekler insanların gözleri önünde yaşıyor. Bunu duymaktan kimse hoşlanmayacak ama kedilere ve köpeklere karşı duyulan bu hassasiyetin derinliğinde göz mıntıkasının temizliği var. Ya gözümüzün önünde olmayan hayvanlar.

Haksızlık etmeyelim. Kedi-köpek hakları dışında kurban bayramından bayramına da olsa akla gelen kurbanlık hayvanlar var. Hamburger, rosto, salam ya da acılı adananın ağaçta yetiştiğine dair kendisini ikna etmiş hayvan hakkı savunucularının ekseriyetle sahip olduğu islamafobikliğin bir tezahürü.

Ülkemizde hayvan hakları savunuculuğu Beyaz Adam Sorumluluğu (White man’s Burden) kapsamına giriyor. Bu da asabi, öfkeli, herkese had bildiren bir aktivizmin ortaya çıkmasına neden oluyor.

Yine hayvanseverler âleminde “havyan sevmeyen insan sevmez” gibi bir inanış var. Fiiliyatta ise hayvanseverlerin pek insan sevdiğine şahit olmadım. Hatta tüm insanları hayvan düşmanı, kendileri dışındaki hayvan hakkı savunucularını ise hayvan sömürücüsü olarak görüyorlar. Ayrıca hayvan haklarına sahip çıkmak için hayvan sevmek zorunda değiliz. Demokrasiyi sadece sevdiğimiz insanlar için istemediğimiz gibi.

Müslümanlar insanın eşref-i mahlûkat olduğuna inanır. Yani yaratılmışların en şereflisidir. İnsanlar bu sözle iftihar eder ve her şeyin sahibi olduğu çıkarımında bulunur. Hâlbuki dinler insanları övmek için değil had, izan, görev, ahlak bildirmek için vardır. Yaratılmışların en şereflisi olmak insanın omzuna tüm yaratılmışların sorumluluğunu yükler. Şeref, bu sorumluluğu yerine getirdiğimiz sürece devam eder.

“Biz Mevlanaların, Hacı Bektaşların, Ahmet Yesevilerin torunuyuz” diye başlayan sözler “Yaradılanı severiz yaratandan ötürü” diye devam eder. İnsanları dinî görüşünden, düşüncesinden, ırkından dolayı ayırmıyoruz mesajlarının vazgeçilmez tekerlemesidir. Hâlbuki yaratılan sadece insan değildir, ağaç, kuş, yılan, kaya, Jüpiter de yaratılmıştır.

Yol kenarlarında “Dikkat taş düşebilir!” gibi “Dikkat geyik çıkabilir!” tabelaları görürüz. Tabii tabelada geyik işareti olsa da aslında vahşi hayvanlar kastedilir. Bu uyarının amacı bizi ve arabamızı korumaktır. Geçtiğimiz yol geyiklerin, tavşanların memleketini bıçak gibi ikiye bölmüştür. Akrabaları birbirinden ayırmıştır. Otladıkları, avlandıkları alanlar karşı kıyıda kalmıştır. Bu duruma neden olan insan olmasına rağmen, yola atlayıp insan hayatını tehlikeye atan şuursuz taş muamelesi evsahibi hayvanlara düşmüştür. Hâlbuki tabela “Dikkat geyik bölgesinden geçiyorsunuz!” olmalı. Tıpkı okul önlerindeki çocuklu tabelalar gibi.

Vahşi dedim de aklıma geldi. İnsanlar tarafından ehlileştirilmemiş, kendi doğal ortamlarında yaşayan hayvanlara vahşi hayvan denir. Cinnet geçirip evinde karısını, çoluk çocuğunu katleden bir adamın ya da içkili araba kullandığı için otobüs durağına dalan bir sürücünün haberi “vahşet” olarak tanımlanır. Hangi vahşi hayvan böyle bir şey yapar?

Peki ya Yeşilçam filmlerinde Kadir İnanır kaç kere “Köpeeeek!” diye tokat atmıştır kötü adama? Kötü kadının kucağındaki süslü köpeğin kadının kötülüğünü katmerlemek için kullanıldığı kaç film izledik?

Neyse artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Hayvan Partisi kuruldu. İlk etkinliği olan “Köpek Konferansı” 24 mart cumartesi İstanbul Şehir Üniversitesi’nde gerçekleşiyor. “Hayvan barınağı”, “kısırlaştırma” kelimeleri kullanılmadan köpeklerin konuşulacağı ilk etkinlik. Daha fazla bilgi almak isterseniz adres: www.hayvanpartisi.org

-

Toplumsal Onarım ve Siyasal Rehabilitasyon

Anabilim Dalı Başkanı, Ruh ve Sivil

Hastalıkları Mütehassısı


sivilayabla@gmail.com

Facebook Yorumları

reklam
02.05.2013
Sibirya ablası
25.04.2013
Hep birlikte kaybettik
18.04.2013
Simitçinin samimiyeti
11.04.2013
Feriştah’tan Hürrem’e Bahçeli’nin dünyası
28.03.2013
Uluönder sorunu
21.03.2013
Çölde Vahşi Newvrouz
14.03.2013
Çanakkale geçilseydi
07.03.2013
Sezaryen barış
28.02.2013
İki artı iki dört müdür
21.02.2013
‘Başka şubemiz yoktur’
14.02.2013
Çizgisiz kâğıt
07.02.2013
Kıbrıs yatağı
31.01.2013
Donanma-mış
24.01.2013
Pargalı için helva
17.01.2013
İpsiz Recep’in mor taytı
10.01.2013
Çevreci aga nigi, naga nigi
03.01.2013
Liderlik sorunu
27.12.2012
Ortaya karışık yılbaşı
20.12.2012
Teselli ikramiyesi
13.12.2012
Koşu bandında röveşata
06.12.2012
Ağaçları keselim
29.11.2012
Serbest kıyafet ve saç inkılâbı
22.11.2012
Nükhet Masaj Salonu
15.11.2012
Taksiyle hipotenüs hesabı
01.11.2012
Masayı döven, dizini döver
25.10.2012
Orhan Gencebay ile bir ömür jürisi
18.10.2012
Sıkıcı köyün sıkıcı enstitüsü
11.10.2012
Şişkoluk vergisi
04.10.2012
Cahil Sizsiniz Türkiye
27.09.2012
Siyasette süper market kahraman bakkal olayı
20.09.2012
Çanta, don, vale, kâğıt havlu...
06.09.2012
Benim sansürüm
30.08.2012
Doktor Mertcan’ı okutan emekli Ahmet Amca
16.08.2012
Naim’e üzüntü testi
09.08.2012
Zevkler ve renkler tartışılmalı –Logolar (2)
02.08.2012
Logolardan yansıyan şehir
26.07.2012
Afrika menekşesi deneyi ve UNICEF
19.07.2012
Bedava köprü için kuyruk hali
12.07.2012
KPSS keşke tamamen çalınsa
05.07.2012
Engelli komşu
28.06.2012
Beta Yasa
21.06.2012
İstanbul’u boşaltanlara öneriler
07.06.2012
Charlie Chaplin Uludere’de
17.05.2012
Kov bostancı danayı
10.05.2012
Buradan sol arabesk çıkabilir
03.05.2012
Baro ve Piç
26.04.2012
Havucun mektubu
19.04.2012
Her işin başı emperyalizm
12.04.2012
Bana siyaset yapma
05.04.2012
Çöle saygı
29.03.2012
Konferans dinleyicisi köpek ve ‘sahibi’
22.03.2012
Hayvanlar
15.03.2012
Korkma! Niye korkasın ki!
08.03.2012
Domatesin kokusu
01.03.2012
Kıyafetle gelen eşitlik
23.02.2012
İstanbul’u Kadir Topbaş fethetseydi...
16.02.2012
Gerçeklik tapıcılığı
09.02.2012
Samanyolu TV günahı
02.02.2012
Çocukluğumuzda yediğimiz helvalar, bugün kulağımızı tırmalar...
26.01.2012
‘Sen mevsimler gibisin, değişirsin sevgilim’
19.01.2012
Kâğıt kokusu
05.01.2012
Zaman düşmanlığı
29.12.2011
Yılbaşı süslemesi
22.12.2011
Onlar ağlamasın da kim ağlasın
15.12.2011
Ekmek, yoğurt, çay ve statüko
08.12.2011
Fareler ve köpekbalıkları
24.11.2011
Futbola hayat öpücüğü
17.11.2011
Varoluşsal araba çıkartması
03.11.2011
Naylon çorap anayasası
27.10.2011
Bir uyuyup uyanalım
13.10.2011
Derthill Rezidans
06.10.2011
Öğretmenlik tarihe karışırken
29.09.2011
Emlak sözlüğü (2)
22.09.2011
Bekara ev yok!!
15.09.2011
Best Model
01.09.2011
Ürkek ve mahcup sivilleşme
25.08.2011
Evlilik programları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.