Dr.Sivilay GENÇ

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Samanyolu TV günahı


09.02.2012 - Bu Yazı 3223 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Soru: Sevgili Sivilay Abla; Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Mikail Boz, Fakülte Dekanı Yusuf Devran’ın dekan olmasını Ekşi Sözlük’te eleştirmiş. Kendisinin ideal dekan adaylarını açıklamış. Bunun üzerine Dekan disiplin kurulunu toplayıp öğrenciye uzun bir sure okuldan uzaklaştırma cezası vermiş. Babam “Talebe hocasına hep saygılı olmalı” diyor. Ben ise dekan da olsa herkes eleştirilebilir diyorum. Ne dersiniz? Babam mı haklı, ben mi? (Sultan Berberoğlu)


Cevap:
 Sevgili Sultan; eskiden, eskiden diyorsam internet çağına göre eski yani üç-beş yıl öncesi, kız istemeye giden damat adayları bile Ekşi Sözlük’ten araştırılırdı. Şimdilerde ise sözlükte söz hakkı olmayan savunmasız insanlara arkadan saldırılan modası geçmiş bir yer oldu. Böyle bir mecrada kendisi hakkında yazılanları ciddiye alıp kelli felli disiplin kurullarını harekete geçiren, hem de iletişimci olan, Dekan’ı şiddetle kınıyorum. Üniversite disiplin kurulları da hukuk ilmi açısından neredeyse İstiklal Mahkemeleriyle eşdeğerdir.

Diğer taraftan senin sorun vesilesiyle öğrencinin mesajına metin analizi yaptım. 1930’lu yıllarda Caddebostan Plajı’na İstanbul’un arka semtlerinden insanların akın etmesi ve Caddebostan’da oturanların kalabalıktan denize gidememesi olayını haberleştiren Cumhuriyet gazetesinin habere attığı o muhteşem başlık “Halk plajları doldurdu, vatandaş denize giremedi”den sonra gördüğüm en müthiş söze Mikail Boz’un Ekşi Sözlük mesajında rastladım. O gazete başlığının yerleşik rejimin DNA’sı olması kadar apaçık bir zihniyet tezahürü bu cümle:

“Günahını almayalım ama özgeçmişinde ‘Samanyolu TV’ deneyimi hemen göze batıyor.”

Meali; bir iletişim öğrencisi için Samanyolu TV’de deneyim sahibi olmuş olmak bir günahtır ve bu günahı işlemiş birinin dekan olması haliyle göze batmaktadır. Dikkatinizi çekerim; bu sözü söyleyen kişiSamanyolu TV’nin ve onu izleyenlerin geçmişe göre daha makbul insanlar oldukları bir dünyada yaşamaktadır. Ona rağmen bu cümleyi kurabilmiştir. Düşünün bir de, büyük Mikailler için Samanyolu TV’de deneyim sahibi olmanın nasıl ölümcül bir günah olduğunu. Bundan on-yirmi sene önce Samanyolu günahkârlarının başına neler gelebileceğini.

Ayrıca bu öğrenci için dekanın kim olacağı önemli. Dekan olmanın neden bu kadar 
önemli olduğu ise ilgisini çekmiyor. Aslında gerçek bir akademisyen için bölüm başkanı, dekan hatta rektör olmak büyük bir külfettir. Sekiz yıl rektörlük yapmış ve bu süre boyunca inşaat bilgisi cerrahlık bilgisinin önüne geçmiş bir beyin cerrahına kim kafatasını emanet etmek ister? Ben etmem şahsen.

Marmara İletişim Dekanı, dekanlığı boyunca kaç uluslararası makale yazabilir? Bir tane bile yazmaya zaman bulamaz ama elindeki yetkiyle isterse başkasına da yazdırmaz. İşte esas arzu edilen şey bu. Başkasına yazdırmama gücü. Mikail’in mesajında heyecanla isimlerini saydığı dekan adaylarından beklentisi ‘günahkârlara’ nefes aldırmaması mı?

Ve nihayetinde bir dekan bir rektör neden seçimle işbaşına gelecekmiş. Bursa Orman Müdürü seçimle mi işbaşına geliyor? Hadi bunu okuyanlar ağaçlarla insanları bir tuttuğumu söyleyip ‘türcü’ hezeyanlarla kendilerini zor duruma sokacaklar. Dışişleri Bakanlığı’nda Ortadoğu Masası şefini bakanlık personeli mi seçiyor. Akademisyenleri özel kılan nedir? Bizim verdiğimiz paralarla dönen üniversiteleri neden akademisyenler yönetsin? Kendi soruma cevabım: Bence TBMM, her devlet üniversitesine bir mütevelli heyeti seçsin ve o üniversitede kim dekan olacak, kim rektör olacak buna o mütevelli heyeti karar versin. Bu arada akademik özgürlükler de garanti altına alınsın. Dekan lord, fakülte de derebeyliği olmasın.

-

Toplumsal Onarım ve Siyasal Rehabilitasyon

Anabilim Dalı Başkanı, Ruh ve Sivil

Hastalıkları Mütehassısı


sivilayabla@gmail.com

 

Facebook Yorumları

reklam
02.05.2013
Sibirya ablası
25.04.2013
Hep birlikte kaybettik
18.04.2013
Simitçinin samimiyeti
11.04.2013
Feriştah’tan Hürrem’e Bahçeli’nin dünyası
28.03.2013
Uluönder sorunu
21.03.2013
Çölde Vahşi Newvrouz
14.03.2013
Çanakkale geçilseydi
07.03.2013
Sezaryen barış
28.02.2013
İki artı iki dört müdür
21.02.2013
‘Başka şubemiz yoktur’
14.02.2013
Çizgisiz kâğıt
07.02.2013
Kıbrıs yatağı
31.01.2013
Donanma-mış
24.01.2013
Pargalı için helva
17.01.2013
İpsiz Recep’in mor taytı
10.01.2013
Çevreci aga nigi, naga nigi
03.01.2013
Liderlik sorunu
27.12.2012
Ortaya karışık yılbaşı
20.12.2012
Teselli ikramiyesi
13.12.2012
Koşu bandında röveşata
06.12.2012
Ağaçları keselim
29.11.2012
Serbest kıyafet ve saç inkılâbı
22.11.2012
Nükhet Masaj Salonu
15.11.2012
Taksiyle hipotenüs hesabı
01.11.2012
Masayı döven, dizini döver
25.10.2012
Orhan Gencebay ile bir ömür jürisi
18.10.2012
Sıkıcı köyün sıkıcı enstitüsü
11.10.2012
Şişkoluk vergisi
04.10.2012
Cahil Sizsiniz Türkiye
27.09.2012
Siyasette süper market kahraman bakkal olayı
20.09.2012
Çanta, don, vale, kâğıt havlu...
06.09.2012
Benim sansürüm
30.08.2012
Doktor Mertcan’ı okutan emekli Ahmet Amca
16.08.2012
Naim’e üzüntü testi
09.08.2012
Zevkler ve renkler tartışılmalı –Logolar (2)
02.08.2012
Logolardan yansıyan şehir
26.07.2012
Afrika menekşesi deneyi ve UNICEF
19.07.2012
Bedava köprü için kuyruk hali
12.07.2012
KPSS keşke tamamen çalınsa
05.07.2012
Engelli komşu
28.06.2012
Beta Yasa
21.06.2012
İstanbul’u boşaltanlara öneriler
07.06.2012
Charlie Chaplin Uludere’de
17.05.2012
Kov bostancı danayı
10.05.2012
Buradan sol arabesk çıkabilir
03.05.2012
Baro ve Piç
26.04.2012
Havucun mektubu
19.04.2012
Her işin başı emperyalizm
12.04.2012
Bana siyaset yapma
05.04.2012
Çöle saygı
29.03.2012
Konferans dinleyicisi köpek ve ‘sahibi’
22.03.2012
Hayvanlar
15.03.2012
Korkma! Niye korkasın ki!
08.03.2012
Domatesin kokusu
01.03.2012
Kıyafetle gelen eşitlik
23.02.2012
İstanbul’u Kadir Topbaş fethetseydi...
16.02.2012
Gerçeklik tapıcılığı
09.02.2012
Samanyolu TV günahı
02.02.2012
Çocukluğumuzda yediğimiz helvalar, bugün kulağımızı tırmalar...
26.01.2012
‘Sen mevsimler gibisin, değişirsin sevgilim’
19.01.2012
Kâğıt kokusu
05.01.2012
Zaman düşmanlığı
29.12.2011
Yılbaşı süslemesi
22.12.2011
Onlar ağlamasın da kim ağlasın
15.12.2011
Ekmek, yoğurt, çay ve statüko
08.12.2011
Fareler ve köpekbalıkları
24.11.2011
Futbola hayat öpücüğü
17.11.2011
Varoluşsal araba çıkartması
03.11.2011
Naylon çorap anayasası
27.10.2011
Bir uyuyup uyanalım
13.10.2011
Derthill Rezidans
06.10.2011
Öğretmenlik tarihe karışırken
29.09.2011
Emlak sözlüğü (2)
22.09.2011
Bekara ev yok!!
15.09.2011
Best Model
01.09.2011
Ürkek ve mahcup sivilleşme
25.08.2011
Evlilik programları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.