Dr.Sivilay GENÇ

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Varoluşsal araba çıkartması


17.11.2011 - Bu Yazı 2809 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Soru: Sevgili Sivilay Abla; bilmem siz de fark ettiniz mi? Otomobilinin arka tamponuna “Kemal Atatürk” imzalı çıkartma yapıştıranların sayısı her geçen gün artıyor. Bu durum neye delalet eder? Hürmetlerimi sunarım. (Oğuzhan Kaplan)

Sevgili Oğuzhan; insanlar, otlar, böcekler, organizmalar, organizasyonlar, ideolojiler, kısacası her şey varlığını ortaya koymak ister. Biz buna Varoluşsal İhtiyaç diyoruz. Normal koşullarda varlık gösteremeyen insanlar, otomobillerin, kamyonların, dolmuşların arkasına yazdıkları yazılarla kendilerini ifade eder.

Örneğin “Şoför dediler vermediler” kamyon ve dolmuşlarda sıkça rastladığımız bir isyan cümlesidir. Mesleği beğenilmediği için sevdiği kızı alamayan, bu duruma itiraz edecek gücü de olmayan ezilmiş bir insanın kendini ortaya koyma biçimidir.

Mercedes arabaların tamponunda karşılaştığımız “Kıroyum ama para bende” deyişi, kılıksız olduğu için hor görülen bir adamın otomobilinden aldığı güçle kendisini ötekileştirenlere, ilgi göstermeyen kadınlara meydan okuyuşunun kristalize olmuş halidir.

Yine araba camlarında sıkça gördüğümüz hemşericilik vurgulu il plaka numaraları, yaşadığı şehre yabancı kalmış, ayak uyduramamış, dışlanmış kimselerin sahipsiz olmadıklarını cümle âleme duyurmak için seçtikleri yoldur.

“Kemal Atatürk” imzalı araba çıkartmaları; CHP’nin oy oranlarındaki düşme, Kemalizmin marjinal muhalif gazeteler ile asabı bozuk emekli amcalar, teyzeler tarafından temsil edilmesinin sonucu ortaya çıkan bir ihtiyaçtır.

Bir duygu, bir hâl ya da bir ideolojinin araba arkasına düşmesi, (daha kötüsü tuvalet duvar yazısı aşamasıdır) çok yakında ‘kült’ haline geleceğinin de bir işaretidir.


Kaderinde Brad Pitt varmış


TRT
’de yayınlanan Elde Var Hayat dizisinde okul müdürü odasında geçen diyalogların hemen hemen hepsi “Vatan toprağı kutsaldır. Kaderine terk edilemez” posteri önünde yaşanıyor. Ogün Samast’ı Hrant Dink’i öldürdüğü gerekçesiyle yakalayan polisler ve jandarmalar aynı poster önünde elinde bayrak tutan zanlı ile “Helal sana koçum” hatıra fotoğrafı çektirdiklerini hepimiz çok iyi hatırlıyoruz.

Sevgili meslektaşım, Ramazan Rasim Bey’in alanına gireceğim ama bu ‘kader’ konusuna bir son vermek zorundayım.

Kader dinî bir terimdir. Bu nedenle din içinden açıklamaya mecburuz.

İmanın şart altıdır. Allah’a inanmak, meleklerine inanmak, kitaplarına inanmak, peygamberlerine inanmak, ahiret gününe inanmak ve sonuncu olarak da kadere inanmak.

Kader; zaman ve mekânla sınırlı olmayan Tanrı’nın, zaman ve mekân ile sınırlı insanların yaşayacakları olayları bilmesi demek, kısacası. Biz üçboyutlu bir dünyada yaşıyoruz. Kâğıda çizilmiş bir Cin Ali ise iki boyutta yaşıyor. Biz üçboyutlu dünyadan bakıp ikiboyutlu Cin Ali’nin başına ne gelebileceğini biliyoruz. Bunun gibi bir şey.

O halde dilimize yerleşmiş olan “Kaderine terk etmek” ya da tam tersi “Kaderine terk etmemek” altıncısı şarta uymuyor.

Bu durumda; Tosun Paşa filminde illaki bir yer kesilecekse hamam sahnesi kesilsin diyecek kadar hassas, Ramazan’da uzun uzun özel yayınlar yapacak kadar duyarlı karar verici bir aklın, konu vatan-millet olunca en temel kaideyle çelişmesi ya da reflekslerinin aynı hızda çalışmaması niye?

Daha da önemlisi kaderin hep olumsuz algılanması da neden? Misal; travestilerin, geneleve düşen kadınların kendilerine ‘Kader’ ismini seçmesi niçin?

Angelina Jolie’nin güzel olması onun kaderi. Sinema oyuncusu olması, Brad Pitt ile karşılaşması ve evlenmeleri yine kaderi. Her karış toprağından petrol fışkıran kutsal vatan toprağı Norveç’in bu kadar zengin olması Norveç’in makûs kaderi.

İmanları tazeleyelim lütfen.

-

Toplumsal Onarım ve Siyasal Rehabilitasyon

Anabilim Dalı Başkanı, Ruh ve Sivil

Hastalıkları Mütehassısı

sivilayabla@gmail.com

Facebook Yorumları

reklam
02.05.2013
Sibirya ablası
25.04.2013
Hep birlikte kaybettik
18.04.2013
Simitçinin samimiyeti
11.04.2013
Feriştah’tan Hürrem’e Bahçeli’nin dünyası
28.03.2013
Uluönder sorunu
21.03.2013
Çölde Vahşi Newvrouz
14.03.2013
Çanakkale geçilseydi
07.03.2013
Sezaryen barış
28.02.2013
İki artı iki dört müdür
21.02.2013
‘Başka şubemiz yoktur’
14.02.2013
Çizgisiz kâğıt
07.02.2013
Kıbrıs yatağı
31.01.2013
Donanma-mış
24.01.2013
Pargalı için helva
17.01.2013
İpsiz Recep’in mor taytı
10.01.2013
Çevreci aga nigi, naga nigi
03.01.2013
Liderlik sorunu
27.12.2012
Ortaya karışık yılbaşı
20.12.2012
Teselli ikramiyesi
13.12.2012
Koşu bandında röveşata
06.12.2012
Ağaçları keselim
29.11.2012
Serbest kıyafet ve saç inkılâbı
22.11.2012
Nükhet Masaj Salonu
15.11.2012
Taksiyle hipotenüs hesabı
01.11.2012
Masayı döven, dizini döver
25.10.2012
Orhan Gencebay ile bir ömür jürisi
18.10.2012
Sıkıcı köyün sıkıcı enstitüsü
11.10.2012
Şişkoluk vergisi
04.10.2012
Cahil Sizsiniz Türkiye
27.09.2012
Siyasette süper market kahraman bakkal olayı
20.09.2012
Çanta, don, vale, kâğıt havlu...
06.09.2012
Benim sansürüm
30.08.2012
Doktor Mertcan’ı okutan emekli Ahmet Amca
16.08.2012
Naim’e üzüntü testi
09.08.2012
Zevkler ve renkler tartışılmalı –Logolar (2)
02.08.2012
Logolardan yansıyan şehir
26.07.2012
Afrika menekşesi deneyi ve UNICEF
19.07.2012
Bedava köprü için kuyruk hali
12.07.2012
KPSS keşke tamamen çalınsa
05.07.2012
Engelli komşu
28.06.2012
Beta Yasa
21.06.2012
İstanbul’u boşaltanlara öneriler
07.06.2012
Charlie Chaplin Uludere’de
17.05.2012
Kov bostancı danayı
10.05.2012
Buradan sol arabesk çıkabilir
03.05.2012
Baro ve Piç
26.04.2012
Havucun mektubu
19.04.2012
Her işin başı emperyalizm
12.04.2012
Bana siyaset yapma
05.04.2012
Çöle saygı
29.03.2012
Konferans dinleyicisi köpek ve ‘sahibi’
22.03.2012
Hayvanlar
15.03.2012
Korkma! Niye korkasın ki!
08.03.2012
Domatesin kokusu
01.03.2012
Kıyafetle gelen eşitlik
23.02.2012
İstanbul’u Kadir Topbaş fethetseydi...
16.02.2012
Gerçeklik tapıcılığı
09.02.2012
Samanyolu TV günahı
02.02.2012
Çocukluğumuzda yediğimiz helvalar, bugün kulağımızı tırmalar...
26.01.2012
‘Sen mevsimler gibisin, değişirsin sevgilim’
19.01.2012
Kâğıt kokusu
05.01.2012
Zaman düşmanlığı
29.12.2011
Yılbaşı süslemesi
22.12.2011
Onlar ağlamasın da kim ağlasın
15.12.2011
Ekmek, yoğurt, çay ve statüko
08.12.2011
Fareler ve köpekbalıkları
24.11.2011
Futbola hayat öpücüğü
17.11.2011
Varoluşsal araba çıkartması
03.11.2011
Naylon çorap anayasası
27.10.2011
Bir uyuyup uyanalım
13.10.2011
Derthill Rezidans
06.10.2011
Öğretmenlik tarihe karışırken
29.09.2011
Emlak sözlüğü (2)
22.09.2011
Bekara ev yok!!
15.09.2011
Best Model
01.09.2011
Ürkek ve mahcup sivilleşme
25.08.2011
Evlilik programları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.