Dr.Sivilay GENÇ

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Bekara ev yok!!


22.09.2011 - Bu Yazı 3554 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Tayini terfisi gelenler. Bebeği olacak diye büyük eve geçmek zorunda kalanlar. En çok da üniversite kazanıp şehir değiştirenler. Sevgili hastalarım!

Yaz bitti. Ev arama mevsimi geldi. Yılların ‘ev’lendiremediği müzmin kiracısı olarak sizler için çok işe yarayacak ev arama taktikleri ve emlakçilerin dilinden anlama rehberi hazırladım. Aciliyetine binaen bu hafta üzerinde duracağımız konu: Bekâra ev yok.

Üniversite öğrencilerinin korkulu rüyası bu terimin bütün hâli “Peygamber bile olsa bekâra ev yok” şeklindedir. Ancak aşmanın yolları tabii ki vardır.

Tarifimiz üç-dört erkek için geçerlidir.

Öncelikle evi tutacak bekârlardan en büyük görüneni seçilir. Eğer herkes tıfıl kılıklıysa bıyıkları gür çıkan birine bıyık bıraktırılır. Uzun saçlı, top sakallı asla kadraja sokulmaz.

Bir adet aile tipi irice bir kız bulunur. En yakın zücaciyeciden iki adet sahte alyans alınır ve sağ yüzük parmağına takılır. Evsahibi ve emlakçiyle bıyıklı erkek ve irice kızdan oluşan bu muhteşem çift muhatap olur. Çiftimiz anlayacağınız üzere nişanlıdır. İki ay sonra evleneceklerdir. Çocukları olmadığından ve eşyaları yeni olduğundan dolayı evsahiplerinin en sevdiği kiracılar yeni evliler değil midir zaten? Hatta insafa gelip indirim yapanları bile çıkabilir.

Neyse, çiftimiz işlemleri tamamlayıp anahtarı teslim alırken ilk münakaşalarını evsahibi önünde yaparlar. Bu çok önemlidir, bir ay sonra verilecek havadise evsahibini hazırlar.

Ev tutulur. Komşulara şirinlikler yapılır. Durumuna göre evsahibi “Hayırlı Cumalar” dilemek ya da “Fazla opera biletim var, gelir misiniz” demek için aranır. İlk ayın kirası tam zamanında yatırılır ve hemen arkasından acı haber verilir. Nişan atılmış, evlilik planları suya düşmüştür. Evsahibi ya da sahibesinin ilk sözü “Evladım sana kız mı yok” olacaktır.

Çoktan güven köprülerine duble yollardan erişilir hale gelmiş evsahibine esas konu açılır. Yüz yüze görüşmek, giderken bir çikolata yaptırmak en sağlıklısıdır. Nişanlısı tarafından terk edilmiş yaralı yavru köpek bakışı ile tek başına kirayı ödemekte zorlanacağı için eve bir arkadaşını almak zorunda olduğu söylenir. Üçüncü ve hatta dördüncü arkadaş ise hep gelip hiç gitmeyen misafir statüsünde ikâmet edecektir.

Bu taktik zalim evsahiplerini alt etmek için garantili yöntemdir. Kızlar da güvenle haricen kullanabilir.

Bekârın derdi emlakçi ve evsahibi ile bitmez. Tüm komşular, bekâr evinde kalan erkekleri patlamaya hazır sperm torbaları olarak, kızları ise kocaları ayartmaya hazır kumalar olarak görürler. Bir bekâr için komşuları zararsız olduğuna ikna etmek, en az evsahibinin güvenini kazanmak kadar önemlidir. Bu başarılabilirse hem evde uzun süre kiracı kalınabilir hem de komşuluğun göz hakkından fazlasıyla istifade edilebilir. Kiracılığın hakkını veren bir öğrenci paşalar gibi yaşar.

Bunun için içinde iki domates bir yumurta yarım ekmek olan market poşetleri ile apartmanda sıkça dolaşılır. Asansöre bir komşunun daha binmesi için beklenir. Öğrenci milletinin yarı aç yarı uykusuz gezen zombiler olduğu bir şekilde ispat edilir. Özellikle ev hanımı komşuların yanındaki çocuklara mutlaka ilgi gösterilir ve derslerinde bir sorun yaşamaları halinde bekâr evinin kapısını çalmaları için davetkâr olunur. Erkeklerin sadece erkek çocuklarına bu daveti yapması, kız çocuklar için ise kapıdan yardımcı olunabileceği vurgusunun ihmal edilmemesi mühimdir. Kız bekârlar açısından ise cinsiyet sınırlaması yoktur.

Eve gelen çocuk bereketiyle gelir. Çocuğun esas niyeti de ekseriyetle evden kaçmaktır. Yani dersle, yakası açılmadık matematik sorularıyla bunaltmaz. Köşede bilgisayarla oynar. En çoğu yetişkin muhabbetine kulak kabartır.

Komşunun tabağını boş göndermemek güzel ülkemizin en güzel âdetlerindendir. Gerçi son zamanlarda alüminyum folyo kaplar çıktı mertlik bozuldu ama alüminyum bile olsa çocuğun getirdiği tabak mutlaka dolu geri gönderilir. Tabağa konulan yiyecek üzerine çokokrem sürülmüş yumurtalı ekmek gibi iğrenç bir şey olmalıdır. Doğrusu bekârdan gelen yemek hünkârbeğendi bile olsa çok büyük ihtimalle çöpü boylar. Çünkü bir ev hanımı, bekâr erkeğin o yemeği yaparken elinin nerelerinde gezdiğini hayal eder ve midesi kalkar. Bekâr kızların zaten ‘pis’ olduğu ev hanımlarında yerleşik bir algıdır. Dediğim gibi mideler bulanır ama merhamet hisleri kabarır. “Bu çocuklar bunları mı yiyor, yazık” dedirtilir. Tabak numarası tutmazsa eve gelen çocuğa midesini bozacak bir şey ikram edilir. Bu da etkilidir ancak insan merkezli bir yöntem değildir.

Hepinize kolay gelsin. Başarı hikâyelerinizi dört gözle bekliyorum.

-

Toplumsal Onarım ve Siyasal Rehabilitasyon

Anabilim Dalı Başkanı, Ruh ve Sivil

Hastalıkları Mütehassısı


sivilayabla@gmail.com

 

Facebook Yorumları

reklam
02.05.2013
Sibirya ablası
25.04.2013
Hep birlikte kaybettik
18.04.2013
Simitçinin samimiyeti
11.04.2013
Feriştah’tan Hürrem’e Bahçeli’nin dünyası
28.03.2013
Uluönder sorunu
21.03.2013
Çölde Vahşi Newvrouz
14.03.2013
Çanakkale geçilseydi
07.03.2013
Sezaryen barış
28.02.2013
İki artı iki dört müdür
21.02.2013
‘Başka şubemiz yoktur’
14.02.2013
Çizgisiz kâğıt
07.02.2013
Kıbrıs yatağı
31.01.2013
Donanma-mış
24.01.2013
Pargalı için helva
17.01.2013
İpsiz Recep’in mor taytı
10.01.2013
Çevreci aga nigi, naga nigi
03.01.2013
Liderlik sorunu
27.12.2012
Ortaya karışık yılbaşı
20.12.2012
Teselli ikramiyesi
13.12.2012
Koşu bandında röveşata
06.12.2012
Ağaçları keselim
29.11.2012
Serbest kıyafet ve saç inkılâbı
22.11.2012
Nükhet Masaj Salonu
15.11.2012
Taksiyle hipotenüs hesabı
01.11.2012
Masayı döven, dizini döver
25.10.2012
Orhan Gencebay ile bir ömür jürisi
18.10.2012
Sıkıcı köyün sıkıcı enstitüsü
11.10.2012
Şişkoluk vergisi
04.10.2012
Cahil Sizsiniz Türkiye
27.09.2012
Siyasette süper market kahraman bakkal olayı
20.09.2012
Çanta, don, vale, kâğıt havlu...
06.09.2012
Benim sansürüm
30.08.2012
Doktor Mertcan’ı okutan emekli Ahmet Amca
16.08.2012
Naim’e üzüntü testi
09.08.2012
Zevkler ve renkler tartışılmalı –Logolar (2)
02.08.2012
Logolardan yansıyan şehir
26.07.2012
Afrika menekşesi deneyi ve UNICEF
19.07.2012
Bedava köprü için kuyruk hali
12.07.2012
KPSS keşke tamamen çalınsa
05.07.2012
Engelli komşu
28.06.2012
Beta Yasa
21.06.2012
İstanbul’u boşaltanlara öneriler
07.06.2012
Charlie Chaplin Uludere’de
17.05.2012
Kov bostancı danayı
10.05.2012
Buradan sol arabesk çıkabilir
03.05.2012
Baro ve Piç
26.04.2012
Havucun mektubu
19.04.2012
Her işin başı emperyalizm
12.04.2012
Bana siyaset yapma
05.04.2012
Çöle saygı
29.03.2012
Konferans dinleyicisi köpek ve ‘sahibi’
22.03.2012
Hayvanlar
15.03.2012
Korkma! Niye korkasın ki!
08.03.2012
Domatesin kokusu
01.03.2012
Kıyafetle gelen eşitlik
23.02.2012
İstanbul’u Kadir Topbaş fethetseydi...
16.02.2012
Gerçeklik tapıcılığı
09.02.2012
Samanyolu TV günahı
02.02.2012
Çocukluğumuzda yediğimiz helvalar, bugün kulağımızı tırmalar...
26.01.2012
‘Sen mevsimler gibisin, değişirsin sevgilim’
19.01.2012
Kâğıt kokusu
05.01.2012
Zaman düşmanlığı
29.12.2011
Yılbaşı süslemesi
22.12.2011
Onlar ağlamasın da kim ağlasın
15.12.2011
Ekmek, yoğurt, çay ve statüko
08.12.2011
Fareler ve köpekbalıkları
24.11.2011
Futbola hayat öpücüğü
17.11.2011
Varoluşsal araba çıkartması
03.11.2011
Naylon çorap anayasası
27.10.2011
Bir uyuyup uyanalım
13.10.2011
Derthill Rezidans
06.10.2011
Öğretmenlik tarihe karışırken
29.09.2011
Emlak sözlüğü (2)
22.09.2011
Bekara ev yok!!
15.09.2011
Best Model
01.09.2011
Ürkek ve mahcup sivilleşme
25.08.2011
Evlilik programları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.