Dr.Sivilay GENÇ

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Çölde Vahşi Newvrouz


21.03.2013 - Bu Yazı 2592 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Soru: Çelişkilerin düşmanı, gerçeklerin dostu Sivilay Ablam; baharın gelişini karşılamak için kutlanan Nevruz Bayramı’nda niye lastik yakıyorlar anlamıyorum. Mis gibi bahar kokan havayı zehir gibi kara dumana çevirmek bayramın özüyle çelişmiyor mu? Ya da bizim göremediğimiz ama sizin şıp diye fark edeceğiniz bilinçaltı bir mesaj mı var? (Furkan Kayaoğlu)


Cevap:
 Sevgili Furkan; inan ben de anlamıyorum. Lastik yakılmasına gelme daha. Ben neden ateş yakıldığını bile anlamıyorum. Uludağ WinterFest olsa anlarım. Kar, kış kıyamette ateş yakmak, ateşin etrafında toplanmak, mangal yapmak, sarılmak falan manalı. Lakin baharı karşılarken neden ateş?! Zaten bilumum yerlere cemre düşmüş. Havanın soğuğu kırılmış. Güneşin vurduğu topraktan buhar çıkıyor. Böyle güzel bir günde gündüz gözü ateş yakmak, bayramın baştan bağlamından kopması demek. Yakılan lastikler; kösele ayakkabı, polyester takım elbise ve kravatla ateşin üzerinden atlamaya çalışan valiler bu çarpıklığa pek uygun düşüyor doğrusu.

Bağlamından kopukluk Türkiye’nin en büyük sorunu. Sloganı “Türkiye çöl olmasın” olan çevreci TEMA Vakfı’mız var. Doğayı korumak adına doğayı aşağılayan, bahar bayramında lastik yakma çarpıklığında bir ibretlik söz.

Çöl, dünyanın bir defosu değil ki. Çöl bir tabiat güzelliği. Sadece çölde yaşayabilen hayvanlar, bitkiler var. Çöle âşık insanlar var. Çölde geçen efsaneler, masallar, çöle yazılan şiirlerden oluşan koskoca bir külliyat var.

Geçenlerde okudum. Hürriyet’te incik boncuk yazıları yazan bir güzel kızı nereden aklına estiyse geçen gün bir çevre yazısı yazayım demiş. Manisa’da çıkarılan bir madeni “vahşi madencilik” diye yerden yere vurmuş.

Çevre dediğimiz şey vahşi oluyor, bilmem farkında mı? Çevrecilik yapayım derken manası “doğal yaşam” olan “vahşi”yi hakaret topuzu olarak düşmanın kafasına geçirmek ya da alışmamışta durmayan şey, sağdan sola üç harf. Bundan daha kötüsü 8 Mart Dünya Kadınlar gününde “Karı gibi ağlamayın, biraz adam olun lan” yazısı yazmak olurdu herhalde.


İnekler


Soru:
 Sevgili Sivilay Abla; bu özel üniversiteler hiç üniversiteye benzemiyor. Bizim zamanımızda öğrenciler çimlere oturur, yayılırdı. Devlet üniversitelerinde nispeten yine bu gelenek devam ediyor ama özel üniversitelerde çimler bomboş. Çimde oturmadan üniversite öğrenciliği olur mu? (Hulusi Kutluay)


Cevap:
 Hulusi Beyciğim; bizim zamanımızda kantinler küçüktü, tabureler rahatsızdı, içerisi leş gibi tost kokardı. O yüzden herkes çimlerde otururdu. Şimdi üniversitelerde şahane cafeler, yemekhaneler var. Dinlenmek isteyenler için kütüphanede rahat koltuklar mevcut. Açık havada oturmak isteyenler için banklar yerleştirilmiş. Böylesine imkânlar varken ne diye çimlere yayılsınlar? İnek mi bunlar? Hem çimen üzerine telefonunu koysan nemden bozulur. Diz üstünü koysan içine karınca kaçar.


Portekizli gasteci


Soru:
 Sevgili Sivilay Abla; Hasan Cemal’i kadro dışı bırakan Demirören’in bir sonraki icraatının ne olmasını bekliyorsunuz? (Doğan Çakır)


Cevap:
 Sevgili Doğan; Portekiz’den iki yıldız gasteci transfer etmesini bekliyoruz.

***

Toplumsal Onarım ve Siyasal Rehabilitasyon

Anabilim Dalı Başkanı, Ruh ve Sivil

Hastalıkları Mütehassısı


sivilayabla@gmail.com

Facebook Yorumları

reklam
02.05.2013
Sibirya ablası
25.04.2013
Hep birlikte kaybettik
18.04.2013
Simitçinin samimiyeti
11.04.2013
Feriştah’tan Hürrem’e Bahçeli’nin dünyası
28.03.2013
Uluönder sorunu
21.03.2013
Çölde Vahşi Newvrouz
14.03.2013
Çanakkale geçilseydi
07.03.2013
Sezaryen barış
28.02.2013
İki artı iki dört müdür
21.02.2013
‘Başka şubemiz yoktur’
14.02.2013
Çizgisiz kâğıt
07.02.2013
Kıbrıs yatağı
31.01.2013
Donanma-mış
24.01.2013
Pargalı için helva
17.01.2013
İpsiz Recep’in mor taytı
10.01.2013
Çevreci aga nigi, naga nigi
03.01.2013
Liderlik sorunu
27.12.2012
Ortaya karışık yılbaşı
20.12.2012
Teselli ikramiyesi
13.12.2012
Koşu bandında röveşata
06.12.2012
Ağaçları keselim
29.11.2012
Serbest kıyafet ve saç inkılâbı
22.11.2012
Nükhet Masaj Salonu
15.11.2012
Taksiyle hipotenüs hesabı
01.11.2012
Masayı döven, dizini döver
25.10.2012
Orhan Gencebay ile bir ömür jürisi
18.10.2012
Sıkıcı köyün sıkıcı enstitüsü
11.10.2012
Şişkoluk vergisi
04.10.2012
Cahil Sizsiniz Türkiye
27.09.2012
Siyasette süper market kahraman bakkal olayı
20.09.2012
Çanta, don, vale, kâğıt havlu...
06.09.2012
Benim sansürüm
30.08.2012
Doktor Mertcan’ı okutan emekli Ahmet Amca
16.08.2012
Naim’e üzüntü testi
09.08.2012
Zevkler ve renkler tartışılmalı –Logolar (2)
02.08.2012
Logolardan yansıyan şehir
26.07.2012
Afrika menekşesi deneyi ve UNICEF
19.07.2012
Bedava köprü için kuyruk hali
12.07.2012
KPSS keşke tamamen çalınsa
05.07.2012
Engelli komşu
28.06.2012
Beta Yasa
21.06.2012
İstanbul’u boşaltanlara öneriler
07.06.2012
Charlie Chaplin Uludere’de
17.05.2012
Kov bostancı danayı
10.05.2012
Buradan sol arabesk çıkabilir
03.05.2012
Baro ve Piç
26.04.2012
Havucun mektubu
19.04.2012
Her işin başı emperyalizm
12.04.2012
Bana siyaset yapma
05.04.2012
Çöle saygı
29.03.2012
Konferans dinleyicisi köpek ve ‘sahibi’
22.03.2012
Hayvanlar
15.03.2012
Korkma! Niye korkasın ki!
08.03.2012
Domatesin kokusu
01.03.2012
Kıyafetle gelen eşitlik
23.02.2012
İstanbul’u Kadir Topbaş fethetseydi...
16.02.2012
Gerçeklik tapıcılığı
09.02.2012
Samanyolu TV günahı
02.02.2012
Çocukluğumuzda yediğimiz helvalar, bugün kulağımızı tırmalar...
26.01.2012
‘Sen mevsimler gibisin, değişirsin sevgilim’
19.01.2012
Kâğıt kokusu
05.01.2012
Zaman düşmanlığı
29.12.2011
Yılbaşı süslemesi
22.12.2011
Onlar ağlamasın da kim ağlasın
15.12.2011
Ekmek, yoğurt, çay ve statüko
08.12.2011
Fareler ve köpekbalıkları
24.11.2011
Futbola hayat öpücüğü
17.11.2011
Varoluşsal araba çıkartması
03.11.2011
Naylon çorap anayasası
27.10.2011
Bir uyuyup uyanalım
13.10.2011
Derthill Rezidans
06.10.2011
Öğretmenlik tarihe karışırken
29.09.2011
Emlak sözlüğü (2)
22.09.2011
Bekara ev yok!!
15.09.2011
Best Model
01.09.2011
Ürkek ve mahcup sivilleşme
25.08.2011
Evlilik programları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.