• 4.02.2016 00:00
  • (1553)

Yarın, Cumaya kadar sürecek olan 20. Kömür Kongresi başlayacak. İki yılda bir “Türk Mimar ve Mühendisler Odası” TMMOB tarafından yapılan kongre tabii Zonguldak’ta. Dünyada kömür çok ciddî bir muhalefetle karşı karşıya, burada ise “millî ve yerli ekonomi” tınılı kongre yapmakta kimse beis görmüyor. İktidar ile ağır muhalif TMMOB’nin buluştukları yerlerden biri kömür! http://komur.maden.org.tr/indextr.html

 

Yine yarından itibaren 15 Mayıs’a kadar 350.org’un başını çektiği küresel ve kitlesel şiddetsiz bir eylem dalgası, kömür, petrol ve doğalgazı toprakta bırakmak ve %100 yenilenebilir enerjiye adil dönüşümü hızlandırmak için dünyanın en tehlikeli fosil yakıt projelerini hedef alacak. Ne tesadüf!

 

350.org şunları hatırlatıyor: “Dünyanın farklı yerlerinde yurttaşlar, iktidar koridorlarından kuyu ve madenlere çevreyi kirletenlerin en kuvvetli oldukları alanlarda onlarla karşı karşıya gelme cesaretini gösterecek.

 

2016’nın başlarında fosil yakıt endüstrisi büyük bir krizle karşı karşıya: Düşen fiyatlar, yeni bir küresel iklim anlaşması ve değişim çağrısı yapan, gittikçe büyüyen bir hareket.

 

Geçmişte, fosil yakıtlardan kurtulmak ve temiz, yenilenebilir enerjiye adil geçiş yapmak için elimize hiç bu kadar iyi bir şans geçmemişti.

 

İklim değişikliği ile mücadele, çevreyi kirletenlerle en güçlü olduklarını düşündükleri yerlerde karşı karşıya gelme cesaretini gerektirir. İklim değişikliğinin ön saflarındaki toplumlar yıllardır bu mücadeleyi sürdürüyorlar. Bu Mayıs, siz de onlara katılabilirsiniz.

 

Dünya her geçen gün tehlikeli bir şekilde daha çok ısınıyor. Tüm dünyada barışçıl ve doğrudan eylemlerle, iktidardakilere fosil yakıt endüstrisinin gezegeni tahrip etme planlarına direnmek için hazır olduğumuzu gösterebiliriz.

 

“Fosil Yakıtlardan Kurtul” bir hareket, bir fikir ve bir eylem çağrısı.https://tr.breakfree2016.org/ adresindeki çevrimiçi platform, hareketi yapılandırmak için oluşturuldu.

 

Böylece, ortak değerlerimizi paylaşan kişi ve organizasyonlar, dünya çapında gerçekleşen büyük ölçekli eylemleri organize edebilecek ve onlara katılabilecek. Bu eylemler, süregelen iklim mücadelelerini destekleyecek ve ortak amaçlara katkı sağlayacak: Geçmişin fosil yakıt ekonomisinden, iklim adaletinin gerektirdiği %100 yenilenebilir ve temiz enerjiye hızlı ve adil geçiş. Tüm “Fosil Yakıtlardan Kurtul” eylemlerinin tümü yukarıdaki çevrimiçi adreste.

 

“Fosil Yakıtlardan Kurtul” bir tüzel kişilik değil ve herhangi bir resmi hükmi şahsiyet, ağ veya koalisyon oluşturma niyeti taşımıyor.

 

Paris'te imzalanan küresel iklim anlaşması sonrasında hala şu acil ihtiyaçlarımız var: Fosil yakıtları toprakta bırakmak için daha fazla eylem ve %100 yenilenebilir enerjiye adil dönüşüme ivme kazandırılması. Bu mücadeleler, politik güç ekseninin, fosil yakıt endüstrisinden büyük enerji ve ekonomi dönüşümlerine sebep olan taban hareketi lehine kaymasını sürdürecek. Fosil yakıt kullanımını sonlandırmanın ve yenilenebilir kaynakları tercih etmenin ahlakî önceliğine dikkat çekmek isteyen daha fazla insana yol göstermek isteniyor.

 

2015 şu ana kadar kaydedilen en sıcak yıldı ve iklim değişikliğinin etkileri dünyanın her yerinde toplumları sarsmaya başladı bile. Yükselen deniz seviyelerinden şiddetli fırtınalara kadar, iklim değişikliği artık hayatımızda ve harekete geçmek hiç bu kadar acil olmamıştı. Birçok yerde bu önceliğin, barışçıl sivil itaatsizliklerle kendisini göstermesi bekleniyor.

 

Şimdi birçok organizasyon, dünyanın her yerinde öne çıkan tehlikeli fosil yakıt projelerini hedef almaya başlayacak.”

 

Bizim burada enerji bulimisi sınırsız. Türkiye fosil enerji fakiri ama güneş ve rüzgâr sayesinde yenilenebilir enerji zengini. Ama baş tacı kömür ve tüm fosiller! Tüketimde 2013 verileri: %31 doğal gaz, %29 ithal ve yerli kömür, %27 petrol, %4 HES ve eser miktarda rüzgâr, güneş ve jeotermal. 2023’te kömürün üretilen enerjide payının %30 olması ve son derece vasıfsız yerli kömüre öncelik verilmesiöngörülüyor. Kömür, sözümona enerjide millî bağımsızlığın adresi. Oysa kömür madenleri ve besledikleri termik santraller yerine geniş istihdam sağlayan doğa dostu tarım ve turizm ile güneş enerjisi tercih edilse maliyet-kâr ne olur diye merak eden yok. Unutmayalım Somalı madenciler işçileşmek zorunda kalan çiftçilerdir.

 

Kömürün diğer karanlık yüzü iklimin sonunu getirmekte olması. Küresel ısınmanın baş sorumlusu karbondioksit salınımının yüzde 40’ı kömür kaynaklı.Hâlihazırdaki gücü 60 GW olan millî şebekede güneş enerjisinin 600 MW ile sınırlı tutulması ise hükümetin güneş enerjisine soğuk bakışının kanıtı. Güneş enerjisine getirilen sınırlama teknik değil, siyasî ve malî bir tercih. Kömür ve doğalgaz yatırımlarına benzer bir sınırlama hiçbir zaman getirilmedi. Fiyatı giderek düşse de güneş enerjisinin nisbeten pahalı olduğu biliniyor ama hem temiz, hem çevredostu, hem insan dostu, hem de yenilenebilir enerji kaynağının bir bedeli var. Eğer yaşanabilir bir dünya istiyorsak…

 

Türkiye’nin muradı kalkınmak, büyümek, zenginleşmek, tüketmek, har vurup harman savurmak, yarınından yiyerek gününü gün etmek. Böylesi bir dünyevî, maddiyatçı hırsla yürüdüğünüzde göz hiçbir şeyi görmez. Her yol, her araç mubahtır. Dolayısıyla iş cinayetleri, doğa katliamı, kent ve kültür yağması, canlı olan herşeye saygısızlıkta çoğumuz, bilinçli ya da bilinçsiz suç ortağıyızdır. Soma katliamıyla kışın dış mekânda sigara keyfini sağlayan ısıtıcı arasındaki ya da Hopa’daki sel felâketi arasındaki ilintiyi aman atlamayalım.

 

CENGİZ AKTAR / HABERDAR