• 19.03.2016 00:00
  • (1497)

Cuma notları

 

72 koşul ve yolsuzluk

 

Vize muafiyeti için Ankara’nın önüne koyulan koşullar arasında Kamu Düzeni ve Güvenliği başlıklı 3. Blok koşullar Türkiye’nin gayri şeffaf yapısını tasvir ediyor ve yapılması gereken işleri sıralıyor.

 

http://ec.europa.eu/dgs/home-affairs/e-library/documents/policies/international-affairs/general/docs/turkey_second_progress_report_en.pdf

 

•    Organize Suçlarla Mücadeleye Yönelik 2016-2018 yılları arası geçerli bir Eylem Planının hazırlanması; başta uyuşturucu, insan, silah kaçakçılığı ve sahtecilik olmak üzere organize suçların her türüyle mücadelenin güçlendirilmesi;

 

•    Türkiye’de bulunan ulusal ve ulusaşırı suç örgütlerine ve bu örgütlerle mücadele yöntemlerine ilişkin AB’ye bilgi sağlanması;

 

•    19 Şubat’ta onaylanan İnsan Ticaretine Karşı Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin uygulamaya koyulması ve bu alandaki ulusal mevzuatın Sözleşme’de ortaya koyulan standartlarla ve AB mevzuatı ile uyumlu hale getirilmesi;

 

•    19 Şubat’ta onaylanan Suç Gelirlerinin Aklanması, Araştırılması, El Konması ve Müsaderesi ile Terörün Finansmanı Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin uygulamaya koyulması ve Türk mevzuatının Sözleşmede ortaya koyulan standartlarla uyumlu hale getirilmesi;

 

•    MASAK’ın kara para aklama ve terörün finansmanı vak’alarını ortaya çıkarma kapasitesini artırmaya devam edilmesi;

 

•    Yolsuzlukla mücadeleye yönelik GRECO tavsiyeleriyle uyumlu mevzuatın düzenlenmesi ve sivil toplum ile yeterli oranda istişare edilerek hazırlanan ve etkin şekilde uygulandığını garanti altına alan şeffaf ve bağımsız bir denetim mekanizmasını da öngören yeni bir ulusal eylem planının oluşturulması;

 

•    Sınır kontrolünden ve düzensiz göçün önlenmesinden sorumlu birimlere yolsuzlukla mücadele eğitiminin sağlanması ve etik kurallarının oluşturulması; kamu görevlilerinin yolsuzluk suçunun sistematik şekilde takibi için gerekli çabaların artırılması.

 

Aşikârdır ki bu koşullar yerine getirilse memleket yolsuzluk konusunda epey yol alır. Ancak bunlar uygulanırken rejim yerinde kalabilir mi? Mesele bu. O yüzden bu koşulların yerine getirilmesi ham hayaldir.

 

72 koşul ve insan hakları

 

Tıpkı Kamu Düzeni ve Güvenliği gibi 72 koşul arasında, ilk bakışta “vize muafiyetiyle ne ilgisi var” denilebilecek birebir Temel Haklar ile ilgili bir blok var.

 

Eğer bu koşullar yerine getirilebilse çok farklı bir siyasî manzara çıkar ortaya. Misâlen “terör” kavramının içeriği değiştiğinde süren davaların çoğu düşer.

 

Tıpkı yolsuzluk için olduğu gibi böyle bir beklenti içinde olmasak da vize muafiyetinin neden olamayacağını anlamak için incelemek mühim.

 

Bu çerçevede yapılması gereken reformlar şunlar:

 

•    Organize suç ve terörizme ilişkin yasal çerçevenin; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, AİHM içtihatları, AB müktesebatı ve AB üyesi Devletlerdeki uygulamalarla uyumlu olacak şekilde gözden geçirilip düzenlenmesi ve mahkeme, kolluk kuvvetleri ve güvenlik güçlerinin uygulamalarının kişi güvenliği ve özgürlüğü, adil yargılanma hakkı; ifade, toplanma ve dernek kurma özgürlüğü ile uyumunun sağlanması;

 

•    Irkı ya da etnik kökeni gözetilmeksizin herkese eşit muamele gösterilmesine ilişkin AB müktesebatı dikkate alınarak, ayrımcılığın önlenmesi alanında yasal mevzuat oluşturulması;

 

•    AİHS İhlallerinin Önlenmesine İlişkin Eylem Planı’nı uygulamaya devam edilmesi ve “İnçal” grubu davalarda AİHS içtihadının dikkate alınması; (“İbrahim İnçal Türkiye’ye karşı” adlı dava başlığıyla bilinen 112 işkence ve hak ihlali davasının hukukî ve maddî tazmini)

 

•    Emniyet mensuplarının, hâkim ve savcıların, hâlihazırda geçerli yasal mevzuatı yorumlarken AİHS ve AİHM içtihadının da göz önüne almalarını sağlamaya yönelik eğitim, destek ve talimatlar sağlamaya devam edilmesi;

 

•    Kolluk kuvvetlerinin kişi haklarını olası ihlallerini gözetim altına alması öngörülen bağımsız bir komisyonun kurulmasına yönelik kanunun oluşturulması.

 

Katliam sonrası mıntıka temizliği

 

3. Ankara Katliamı sonrasında Ankara Belediyesi saldırı mahalini temizlemiş, otobüs duraklarını yeniden yapmış, asfalt atmış. Cillop gibi olmuş herşey. Asla hatırlanmasın, unutulsun gitsin diye. Kötü hatıra ya…

 

Bu memleket 1915’ten bu yana kötü hatırasını silmekle meşgûl. Bir tane dahî “hafıza mekânı” yok. Uğursuz Diyarbekir hapishanesi belki ilk önemli hafıza mekânı olacak günün birinde. O da kolay olmadıydı. “5 yıldızlı otel yapalım şurayı işte” kafasıyla zar zor baş edildiydi.

 

Şu sırada yerle yeksan edilen ilçelerin Tokileşme istikbali aynı kafadır. Dümdüz edelim, yenisini yapalım, unutulsun gitsin.

 

Ne var ki hiçbir hesap sorulmadan sildikçe, yüzleşmeden unuttukça melânet de siliniyor mu? Hiç emin değilim.

 

Nevruz

 

Bu Pazar Nevruz. Son yılların en tehlikeli kutlamasına iki gün kaldı. HDP’nin yaptığı çağrıya mukabil iktidar kutlamaları sanırım her yerde yasakladı. Ya da Newroz kutlaması yasak, devletin resmî Nevruz’u serbest. Doğanın, canlıların kış uykusundan uyanışını, yeniden doğuşu, doğanın bereketli döngüsünü simgeleyen bu bayram kana bulanmasın umalım.

 

CENGİZ AKTAR / HABERDAR