• 30.10.2015 00:00
  • (1666)

 Memlekette Mart 2013’ten bu yana seçim var. Memlekette cumhuriyet dönemi seçim her ne kadar 1946’ya kadar uzansa da seçimlerin âdil ve özgür olduğunu söylemek mümkün değildir. Artık iyi bilinen bir sivil girişim Oy ve Ötesi Mart 2013’ten bu yana sivil, gönüllü, bağımsız ve her partiye eşit mesafede sandık müşahitliğini düzenliyor. Bu seçimde son bilgilere göre 81 ilin 43’ünde, 173 ilçede 55.000 gönüllü ile varlar. Bugün 30 Ekim’e kadar gönüllü müşahit olarak yazılabilirsiniz. Adıyaman, Çorum, Elazığ, Isparta, Kütahya, Maraş, Mardin, Sivas ve Trabzon’da müşahit eksiği var!

Girişim ile ilgili bir saatlik video şu bağlantıda: https://youtu.be/zF2-SE1KfPs Muktedirin sonuçlarını beğenmediği 7 Haziran seçimleriyle ilgili raporları ise şu bağlantıda: http://oyveotesi.org/gecmis-secimler/7-haziran-2015-genel-secimler/7-haziran-2015-genel-secimleri-degerlendirme-raporu/

Diğer partilerin aksine Oy ve Ötesi’nin işbirliği çağrılarına kulak asmayan tek parti tabii ki AKP. Aksine, girişimin başarısı AKtrol dünyasını harekete geçirmiş, bu dahî nasıl etkili olduklarının bir göstergesi. AKtrollerin ne işler karıştırdığını anlamak için Efe Kerem Sözeri’nin jiyan.org’dekihttp://jiyan.org/2015/10/25/oy-ve-hilesi-kimin-hilesi/ araştırmasına ve Ümit Kıvanç’ın bu konuyla ilgili yazısına bakılmalı http://riyatabirleri.blogspot.de/2015/10/oy-ve-hilesini-anladk-da-irem-cevik-kim.html

 

SAAT DEĞİŞİKLİĞİ

Dünya genelinde birçok ülke 25 Ekim’de saatlerini 1 saat geri aldı ve kış saatine geçti. Hangi akla hizmetle belli değil ama emir büyük yerden, memleketin saatleri iki hafta sonra geri alınacak.Seçim korkusundan olsa gerek.

Enerji eski Bakanı Taner Yıldız saat değişikliği uygulamasına karşıydı. Gerekçesi, gün ışığından azamî yararlanmak suretiyle enerji tasarrufuydu. Enerjinin sabahtan akşama çarçur edildiği bir ülkede hayırlı bir girişimdi. Üstelik saat değişikliğinden mustarip olana iyi haberdi. Saat değişikliğiyle ilgili görüş ve değerlendirme muhtelif. Bir yanda sağladığın tasarrufun diğer yanda kaybolduğunu bilimsel olarak kanıtlayan bir dolu çalışma var. Aksini söyleyen de.

Eski bakan bürokratlarına bir yasa tasarısı hazırlattı ve Bakanlar Kurulu’na sunduydu. İçerik sadece beyanlarında mevcuttu, tasarıya ulaşmak mümkün değildi. Ağrı Doğubayazıt’tan geçen 45 derece doğu boylamı referans alınarak GMT+3 yıl boyunca tek saat kabul edilecekti. Yani Doğubayazıt gün ışığıyla işbaşı yaptığında Edirne sabahın köründe işbaşı yapacaktı! THY, Diyanet, Borsa olumlu görüş vermişti. Basındaki haberlere istinaden İstanbullu tekstilciler ile “eyvah Avrupa’dan kopuyoruz” diyen “batıcılar” karşıydı. Sonunda kanun çıkmadı.

Oysa gün ışığından azamî yararlanma konusu açılınca merkeziyetçi Türkiye’de kat’iyen akla gelmeyen bir çözüm var: saat dilimleri! Türkiye gibi enine bir ülkede ikinci bir saat dilimi neden olmasın? Böylece gün ışığından yararlanma büyük ölçüde gerçekleşir. Doğu ile batı arası tam bir saat onaltı dakikadır! Saat tek olduğundan ne Ağrılı ne Edirneli aydınlığı tam manasıyla değerlendirir. Bu saçmalığın eziyete dönüşmüş örneği Çin’dir. Toprağı 5 saat dilimine tekabül etse de merkeziyetçi komünist idare 1949’dan sonra Pekin saatini bütün ülkeye dayatmıştır. Pekin’de sabah 8’de işbaşı yapılırken aynı saati kullanan Urumçi’deki Uygur gecenin köründe işbaşı yapar.

 

PERİNÇEK KARARI

Okudunuz nasıl devletçe kutsandığını hazretin. İcraatı: “Elin gâvuruna” soykırımın olmadığını, bunun “emperyalist bir yalan” olduğunu kabul ettirmiş olmak. Oysa Türkiye yine kendi söyledi, kendi dinledi. Strasbourg’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi “soykırım olmadı” demedi, düşünceyi beyan özgürlüğü kapsamında “soykırım olmadı da denilebilir” dedi. Karar Yahudi Soykırımını bu düşünce özgürlüğünden “muaf” tutsa da ve sırf bu yüzden sorunlu olsa da, burada yine işlerine geldiği gibi anladılar. Yıl sonunda 1915’in bilançosu çıkartıldığında bir kara nokta olarak anılacaktır bu garabet.

[email protected]

[email protected]