• 13.03.2015 00:00
  • (1527)

 NEGATİF BARIŞ

İktidar yine sahneye çıktı ve bu defa “iyi şeyler olacak” masalını bu Newroz için anlatmaya başladı. Oysa ne barış inşası için gereken altyapı, ne siyasî irade, ne siyasî vizyon ne de üzerinde mutabık kalınmış bir irade beyanı var. 10 maddelik metindeki yuvarlak ifadeler iktidarın istediği gibi yorumlanmaya uygun. Üstelik seçim hesapları ortamı zehirliyor. Aslında eldeki tek olumlu veri, halkın barışı desteklemesi ama barıştan ne anlandığı belli değil.

Sonuçta iş, üçüncü defa Öcalan’ın Newroz mesajına kaldı. Büyük olasılıkla “TSK’ya karşı silâh bırakmak ve sorunu siyasetle çözmek” mesajını vererek malumu tekrar edecek. Nasıl, ne zaman, hangi şartlarda, bundan söz etmeyecek. İktidarın 12 yılda gelebildiği nokta, literatürde “çatışmasızlık” veya “ne savaş ne barış” hâlini tanımlayan “negatif barış”tır.

 

AKP ÇOĞUNLUĞU TEMSİL ETMİYOR!

İktidarın dayattığı her yasayı, aldığı her kararı meşrulaştırmak için başvurdukları ilk ve son kale “sandıktan çıkmış millî irade”. Yüzlerce kez yazıldı ama anlaşılan millî iradeciler görmek ve duymak istemiyorlar: Rejimin başideologunun tabiriyle “Her seçimi açık ara kazanan ve yine kazanacak olan” AKP bu sonuçlara yüzde 10 barajı muhafaza ederek, temsili budayan tek turlu gayridemokratik seçim sistemine dokunmayarak, iddiaya göre ulufe dağıtıp oy devşirerek ve yine iddiaya göre sandıkta karanlık işler çevirerek ulaşıyor. AKP’nin “müthiş politikaları” ile muhalefetin “ölümcül hataları” üzerine akıl yürütmeden önce bu yalın gerçeği bir daha not edelim. Bakalım bu saadet zinciri böyle ne kadar sürecek.

KADIN CİNAYETLERİ VE BİREYSEL SİLÂH

Cinnet hâlindeki memleketin daima gözardı edilen bireysel silâh tutkusundan bir kez daha söz etmenin yeridir. “Cehennem vatan” bireysel silahlanmada 178 ülke arasında 14. sırada; son 5 yıl artış yüzde 50Sadece yüzde 15’i ruhsatlı 17 milyon bireysel silah dolaşıyor. Hapisteki 151.323 tutuklunun ¼’ü cinayet ve cinayete teşebbüsten. Her yıl ortalama 4500 kişi bireysel silahlarla öldürülüyor. Dersin ki savaş! Bu kan dondurucu istatistiklerin tamamı Umut Vakfı’nın websitesinde: (www.umut.org.tr)

BARAN TURSUN VAKFI

Kolluk kuvvetlerince öldürülen vatandaşların çetelesini tutan, hak ihlâlleri konusunda farkındalık yaratmak için çalışan ve polis kurşunuyla öldürülmüş bir gencin adını taşıyan Baran Tursun Vakfı devleti rahatsız etmişe benziyorwww.baransav.com sitesindeki bilgiye göre İçişleri Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne 18 Şubat’ta “Baran Tursun Vakfını kapatın” talimatı vermiş.

“DUBLE YOL YAPTIK”

Avrupa Yeşilleri eski eşbaşkanı, Avrupa siyasetinin atipik şahsiyeti Daniel Cohn Bendit 2014’te AB’ye yaptığı son ziyarette Erdoğan’la konuşmuştu. “Demokrasi, insan hakları sorduk, duble yol yaptık cevabını verdi” diye dalgasını geçtiğini hatırlarım. DUBLEYOL tıpkı TOKİ ve HES gibi Yeni Türkiyesinin markalarından biri. Geçen haftasonu Çanakkale seyahatinde duble yol tahribatına bir kez daha tanık oldum. Gelibolu- Eceabat arasındaki o iki şeritli narin kıyı yolunda dağı taşı delen duble yol inşaatı yakında bitmek üzere. Çanakkale köprüsü inşaatı kimbilir ne tahribata mal olacak. Keza Bayramiç- Çan arasına da duble yol geliyormuş. Memleket artık, tek faydası yandaş müteahhide para kazandırmak olan, öbür türlü tamamen lüzumsuz ve doğa katili yoldan geçilmiyor.

ÖLÜMCÜL GÖKTAŞI: İNSANLAR

Doğa katli derken, üstelik Fukuşima faciasının yıldönümünde tekrarda daima fayda var. Gerçek Noam Chomsky’nin dediği kadar yalın: “Dünyada canlı türlerinin yok edilme seviyesi, bundan 65 milyon yıl önce, dev bir göktaşının dünyaya çarpıp korkunç ekolojik yıkımlar yarattığı dönemdeki seviye ile aynı. Dinozorlar çağı o zaman sona ermiş, dinozorlar yeryüzünden silinmişti. Aynı şey şimdi de oluyor, yalnız bir farkla: Göktaşı biziz!

[email protected]

[email protected]