• 7.11.2014 00:00
  • (1451)

İşte bu yüzden iyiler, ne para için yönetmeye razı olurlar, ne de şeref için; çünkü yönetmelerine karşılık ücret isteyecek olurlarsa, kendilerine ‘ücret kölesi’ derler diye korkarlar. Yönetim mevkiinden faydalanarak gizlice para çekecek olurlarsa, ‘hırsız’ derler diye korkarlar. Şeref için de razı olmazlar; çünkü şerefe düşkün değildirler. Bu yüzden yönetimi üzerlerine almak için karşılarında bir zor, bir ceza bulunması gerekir. Belki bu yüzden, bir insanın yöneticilik işine kendiliğinden, zorlanmayı beklemeden atılması ayıp sayılmıştır. Cezanın en büyüğü de, kendimiz yönetmek istemediğimiz zaman, daha kötü biri tarafından yönetilmemizdir. Bence, değerli insanlar yönettikleri zaman, içlerinde bu korkuyla yönetirler. İşte o zaman bir nimete konmak, rahatlarını sağlamak için değil, yönetimi emanet edecek kendilerinden daha iyi veya kendilerine eş kimseler bulamadıklarından, ister istemez yönetimi üzerlerine alırlar; çünkü sadece iyi insanlarla dolu bir kent kurulabilseydi, insanlar herhalde, şimdiki gibi yönetmek için değil, yönetmemek için uğraşırlardı.”Eflâtun,Devlet, MEB, Yunan Klasikleri Dizisi, s.20

 

2400 yıl önce tartışılıyor bunlar...

 

İŞSİZLİK

 

Resmî işsizlik artık iki haneye oturdu. İşgücüne katılanlar arasında işsiz olanların sayısı üç milyona çıktı. 2008’de Batı’daki krizin buraya yansıması dışında yakın zamanda böyle bir yükseliş yaşanmadı. Bütün bunlara rağmen haber bile olmuyor. Yeri gelmişken işsizlik,çalışabilir yaştaki nüfusun içinden işgücüne katılanlar üzerinden hesaplanır. İşgücünekatılanlar ise bilfiil istihdam edilenler ve iş arayanlardan oluşur. Memlekette, çalışabilir yaştaki nüfustan işgücüne katılanlar yüzde 50 civarıdır. Gelişmiş memleketlerde bu oran yüzde 70-80 civarıdır. Burada çalışabilir yaştaki vatandaş, iş bulamayacağını varsaydığından, vasıfsız olduğundan ve kadın ise eve kapatıldığından, işgücüne katılmaz. Katılsa Türkiye’nin işsizlik oranı şimdiki oranın üç misli olurdu. Bunu gözlemle kanıtlandırmak mümkün: Siz gelişmiş bir memlekette bir işgünü, iş saatinde Türkiye’deki kadar sokakta dolaşan insan gördünüz mü hiç?

 

YA TARIM İŞÇİLERİ?

 

Isparta Yalvaç’ta elma bahçesinde çalışan işçileri Gelendost’a götüren midibüs kaza yaptı. 17 kişi öldü, 28 kişi yaralandı. Çoğu kadındı. “Dayıbaşı” daha çok kazanmak için 24 kişilik midibüse 46 kişi bindirmiş. (http://bianet.org/bianet/emek/159646-medyanin-trafik-kazasi-dayibasilik-ve-mevzuat?bia_source=newsletter)

 

Ekonomistlerin istihdam istatistiklerinde üvey evlât muamelesi gören tarım işçileri hakkında CHP’li vekil Mahmut Tanal’ın Çalışma Bakanı’na soruları şöyle: 5,8 milyon tarım işçisinin yüzde 83,1’inin sigortasız çalıştırıldığı doğru mu? Neredeyse tamamı sigortasız çalışan tarım işçilerine yönelik Bakanlık hangi çalışmaları yaptı? Sigortasız işçi çalıştıran işverenlere karşı Bakanlığın bugüne kadar herhangi bir yaptırımı oldu mu? Cevap ve sorumluluk belli ki Allah’a havale! Tıpkı tarım dışında çalışanlar gibi,zira onlar da sendikasız.

 

ŞAKA DEĞİL

 

Dünya Bankası’nın hazırladığı yıllık “İş Yapma Endeksi” (Doing Business) 189 ülkede yerel şirketlerin iş kurma ve iş yapmalarını etkileyen düzenlemeleri araştırır. Türkiye sıralamada 51’den 55’e düşmüş. Endekste Türkiye için yetersizliğine dikkat çekilen kıstas hangisi dersiniz? İnşaat izni alınması zahmetli ve uzunmuş! “İnşaat İzni Alınması” kıstasında gerideymişiz. Dünya Bankası’nı ciddî bilirdik!

 

VERGİNİZ NEREYE HARCANIYOR

 

52 stk’dan oluşan ve eşgüdümü Bilgi Üniversitesi Sivil Toplum Kuruluşları Eğitim ve Araştırma Birimi tarafından sürdürülen Kamu Harcamalarını İzleme Platformu 2014 raporunu açıkladı. (www.kahip.orgRapor tüyler ürpertici ve sosyal yardım şampiyonu iddiasındaki iktidar hakkında oluşmuş olumlu algıyı yerine oturtan cinsten. Acilen okunmalı.

 

[email protected]

[email protected]