• 19.09.2014 00:00
  • (1708)

 Çarşamba akşamı Amerikan Senatosu’nda John Kerry: “IŞİD petrol kaçakçılığını hangi ülkeler üzerinden yapıyor” sorusuna, “Türkiye veya Lübnan” diyor. Mersinli sağlık personeli “Biz tedavi ediyoruz onlar kafa kesmeye gidiyor. IŞİD militanlarını tedavi etmekten bıktım” diyor. Sınır elek gibi! Rehinelerden önce hükümetin El-Kaide klonlarına verdiği destek malum, artık kimbilir nasıldır. Bütün Kürtler Türkiye hayalkırıklığı oldu diyor. Hükümet ne İsa’ya ne Musa’ya yaranabilir bir hâlde, günü kurtarmaya çalışıyor. Radarlarda Batı karşıtı/ IŞİD yanlısı görüntü veren Türkiye var artık. Bu kadar çıplak.

CUMHURBAŞKANININ BAŞBAKANI

Davutoğlu muteber basınla yaptığı kapalı toplantıda “Muhatabınız artık benim, Cumhurbaşkanı değil, O, siyaset ve partiler üstü bir konumda” demiş. Bir başbakan bunu söylüyorsa zaten muhatap alınmıyor demektir.

Başbakan tayin edilince, devlet âdeti üzre ilk resmî ziyareti Kıbrıs’a yaptı. Orada barış çağrısında bulunmuş. Ancak “Kıbrıs Rum Yönetimi”ne hitaben, “Anadolu’dan Kıbrıs’a, anavatandan yavru vatana engel tanımayız. Denizleri derinlerden aşarız, Anadolu’nun suyunu yavru vatana getiririz. Bunu da kimse engelleyemez” diye kükremeyi de ihmal etmemiş. Hatırlarım, daha birkaç yıl önce “oyun kurucu dünya devleti” iken Kıbrıs sorununu küçümser, ölçek büyüterek o sorunu da bilvesile çözeceğimizi söylerdi. Ölçek küçülmüş zahir.

DİN DERSİ

Cem Vakfı “Din kültürü ve ahlak bilgisi” ders kitaplarında Alevî inancının da gereği gibi yer alması talebiyle Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurdu, talebi reddedildi. 2005’te 2000 kişi adına İdare Mahkemesi’nde dava açtı, reddedildi. Temyizi Danıştay reddetti. Sonunda dava AİHM’e gitti. Mahkeme oybirliğiyle daha önce benzer nedenle açılmış ve Türkiye’nin mahkûm olduğu bir davayı emsal göstererek davacıları haklı buldu. Peki, Başbakan ne dedi? Ateist de olsanız din bilgisi önemlidir yollu bir şeyler söyledi. Doğru da mezkûr ders diğer tektanrılı ve çoktanrılı dinler, diğer inançlar, inançsızlar üzerine de bizim mi haberimiz yok?

Hükümet bu kararı uygulamayacak. “Kökü dışarıda” olan AİHM’den çıkışın kilometre taşları döşeniyor.

BM MACERASI

Oyun kurucu dünya devletiyken özgüven patlamasıyla âleme nizamat veren hükümet 2009-2010’da BM Güvenlik Konseyi üyeliği yaptıktan sonra 2015-2016 dönemi için de aday oldu.Pek âdetten değildir, sıra vardır. Üstelik art arda yapılan diplomatik hatalarla, bir vakitlerin parlayan yıldızı çoktan kaydı. Bu sefer olmayacağı anlaşıldı ama bol keseden yapılan lobi harcamaları ve lüzumsuz sefaretler elde kaldı.

BM Genel Sekreterliği’ne gelince, sıra Türkiye’nin dâhil olmadığı Doğu Avrupa Grubu’nda. Dolayısıyla Abdullah Gül’e biçilen istikbal ham hayal.

DÜNYA DEVLETİNİN KORKULARI

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) için Koalisyonadlı 150 ülkeden 2.500 stk’dan oluşan örgüt bu ayın hedef ülkesi olarak hâlâ Roma Statüsü’ne taraf olmamış Türkiye’yi seçti. Dünyanın barbarlığına ibretlik kararlar alacak kalıcı bir ceza mahkemesiyle çözüm arayışları 1998’te Roma Statüsü’nün kabulüyle başladı, 2002’de 60 ülkenin onayıyla UCM resmen çalışmaya başladı. Bugün taraf ülke sayısı 122.

Uluslararası denge ve denetleme mekanizmaları oluşturan antlaşma ve sözleşmelere daima mesafeli davranan Türkiye UCM’de de yok.Kürt iç savaşında ve Kıbrıs işgâlinde TSK’nın rolünün UCM’ye intikâl etmesinden korkan hükümetler UCM ile ilgilenmemişlerdi. Şimdilerde hükümetin Irak ve Suriye’deki rolü nedeniyle UCM ile ilgilenmesi imkânsız.

ORHAN DOĞAN BARIŞ ÖDÜLÜ

Pazar 21 Eylül (1 Eylül değil) Dünya Barış Günü’nde İstanbul’da verilecek ödül artık hep Orhan Doğan adını taşıyacak. Geçen yıl “Temennim odur ki, kimseler barış demezken güler yüzüyle barış için çalışan rahmetli Orhan Doğan’ın adı ödülde daimî olsun” demiştim. Çok isabetli oldu.

[email protected]

[email protected]