• 12.09.2014 00:00
  • (1560)

 AKP’nin aklı başındayken düzgün işlere imza atmış olan iktidara yakın Sivil Dayanışma Platformu’ndan (SDP) mail geldi. IŞİD’e karşı yürütülecek savaşa karşıymış. Müslüman “ülkelerde demokratik sistemlerin inşa edilmesine karşı kurulan komplolar ve uluslararası kamuoyunun bütün bu yaşananlara seyirci kalması maalesef IŞİD gibi tepkisel bir anlayışın oluşumuna sebebiyet vermektedir” deyü. Batı’nın ve Şii ağırlıklı hükümetlerin Irak’ta işlediği suçları sıralamış. İşin tuhafı suçlular arasında IŞİD var. “IŞİD’i Batı kurdu” demeye mi getiriyor acaba?

Kimse Irak’taki kırılgan yapay devleti fiilen bölen, ortalığı kan gölüne çeviren ABD müdahalesinin hayırlı bir şey olduğunu söylemiyor. Sünnî dünyada, müdahale ve sonuçlarına isyan eden pek çok mütedeyyinin olması da anlaşılır. Kaldı ki bunun için Sünnî olmaya gerek yok. Ama ne Irak ve Türkiye dâhil diğer Sünni devletlerde demokratik kavgadan bahsetmek mümkün ne de IŞİD’in “demokrasi geri gelsin” diye bir derdi var. İslâm ve devlet adı altında ortalığı kasıp kavuran bir terörist güruhu, o kadar.

Ancak “IŞİD’i anlama” gerekçesiyle savaşa karşı olma, “darbe oluyor” yaygarasıyla memlekete “Erdoğan Sağlam İrade” afişi asmaya benzemez. Türkiye’nin koalisyonun aktif veya pasif ortağı olarak, sınırdaşlıktan ötürü ateş hattında olduğu açık. En üst seviyede askerî ve sivil güvenlik önlemlerinin alınması, bugüne kadar düşman bellenen IŞİD karşıtı silâhlı Kürt ve Arap gruplarla irtibatta olunması gereken son derece tehlikeli bir döneme giriyoruz. IŞİD kayırıcılarına son bir söz: Mezhep kardeşliğinin IŞİD’in umru olmadığını rehine fiyaskosuna rağmen hâlâ idrak edemediniz mi?

FITRAT, ŞAHADET, CİNAYET

Yeni Türkiye’cilerin acelesi var! İlk sekiz ayda 1.264 işçi iş cinayetine kurban gitti. Bu bir rekor. 2013’ün tümünde 1.235 işçi ölmüştü. (www.guvenlicalisma.org) Kaza oranının en yüksek, sendikalaşmanın da en düşük olduğu sektör inşaat. Sendikacı Aziz Çelik’e göre özel sektörde 1.000 sendikalı inşaat işçisi bile yok.

Türk-İş’in verdiği bilgiye göre bugün Başbakan ve Çalışma Bakanı sendikalarla iş güvenliği konferansında biraraya gelecekmiş. Bakanlık konferans düzenleme konusunda ehildir. Soma cinayetinden hemen önce 5-7 Mayıs’ta, alay eder gibi, hem de uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı’nın yedincisini düzenlediydi!

MAMOSTE

Millî Eğitim yeni eğitim yılında 75- 80.000 yeni öğretmen ataması yapacak.Ancak bunların yalnızca 15- 20’si Kürtçe öğretmeni olacakmış. Oral Çalışlar’da okudum. Mardin Artuklu Üniversitesi’nin Yaşayan Diller Enstitüsü Başkanı Kadir Yıldırım “Bizim 1000 mezunumuza ilaveten Muş, Bingöl, Diyarbakır ve Van’daki üniversitelerimizden de 200 civarında Kürtçe öğretmen adayı mezun oldu. Geçen yıl seçmeli ders olarak Kürtçeyi seçen öğrencilerin sayısının 28.000 olduğunu biliyoruz” demiş.

İktidar, anadil meselesini hafife alıyor.Bugün düğmeye basılsa ancak yıllar sonra ehil mamosteler yetiştirebilir. Müfredat konusu ayrı muamma. Bakanlıkta bu meseleler üzerine kafa yoran var mı? Bakanlık sivil toplumun (DİSA) bu konudaki çabasından ne kadar haberli? Dün Kerwas köyünde köylülerin emeğiyle yapılan Kürtçe okulunu yıkmak için askerî operasyon başlatıldı. Kürtler tabii ki başının çaresine bakacak.

ARKEOLOJİ Mİ DEDİN?

Arkeoloji tıpkı çevre ve kültür gibi lafını duyunca betoncu taifenin tabancasını çektiği bir sözcüktür. İktidarın lügatçesinde ise inşaatı geciktiren çanak çömlektir. Uyduruk etki analizlerinde dikkate bile alınmaz. Oysa arkeolojik bir hazinenin üzerinde oturuyoruz.

Yeri gelmişken, 60 ülkeden 11.000 üyesi bulunan Avrupa Arkeologlar Birliği’nin bu yılki kongresi İstanbul Teknik Üniversitesi Taşkışla’da başladı, pazara kadar sürecek. 70 ülkeden 1.929 bildiri, 267 poster sunumu ile 3.000’in üzerinde bilim insanı katılıyor.

[email protected]

[email protected]