• 6.06.2014 00:00
  • (1661)

 Fiiliyat resmîleşti ve İstanbul’un iki uru fermanla toplantı alanı olarak tayin edildi. Valiliğin açıklamasında Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 6. maddesi gereği Avrupa Yakası’nda sadece Yenikapı Sahil Alanı, Anadolu Yakası’nda da sadece Maltepe Sahil Alanı’nda miting yapılabilecek. Böylece iktidar, toplantı özgürlüğünü istisna, sınırlamayı ise kural hâline getiriyor. Oysa Türkiye’nin, bu özgürlüğü tanımlayan AİHS 11. maddenin ihlâli konusundaki sicili ve AİHM’in Türkiye aleyhindeki içtihadı kabarık.

Hukukî kepazelik kadar vahim bir zihniyet var ortada. İktidar, toplum fobisi olan her otoriter rejim gibi had safhada bir kontrol uyguluyor. Bakalım nereye kadar.  

DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ

Dündü. Tıpkı 8 Mart Kadınlar Günü gibi...Geriye kalan günler erkeklerinÇevre Günü için de böyle, yılın geriye kalan günleri çevre karşıtlarının, bilinçli ya da bilinçsiz. BM’nin Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli IPCC’nin en son çıkan 5. Değerlendirme Raporu ve ondan öncekiler 194 ülke tarafından onaylandı. Bulgular ışığında alınması gereken önlemleri uygulayan var mı? Yok!

GELİBOLU MİLLÎ PARKI İPTAL

Gelibolu Millî Parkı yasasında temel değişiklikler bu hafta Meclis alt komisyonunda görüşülmeye başlanıyor. “Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihî Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun Tasarısı”ilememlekette nispeten korunabilmiş bir alan daha muhtemelen elden gidiyor. (http://web.tbmm.gov.tr/gelenkagitlar/metinler/309350.pdf

İŞBİTİRİCİLİK

AKP’nin işbitiriciliği dillere destandır. Lâkin iş, işi bitirmekle bitmiyor, esas olan işi doğru düzgün yapmak. Hızlı tren katliamından kömür madenlerindeki açgözlülüğün ölümlü sonuçlarına, Beyoğlu’nun kâbus kaldırımından Marmaray’ın rıhtımına, lüzumsuz otoyollardan boş meskenlere, Haliç metro köprüsünden musibet HES’lere kadar AKP projeleri hatalı, müsrif, pahalı ve ölümcül. Uzun lafın kısası “daima hizmet” artık “daima hezimet”e dönüştü.

TÜRK SİNEMASININ 100. YILI

Kültür Bakanlığı’na göre 14 Kasım 1914’te ilk Türk sinemacısı Fuat Uzkınay Ayastefanos- Yeşilköy’deki Rus Abidesi’nin yıkılışını filme çekmesiyle başlamış. Bu filmle ilgili belge olmadığı gibi 1914 daha Osmanlı. Osmanlının ilk sinemacıları da Makedonyalı Yanaki ve Milton Manaki kardeşler. Agos’un haberinde Igor Stardelov, Makedon, Türk ve Yunan sinemalarının Manaki kardeşlerle başladığını hatırlatıyor. Tarihi Müslümanlaştırarak ve Türkleştirerek yeniden yazmanın sonu yok. Ayasofya ısrarında olduğu gibi...  

SIRADANLAŞAN POLİS ŞİDDETİ

Baran Tursun Vakfı bundan böyle gündelik hayatın ayrılmaz parçası olan polis şiddeti ve sonuçlarıyla ilgili çetele tutuyor.  (http://www.baransav.com/) Verdiği bilgiler tüyler ürpertici. Alıntılar: “Gezi olaylarının başlangıcı olan Mayıs 2013 sonlarına kadar 27’si karakollarda olmak üzere 135 kişinin ölümünden polis sorumlu tutuldu. Mayıs 2014 tarihi itibari ile bu sayı 160 kişiye çıkmıştır. 2007’de yeni Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu her ne kadar bir asayiş yasası olarak yürürlüğe girdi ise de, esasında bu yasa toplumla mücadele yasası olarak polis gücünü ordulaştırdı. Ordulaşan polis gücü ülke sokaklarını savaş alanına çevirmek suretiyle, hak arayanlara ve duyarlı topluma karşı adeta ‘cephe’ savaşına girişti. Gezi’denönce polisi ‘korumacı güç’ olarak algılayanlar, Gezi’den sonra polisi ‘korkulan, sakınılan ve baskı gücü’ olarak algıladılar.”

Ortalığı kasıp kavuran paramiliter Güven Timleri ile hükümetin Jandarmayı bir nevî kır polisi yapacak teklifini de sayarsak dört dörtlük bir polis devletine kavuşmak üzereyiz.  

Ali İhsan Korkmaz Vakfı’nın kuruluşunu da bu vesileyle haber edelim. 

[email protected]