• 16.05.2014 00:00
  • (1783)

 İktidar ile ortaklarının Yeni Türkiye’si Jön Türklerin iktidarını çağrıştırmıyor mu?Yerini aldığı istibdat rejimini aratmayan, hak ve hukukun envai çeşit keyfî ihlâlini halk ihtilâliyle doğrulayan, muhalefeti düşmanlaştıran, her itirazı gayrimeşru sayan, dışarıda ve içeride kudrete tapan, milliyetçi ve devletçi.

CUMHURBAŞKANLIĞI ADİSYONLARI

Eski tarz siyaset erbabının seçim mühendisliğinin kat’iyen etik olmayan bir yanı var. Sırtında böylesine ağır bir şaibeyle dolaşan bir siyasetçi saygın bir memlekette bırakın şu veya bu makama aday olmayı her şeyden evvel bulunduğu makamdan ânında istifa eder, kendini aklamaya çalışır. Bizde ise herşey normalmiş gibi seçim adisyonu yapılıyor, olan biten sıradan vaka sayılıyor. Vatandaşı böyle bir seçime mahkûm etmek etik çürümenin vardığı uç nokta. Türkiye’deki kötü alışkanlıkların, hesapvermezliğin ve hep üste çıkarak yolsuzlukları örtbas etmenin sonu bir gün muhakkak gelecek.

Cumhurbaşkanlığı konusunda illâ bir şey söylemek gerekirse, aklıma hep René Dumontgeliyor. 1974’te Fransızcumhurbaşkanlığı seçiminin sürpriz adayı Dumont, tüketim toplumunun nimetlerine boğulmuş Frenklerin o vakitler hiç farkında olmadığı çevre sorunlarından bahsetme cesaretini göstererek iz bırakmış bir ziraat profesörüydü. Seçim sisteminden istifade ederek aday olmuş ve sistemi ilk turda sonuna kadar kullanarak istediği bütün mesajları vermişti. Böyle bir aday çıkabilse keşke, alacağı oydan bağımsız, teşhir etse her ahlâksızlığı, küstahlığı, beceriksizliği, cahilliği...

İDAM CEZASI YENİDEN

Yakın zamanda art arda çocukları hedef alan kör şiddet tahammül edilir gibi değil. Allah yakınlarına sabır versin. Ne var ki bu şiddetin devlet şiddetinin tepe noktası olan idamla çözüleceğini sanmak ilkel kısas dürtüsüne ve kan davası töresine savrulmaktan başka bir şey değil. İdam cezasını, kaldırıldığı her memlekette geri gelmesini isteyen olur. ABD’de idam cezasının kaldırılması için çaba sarfeden baskı grubunun websitesinde(www.deathpenaltyinfo.orgbulunan 2009’da Northwestern Üniversitesi’nde yapılanaraştırma, önde gelen suç uzmanlarının yüzde 88’inin deneyimlerine dayanarak idam cezasının caydırıcılığının bir efsane olduğunu bir kez daha ortaya çıkarıyor. İdam cezası müebbet hapis cezasından daha caydırıcı değil. Uzmanların yüzde 75’i ana sorunu şöyle tanımlıyor: Politikacıların ölüm cezasını gündemde tutmalarının nedeni suçları nasıl da sert cezalandırdıklarını göstererek kamu vicdanını sömürmeleridir. Dünyanın taşrası diye bir mahalle var mâlum!

BİZİM STRATEJİK MERKEZLER

İllâki birinden gelen mail kutunuza düşmüştür. TÜRKSAM Uluslararası İlişkiler veStratejikAnalizler Derneği, BİLGESAM Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi, ORSAM Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi, TASAM Türk Asya Stratejik AraştırmalarMerkezi,USAK Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu, TESAM Türkiye Ekonomik Siyasal ve Stratejik Araştırmalar Merkezi, Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi ve daha niceleri... Sıradan vakıf üniversitelerinin neredeyse tümünde en aşağı bir stratejik merkez mevcut. Ortak özellik, hepsinin sihirli kelime “strateji”den dem vurması. Strateji: 1803’te devrim sonrası Fransa’sında askerî hükümet! Etimolojik olarak Rumca “stratos- ordu” ve “agein- yönetmek” köklerinden türetilmiş askerî bir kavram. Külliyen dış politika çalışan,devlete göbekten bağlı bu merkezlerin temel önkabûlü Türkiye’nin stratejik önemi”, ürettikleri de bunun üzerine bina edilmiş ürkütücü boyutta ve akademik ciddiyetten uzak birlafazanlık. Dile “düşünce kuruluşu” olarak çevrilen bu “think tankordusu, tankın bol olduğu buna mukabil think’in pek olmadığı yazıhaneler.

SOMA

İktidar ahlaken çoktan çökmüştü Soma’da gömüldü. Din, iman, kader, fıtrat, şehadetle çıkamaz oradan. 

[email protected]