• 4.04.2014 00:00
  • (1655)

 Seçim oldu ama kavga bitmedi. Hile iddiaları ayyuka çıkmış durumda. Daha beteri, iktidar partisinin yarattığı ve nemalandığı hukuk tanımaz ortam. CHP’nin Üsküdar belediye başkanadayı İhsan Özkes, DHA söyleşisinde “...sandıkta kazandığımız bir seçimi de masada kaybetmek istemiyoruz. Burası Tayyip Erdoğan’ın oturduğu yer, AKP'nin kalesi olabilir. Ancak burası Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bir yerdir. Bu ülkede zerre kadar hak, hukuk ve adalet varsa bunun tecelli etmesini bekliyoruz”derkenzorbalığa işaret ediyor. Melih Gökçek, rakibi Mansur Yavaş için “seçilse bile düşürülürdü” gibi açık bir tehdidi çekinmeden dile getirebiliyor. Üsküdar ve Ankara’nın büyük usta için ne anlama geldiğini biliyorduk ama bunlar, bırakın hukuku artık devletin çöktüğünün açık delilleri.

Rojava’ya sınır olan Urfa Ceylanpınar’da ise belediye meselesini aşan bir sorunla karşı karşıyayız. Hükümetin himayesinde olduğu iddia edilen Al-Nusra mücahitlerinin Ceylanpınar seçimine müdahil oldukları ve AKP’li adaya hile hurda kazandırdıkları iddiaları vahim ve endişe verici. Seçildiği varsayılan başkanın Çeçen başkenti Grozni’deki Moskova yanlısı başkanlar gibi kendi milisiyle sokağa çıkması daha vahim. KCK’nin bu ilçe ile Ahlat ve Kağızman konusundaki uyarısı, oldu bittiye getirilen seçimlerin daha bitmediğini gösteriyor.

Bu seçimde vatandaş belki ilk kez attığı oyun akıbeti için seferber oldu. Bu sayede, 1946’dan bu yana çokpartili sistemde oy kullanan ve sandık konusunda deneyimli olduğu iddiasındakiTürkiye’de oy atma sisteminin nasıl uyduruk olduğunu gördük. E-devletin daha uğramadığı, el yordamıyla ve hiç şeffaf olmayan iptidaî bir sistem.

Yerel seçim mevzuu ayrı bir komedi. Tayyip Erdoğan plebisiti olacağını biliyorduk ama seçim kampanyasında adayın ne adı ne sureti belli olan, oy pusulalarında adayın adı yazmayan bir yerel seçim ancak Türkiye gibi aşırı merkeziyetçi bir memlekette olur.

Ve son olarak iktidar kalemlerinin pervasızca dile getirdiği “hadi seçim bitti artık beyaz sayfa açalım” temennileri. Ne talihsizdir ki “beyaz” tam da iktidarın seçim sonucuyla yolsuzluktan aklanma iddiasıyla örtüşüyor.

 

AKP’NİN ORMAN MASALI

Bartın Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Erdoğan Atmış ve Batuhan Günşen’in “Türkiye’de hükümetlerin ormancılık politika ve uygulamaları üzerine eleştirel bir değerlendirme (AKP örneği)” araştırmasını Özer Akdemir’in Evrensel’deki haberi sayesinde öğrendik. Çalışmada AKP’nin orman ve yeşil masalları faş ediliyor. Akademisyenler “AKP’nin ormanlara bakışı genellikle kaynaklardan yararlanmaktan çok, kaynaklardan gelir elde etmeye çalışmak şeklinde olmuştur” derken temel yaklaşımı gayet veciz anlatıyor. AKP ormanı değerlendirmiyor, satıyor. Satarken de bir dolu kılıf uyduruyor.

Ormancılık masalını anlamak için şu örnek kâfi: “2007’de gerçekleştirilen ağaçlandırma miktarının 31.500 hektar olmasına rağmen, yetkililer tarafından 450.000 hektar ağaçlandırma yapıldığının açıklandığı, beş yıllık programda ağaçlandırılacak alan miktarı olarak 2,3 milyon hektarlık bir sahanın açıklandığı, aslında programın yüzde 73’ünün rehabilitasyon denilen ve ormancılık bilimi ile bağdaşmayan bir uygulama olduğu...”

Çalışmada ayrıca, işgâl ettiği orman alanının işgalcisine ucuza satılması demek olan 2Bdüzenlemesiyle ilgili iyi bir derleme var. Çalışmaya ulaşmak için:http://foresteconomics.org/atmis.pdf

 

MEGAPROJELER WEBSİTESİ

İstanbul Serbest Mimarlar Derneği İSMD zavallı şehrin ve şehirlilerin kâbusunun mükemmel bir haritasını çıkarmış. Yukarıda sözünü ettiğim orman katlinin de haritası aynı zamanda:www.megaprojeleristanbul.com

[email protected]