• 21.02.2014 00:00
  • (7805)

 İktidarın kanunsuzlukları örtbas etmek ve yangından mal kaçırmak için kırıp dökmeyeceği hak ve hukuk yok. Ancak bu tasarrufların, özellikle İnternet Yasağı konusunda bir işe yaraması mümkün değil. Zira özgürlük İnternet’in özünde var. İsteyen her dünya vatandaşı 15 dakikada kendi sitesini kurarak engelsiz yayın yapabilir. Haramzadelerin, Redhackçilerin engellenir engellenmez nasıl ânında yeniden yayına geçtiklerini görüyoruz. Bu devirde neyi kimden gizliyorsun?


Agos
’ta Serhat Koç “Güvendiğiniz bir ülkeden bir uydunet şirketi ile anlaşıp, çanak yoluyla internet almak ve o interneti yan binadaki arkadaşla, o da diğer bir arkadaşla paylaşa paylaşa bir meshnet ağı oluşturabilir ve sansürden kurtulabiliriz” diyor. Bianet de kapsamlı bir yasaksavar kılavuzu hazırlamış: (http://bianet.org/bianet/insan-haklari/153441-yeni-internet-yasaklarini-asma-kilavuzu)

Kılavuzdaki Google’ın desteklediği ve başlamak üzere olan uproxy paylaşımının tanıtımı açık: “İnternet artık herkesin alışık olduğu inanılmaz fırsatlar sunar. Ama çevrimiçi olmak özgür ifadenin ciddî biçimde kısıtlandığı toplumlarda yaşayan her üç dünyalıdan biri için çok farklı şeyler ifade eder.Yolsuzluklara bulaşmış veya zalim gruplar Internet’in altyapısını kontrol eder ve yurttaşların İnternet trafiğini sansürlerler, izlerler veya yanıltırlar. Bir İnternet kullanıcısı ne zaman bir bilgisayardan websitesine girmeye çalışsa, bağlantısı gerçekleşmeden önce bir yerel ağdan bir İnternet hizmeti sağlayıcısına, sonra uluslararası bir ağa gitmek durumundadır. Bu yolculuğun her evresinde bağlantı bir saldırıya veya tahribata açıktır.”

İnternet Yasağı tam bir olmayacak dua. Buna rağmen Abdullah Gül neden bu saçmalığa bulaştı? Ceberutluğa ortak olarak siyasî kredisini bitirdi? İktidar işte böylesine körleştiren bir olgu.

Oysa memleketin daha az değil daha fazla İnternet’e ihtiyacı var. İnternet sadece kişisel hedonizme hizmet eden bir araç değil, demokrasinin olmazsa olmazlarından biri hâline gelmiş durumda. Denge ve Denetleme Ağı 18 Şubat’ta yayımladığı Politika Notu’nda “İnternet teknolojisinin ekonomik, hızlı ve yaygın bir alan oluşturmasından hareketle, denge ve denetlemenin sağlanmasında İnternet’in daha yoğun bir biçimde kullanılmasına imkân tanınmalıdır” diyor.

Yasa değişiklikten önce de yetersizdi. AB buna geçen ekim ayında dikkat çekmişti. İlerleme Raporu’nun 53. sayfasında: “İfade özgürlüğünü sınırlayan ve vatandaşların bilgi edinme hakkını kısıtlayan, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un Avrupa standartlarına uygun olarak revize edilmesi gerekmektedir” yazıyor.

Bu maskaralığa rağmen rejimin güzellemecileri arsızca ortalıkta İnternet Yasağı’nı savunuyorlar.


YAPIN ŞUNLARI MEBUS DA KURTULALIM

Rejimin güzellemecilerinden hakikaten illallah! Üstelik bu taifenin çoğunun müşterisi yine neşet ettikleri mahalle... Yeni taşındıkları mahallede kale alındıklarını pek zannetmem.

Eskiden ara seçim daha sık yapılırdı. Artık genel seçimden 30 ay geçmeden ve genel seçime bir yıl kala yapılamıyor. Yani daha çekeceğimiz var şu mebus namzetlerinden.


Z.D. İLE E.Ö’NÜN BEBEKLERİ

Z.D. kızımızın maceralarını duyunca bebeğini gerçekten kaybeden E.Ö’yü hatırladım. Birkaç yıl önce basında, Erdoğan’ın rektörlerle düzenlediği bir toplantıyı protesto eden öğrencilere yapılan polis müdahalesinde polislere “vurmayın hamileyim” demesine rağmen karnına tekme ve copla vurulan E.Ö. kızımızın bebeğini kaybettiği haberi vardı.

Z.D’nin ibretlik hikâyesini “Kabataş Meselesi” adı altında kılı kırık yararak anlatan Ümit Kıvanç’tan muhakkak okuyun: (http://riyatabirleri.blogspot.com.tr)


[email protected]