• 24.01.2014 00:00
  • (1820)

 İktidar neyse ki bir günde iki krizi göze alamadı ve hükümetin Merkez Bankası’na dikte ettiği faizi sabit tutmanın olumsuz sonuçlarıyla yetindi! İktidar medyasında neredeyse “zafer” olarak nitelendirildiyse de Brüksel’de AB tarafı açık bir dille HSYK’yı bu şekilde güncellemenin AB’nin müstakbel üyesi Türkiye’de erkler ayrılığının köküne kibrit suyu dökerek hukuk devletini ortadan kaldırma riski taşıdığını ve bu gidişatın sonuçta AB sürecine büyük zarar vereceğini söyledi. Başbakan da karşılık olarak herhangi bir taahhüt altına girmedi. Eğer HSYK taslağı bu hâliyle yasalaşırsa kriz sadece ertelenmiş olacaktır. Mesele bundan ibaret!


ŞARK KURNAZLIĞI

Eli kulağında kanunlaşmak üzere olan ve iktidar medyasınca AB’nin de ikna olduğu sanılan yeni HSYK yasa tasarısı özetinden iki alıntı yapalım şimdilik.

(Tam metin www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem24/yil01/ss523.pdf)


Madde 13.
 Hâkim ve savcılar hakkında inceleme ve soruşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin işlemlere olur verme yetkisi Kurul Başkanına verilmiştir;


Madde 14.
 Teftiş Kurulu Başkanını, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcıları ve Genel Sekreter Yardımcılarını atamak yetkisi Kurul Başkanına verilmiştir.


Kurul Başkanı ise Adalet Bakanı! Hem hâkim hem savcı!


DEMİLİTARİZASYON

İktidar cephesinden yükselen utangaç “asker artık aklansın” seslerinin utanç verici olduğunu hatırlatmaya gerek yok. Üstelik zırva her geçen gün yeni boyutlara ulaşıyor. Hukukî süreçlerin amacı Ergenekon, Balyoz darbeleri ile hesaplaşmak değil meşru hükümete zarar vermekmiş. Askersizleşme konusunda başından beri “bana dokunmayan asker bin yaşasın” düsturuyla hareket eden o hükümetin bu davalar sonucunda asker nezdindeki imajına zarar verildiğini anlayabiliriz hâliyle.


2013’ÜN SİCİLİ

İkinci rapor İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nden (www.guvenlicalisma.orgaralıkta 112 işçi ölümüyle yılı 1.235 ile kapatmış bulunuyor Türkiye. 2012 yılı bilançosu 878. Bu talihsiz insanların 103’ü kadın, 59’u çocuk, 22’si de göçmen işçi. Tebrikler Türkiye.

Üçüncü rapor İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden. (http://www.hrw.org/world-report/2014/country-chapters/turkey) Hükümetin 2013’te kendi gibi düşünmeyen herkese gösterdiği tahammülsüzlüğün 2013’te nasıl giderek arttığını anlatıyor. Sorunlu yargı ve adalet sistemi, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar ve bütün bunların sonucu olarak yerleşen otoriter ortamın Kürtlerle barışı çıkmaza soktuğunu söylüyor. New York merkezli kuruluşun direktörüKenneth Roth’un rapora genel girişinde göze çarpan önemli husus demokrasinin seçimlerden ibaret olduğu ülkelerde çoğunlukçuluğun verdiği tahribat. Türkiye bu gruba dâhil. Yine tebrikler.


KRİZ VE KAOS ORTAMINDA HİCİV

Cuma notlarının en sonuna değil en başına gelmesi gerekiyor hicvin. Toplumların kriz dönemlerinde, hele ifade özgürlüğünün takrir-i sükûna dönüştüğü bir evrede hiciv gibisi yok.


Zaytung 
zaten uydurma mı gerçek mi artık belli değil. Malzeme öyle bol ki, yazarları harikalar yaratıyor. Baattin hakeza. Twitter uzunluğunda müthiş mesajlar... İki yeni keşfettiğim sitewww.onediocom ve www.listelist.com

Bir de kaosla birebir ilgisi olmayan ama her dem müthiş bir ucube şehir heykelleri sitesi var. Güzel yurdu baştanbaşa daha da güzelleştiren: http://spektakulersehirheykelleri.tumblr.com


[email protected]

http://www.taraf.com.tr/cengiz-aktar/makale-cuma-notlari-58.htm