Bana göre HAYAT


15.10.2013 - Bu Yazı 1736 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Son zamanlarda “hayatı ciddiye almak” ya da “almamak” tarzı ifadelerle çok sık karşılaşır oldum ne demek istendiğini pek kavrayamadan.Çünkü böyle bir ifade ben ve hayatım ikilisinden oluşan bir bakış açısı üzerinde şekilleniyor gibi.

Bu satırları yazdığım akşamın öğle sonrasında,”Kendime yeni bir hayat lazım,kendime yeni bir neden lazım” sözleriyle başlayan bir şarkıyı dinlerken,kaleme almak istedim.Hayata hayli beklenti yüklüyordu.

“Ben” ve “hayatım” ya da ben ve şeyim tarzı bölünme sürdürüldükçe,diğer insanlara ve aslında parçası olduğumuz halde dışımızda oluştuğu sanısında olduğumuz olaylara beklenti yüklemek kaçınılmaz oluyor.

Dolayısıyla,şarkı sözündeki” lazım”ları kimin tedarik etmesi gerektiğini anlayamadım.Atom-altı parçacıklar gibi bizlerin de soyutlanmış bireyler olarak bir varlığımız olamaz,ancak aramızdaki bağların içinde varolabilir,fark edilebilir,kendimizi fark edebiliriz.

Doğayla olan bağımızı çoğumuz yitirmiş olduğundan,geriye sadece birbirimizle olan bağlar kalıyor ve bu zor bir durum,çünkü doğadan kopmuşluğun yalnızlığını karşılamaya yetmiyor.

Üstelik doğaya karşı saygılı davranamamış insanın,birbirinin varlığına nasıl saygılı olabileceğini anlamak da kolay değil;nice uygarlıkların yok edilmiş ya da sırf kendinden farklı olduğu için aşağılanmış olduğu düşünüldüğünde.

İnsanlık olarak gelinen aşamada,yalnızlığımızı birbirimiz ile giderme ihtiyacımız,aramızda bağ oluşturmak ve o bağa bir şeyler katmak yerine,birbirimize her zamankinden daha çok benmerkezci beklentiler yüklemeye başladığından bu yana kendimizi,birbirimize daha da yabancılaşmamıza neden olan girdapların içinde savrulur halde bulmaya başladık.

Son zamanlarda yaşananları ya da yaşanamayanları,her şeye rağmen,insanlık tarihinin geçirdiği aşamalardan biri olarak görme eğilimindeyim,bazılarının düşündüğü gibi insanlığın sonu değil.

Bana bu gidişin bir aşamasında bir yerlere fena halde çarpmadan kendimizi aramaya yönelemeyeceğimiz gibi gelse de bu tabii ki bir kehanet değil,bilemem.

Bence önemli olan yaşamakta olduğumuz zaman.

Çığrından çıkmış görünümdeki kargaşaya ”nasıl” katıldığımızı idrak edebilmek ve bize olumsuz gelen olgulara “rağmen kendimizi varedebilme” yolunda uğraş vermek.

Yazdıklarımın,nasıl yaşanacağına ilişkin yönergeler ya da somut çözüm önerileri bekleyen okuyucumda düş kırıklığı yaratacağını biliyorum,ama onların beklediği bilgilere sahip değilim.

İnsan dünyasını merkez alan bir alanda çalışmış olmanın ve birey olarak yaşadıklarım, karşılaştıklarımı bazen durup tahlil etmek ihtiyacından kaynaklı paylaşımda bulunup dertleşmek istedim.

Hayatımın ilk dönemleri,çoğu şimdi bana saçma görünen şartlandırılmalarla,sonraki bölümü de bu şartlandırılmalardan arınmaya çalışmakla geçti.

Arınma çabalarımın bende bir boşluk yarattığını sanmıyorum,”meli-malı” lar azaldıkça yerini insanın doğasında varolduğuna inandığım sağduyu aldığından herhalde.

Yaşadıklarımdan öğrendiğim şey,ben ve ötekiler diye bir ikilinin olmadığı ve insanın kendine bir hayat ısmarlayamayacağı oldu.

Bana göre, hayat bir dizi rastlantı ve bizim o rastantılarla birlikte “nasıl varolduğumuz,ya da olmadığımız”

Önce günaydın,sonra biraz haz,biraz acı,biraz aşk,biraz hayal kırıklığı,biraz sıcaklık,biraz yalnızlık,biraz boyun eğme,biraz başkaldırı ve ardından iyi geceler.

Düş gücü ve tutkuları engellenmişler için ise hayat,çocukken oynadığımız oyunların büyüyünce izin verilmeyen oyunsuzluğu.

Bence hayat,burada saydıklarımla ve saymadıklarımla,tartışılması gerekmeyecek kadar sıradan ve yalın.

İnsanlık tarihi boyunca onu karmaşık bir hale getirme yönünde öyle ustalaşmışız ki bazılarımız bununla ilgili bir şeyler söyleme ihtiyacını duyuyoruz.

Hayatın kendisinden çok,onu çözülmesi zor bir yumağa nasıl dönüştürdüğümüzü anlatabilme umuduyla.

Bunlar benim görüşlerimdi, başkalarının her zaman söyleyecek farklı şeyleri olacak.

Mutlu ve keyifli bayramlar.

Facebook Yorumları

reklam
9.4.2016
Ali Demirsoy
6.4.2016
ÖNCE KARIŞTIR SONRA BARIŞTIR
26.3.2016
Para, iktidar, güç
22.11.2015
Kapitalizmin çanı neden çalar !
22.9.2015
Fıtrat farkı
21.8.2015
Erdoğanın üslubu
12.8.2015
“Ne Yaptı Bize Bu Devlet”
25.7.2015
BARIS BLOKU
22.7.2015
Ölümsüzlüğe uğurluyoruz ...
12.7.2015
Yanılmış olmayı çok isterdim
21.6.2015
Her taziye zaruri midir?
18.6.2015
Süleymana da kalmayacaktı elbet ! Gözümüz aydın
19.03.2015
Örtülü Ödenek,,,
05.02.2015
RANT PANİKTE !
25.01.2015
İnsanın bir değer olması
11.01.2015
Hangi Din?
24.12.2014
Cemaat mi büyük, AKP mi ?
10.12.2014
Kaybetme korkusu
16.11.2014
İnsan Var Olsun
13.11.2014
Ağaçların öfkesi sermayeyi yenecek
14.10.2014
Ne demek sokağa çıkın demek?
09.10.2014
"Başka bir dünya mümkün"nün yolu Rojova devriminden geçer
04.10.2014
KOBANİ'DE ATEŞ ALTINDA
30.09.2014
KOBANİ İZLENİMLERİ
24.09.2014
KOBANİ'YE GİDİYORUZ
20.09.2014
Savaşın kaybedeni daima çocuktur, Ruhi Su Anısına...
18.09.2014
IŞİD...
09.09.2014
İşçi ölümlerinde birinciyiz, peki ya Kürt ölümlerinde !
04.09.2014
"Selamun Aleyküm" Davutoğlu
16.08.2014
“Yeni Yaşam Çağrısı” Şımartıyor
28.07.2014
UMUT OLSUN
04.07.2014
Cumhurbaşkanı İstemiyorum...
02.07.2014
Sivas Katliamı, Madımak Katliamı
19.06.2014
"12 EYLÜL" İŞKENCE DEMEKTİ
08.06.2014
LİCE DE YAPILAN KATLİAM YOL AYRIMIDIR
31.05.2014
Ne yazık ki hala bekliyoruz !
18.05.2014
DENSİZ BAŞBAKAN MI ?
16.05.2014
ışığımız sönmesin, sen de ses ver...
14.05.2014
ONLARDA HAİN BİZDE MİLLİ İRADE
11.05.2014
KARANLIKTAN BESLENEN YARASALAR
04.05.2014
Türkiye ve Basın Özgürlüğü
28.04.2014
Nükleer Enerji Sinop'a ölüm getirecek...
23.04.2014
Yıl 2014 23 Nisan
08.04.2014
DEDİK,GÖRDÜK, YÜRÜYECEĞİZ...
04.04.2014
Türkiye “Yerinden ve özyönetim şansını beş yıllığına erteledi.”!
12.03.2014
KİM SUÇLU?
07.02.2014
Faşizm neydi?
30.01.2014
TEK ALTERNATİF NEDEN HDP
07.01.2014
Hırsız mı,Hırsızlık mı?
30.12.2013
PKK ve Empati
29.12.2013
İSTİKRAR VE HUKUK
18.12.2013
Babalar ve Oğullar…Yıl 2003
12.12.2013
Mandela …
28.11.2013
Biri KAMER! miş, biri YILDIZ ! mış...
26.11.2013
Emniyet ALEVİLER'den ne istiyor?
15.11.2013
Berkin İçin
13.11.2013
Bir gavat başka bir gavat'ın ayağına basmaz
04.11.2013
KUANTUMU ÇÖZEN PARTİ !
02.11.2013
Meclisin hakkı temsil edildi
30.10.2013
“evet”-“hayır” konuş ki seni görebileyim !
29.10.2013
Umuda yolculuk
20.10.2013
Bayramdan kalan izler
15.10.2013
Bana göre HAYAT
07.10.2013
Oğlum Azmi sen Vali olabilirsin
01.10.2013
Ne kaa Demokrasi, O kaa Paket
19.09.2013
İNSAN YERİNE KOYDUK, ADAM YERİNE KOYDUK!
11.09.2013
KİLİSE, CAMİ, SİNEGOG, CEM EVİ…
03.09.2013
TEŞEKKÜR…
29.08.2013
ÇOCUK GELİN İSTER MİSİNİZ !
17.08.2013
Gezi Parkı Tutsaklarına Özgürlük
13.08.2013
Hepimize geçmiş olsun !
03.08.2013
ROJOVA, ROBOSKİ VE VİCDAN
31.07.2013
‘Bu devlete verecek bir kuruşum yok!’
28.07.2013
Mısır'da demokrasi kazanacak!
26.07.2013
#‎direnhamile
24.07.2013
Kürt doğmak ne zor şey be anne...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive