Berrin Sönmez

gazeteduvar.com.tr



Bookmark and Share

Cinsel suçlar 'kapsam dışı' aldatmacası


29.03.2020 - Bu Yazı 267 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İnfaz paketi adıyla dilimize yerleşen Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin ikinci kısmı olarak yine bir torbaya tıkıştırılmış halde karşımıza gelmesi bekleniyordu. Ancak beklenenin aksine ceza muhakemelerine ait düzenlemeler içerdiğini gördüğümüz bu ikinci paketin kamuoyu önünde tartışılması pek mümkün olmadı. Çünkü kimilerinin umutla, kadın ve çocuk hakları savunucularının endişeyle gözlediği infaz düzenlemesinin de hemen bu ikinci paketin ardından TBMM Başkanlığına sevk edilmeye hazır olduğu duyuruldu.

Ve henüz ortada olmayan taslak metnin içeriğine dair haberler basına pompalandığı için geçen haftayı hayli yoğun yaşadık. Tıpkı korona virüsü ve salgınla mücadele konularında pek çok yalan yanlış bilgi dolaştığı gibi bu paket de her köşeden ayrı söylemin yükselmesiyle kötücül gizemli hale büründürüldü. Kafaların yeterince karıştırılması, yasa teklifinin etraflı tartışılmasını önleyebilir, bu hengamede teklifin yasalaşması kolaylaşabilirdi. Dolayısıyla toplumu geren bir tablo yaratıldı. Yıllardır cezaevlerinin kapasitesini kat kat aşan doluluk oranını nedeniyle af beklentisi vardı.

Kadın ve çocuk hakları savunucularıysa eril şiddet faillerinin ve özellikle cinsel suç faillerinin bu kapsamda tahliyesine engel olmak için yoğun çaba harcıyordu yıllardır. Özellikle çocuk istismarını evlilik kılıfıyla “masumlaştırma” eğiliminin görünür olduğu 2016 yılından bu yana toplum, tepesinde sallanan Demokles’in kılıcıyla tehdit altında yaşıyordu. Aynı yıllarda MHP af söylemini gündeme taşıdığı için kimileri ümit kimileri kaygı yaşar olmuştu. Yıllardır devam eden bir gerilimden söz ediyoruz yani. Derken korona günleri başlayınca, pek çok ülke sosyal izolasyon ihtiyacıyla cezaevlerini boşaltma, mahkumları tahliye etme yoluna giderken Türkiye gündemine infaz indirimi yeniden oturdu.

Nergis Demirkaya’nın infaz paketinin hızlandığı bilgisini içeren “Cezaevlerinde korona” alarmı başlıklı haberinde gördüğümüz gibi af, siyasi gündemin ilk sırasına tekrar yerleşti. “İşte infaz paketi” başlıklı Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya’nın yazısından içeriğe kolaylıkla ulaşılabilecek olan taslak için iktidarın mutabakat arayışına girdiğini de biliyoruz. Önce MHP ile fikir ayrılıklarını giderip taslakta ortaklaşan AKP sonrasında CHP, İyi Parti ve HDP ile de sunduğu taslak üzerinden görüş alışverişine yöneldi.

İktidar, devlete karşı işlendiğini iddia ettiği suçları infaz paketinin kapsamı dışında bırakıyordu. Terör suçları hariç ifadesi, düşünce ifade hürriyetini alabildiğine daraltıp terör kavramı içine atan siyasi akılla hazırlandığı için pakete göre gazeteciler, hak savunucuları muhalifler yararlanamayacak. Ama uyuşturucuyla ilişkili suçlar ve cinsel suçlar af kapsamında olacak. Yıllardır beklenti yaratılan bu af ya da indirim konusunda her zaman söylediğimi yine tekrarlayarak Çakıcı, torbacı, tecavüzcü, tacizci yararlanacak şeklinde özetleyebilirim bu teklifi.

Siyaset için, yargı için az utanç değil. Bu utancı tek başına taşımak istemeyen iktidar ve müttefiki, kendisine suç ortağı arayışına girişti. Yıllardır kriminalize ederek siyaset yapmasını engelledikleri HDP’nin kapısına bile gidişleri bu ağır yükü yalnız taşımak istemeyişlerinden kaynaklanıyor. Yani muhalefetin bu paketi meclise gelmeden durdurma şansı var ama muhalefet partileri popülizmden ne kadar uzak ki, ümidimiz olsun. Evet cinsel suçlar ve kadına yönelik şiddet suçları hakkında infaz indirimi istemiyor kimse ama çocuğun cinsel istismarını evlilik adıyla sunma kurnazlığına direndiklerinden emin olmak zor.

Geniş bir özetle genel gidişi hatırlattıktan sonra şimdi medyada yaratılan kafa karışıklığını izah etmeye çalışayım. Bilindiği gibi 24 Mart’ta kadın hareketi sosyal medya eylemiyle pakete tepkisini ortaya koymuş ve yıllardır istenen düzenlemeyi bir kere daha durdurmayı başarmıştı. Kadınlar bu defa da cinsel suçlara infaz indirimi teşebbüsünü erteletmeyi başardı çünkü kadın talepleri o kadar haklı ki, kimsenin aksini söylemesi mümkün değil. Salı günü meclise getirilmesi beklenen teklif gelemedi. Ancak malum siyasi kurnazlıklar da bitip tükenmek bilmiyor.

Kadın hareketinin erteletme başarısını yok sayıp yaşanan gelişmeden Erdoğan’a puan aktarma yoluna gidildi medya kalemşörleriyle. #CinselSuçlaraİndirimOlamaz başlıklı sosyal medya eylemini takiben Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen bir toplantının haberleri sardı ortalığı. Yazılanlar, muhalefet partilerine sunulan taslağın içeriğinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın haberi olmadığı izlenimi verecek şekilde kurgulanmıştı adeta. Uyuşturucu ve cinsel suçlar için “Erdoğan’ın kırmızı çizgisi” deniyordu, toplantıdan aktarılan bilgilerde. Ve Erdoğan’ın kendi sözleriyle tepkisini yazısına taşımıştı Abdülkadir Selvi: “Ortada fol yok yumurta yokken, henüz muhalefet partilerinin görüşleri alınıyorken, bazı muhalefet milletvekilleri ve sosyal medyada birileri ‘AK Parti cinsel istismar suçlarını affediyor’ diye haksız suçlamalarda bulunuyorlar. Yok böyle bir şey.”

O “birileri” kadın hareketi bilindiği gibi ve aktarılan cümleler başlı başına anılan toplantının ve paketin ertelenme sebebinin sosyal medya eylemi olduğunu gösteriyor. Adeta itiraf. Ancak Selvi farklı taşıyor tabi durumu yazısına ve talimattan söz ediyor: “Terör, kadına ve çocuğa cinsel istismar ve kadına şiddet, adam öldürme ile uyuşturucu kesinlikle kapsam dışında tutulacak.” Erdoğan’ın toplantıda verdiği talimat böyleymiş.

Aynı gün aynı gazetede yayınlanan haberde ise “yok öyle bir şey” sözüyle inkar edilen çocuğun cinsel istismarına af düzenlemesinin, başka bir pakete aktarılacağı ve infaz paketinden önce meclise sunulacağını öğreniyoruz. Cuma deniyordu haberde şimdiyse salıya kaldığı söyleniyor. Tabi sadece zamanlama değil kafa karışıklığının sebebi. Cinsel suçlar af kapsamında mı af kapsamı dışında mı, sorusunun cevabı muğlaklaştırılıyor.

Çocuğun cinsel istismarı suçunu erken evlilik kılıfıyla meşrulaştırmak isteği doğrultusunda planlanan kurnazlık var ortada. Kurnazlık, suçun af kapsamı dışına alınması değil sadece infaz paketi kapsamı dışına alınması. Erken evlilik adı altında ayrı bir düzenleme yapılarak infaz paketinden önce yasalaştırma teşebbüsü, tecavüzcülerin affedildiği gerçeğini perdeleme kurnazlığı. Katmer katmer perdeden söz ediyoruz tabi. Önce çocuğun cinsel istismarını evlilik kılıfına sarıp perdeliyorlar. Ardından af paketinden çıkarma kurnazlığıyla yeniden bir perdeye daha sarılıyor. Pür tesettür siyasi kurnazlıkla çocuğun cinsel istismarı af kapsamından değil af paketinin kapsamından çıkarılmış oluyor.

Kapsam dışı sözünün karşılığı bu ve affedilmeyecekleri söylemi de böylece aldatmacadan ibaret. Gözbağcılığı kararının alındığı, Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen bu toplantıya kimler katılmış onu da haberden aktaralım ki bu muhteşem taktikte katkısı bulunanlardan hiç kimse kendisini dışlanmış hissetmesin: “Tarabya’daki Huber Köşkü’nde telekonferans yöntemiyle düzenlenen toplantıda İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da yer aldı. Görüşmeye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, AK Parti TBMM Grup Başkanı Naci Bostancı, AK Parti Grup Başkanvekilleri Mehmet Muş, Mehmet Emin Akbaşoğlu, Cahit Özkan, Özlem Zengin, Bülent Turan da Ankara’dan katıldı.”

“Virüs gölgesinde yargı adımları: Erken evliliğe düzenleme” başlıklı köşe yazısıyla konuya dahil olan Hande Fırat da “içerden” görüşler aktarmayı seçmiş: “…üst düzey bir isim, ‘Evlenmişler bitmiş. Zaten getirdiğimiz cezalarla artık erken evlilik olmaz. Ancak ortada bir mağduriyet var, özellikle çocuklar açısından’ dedi.” Çocuğun cinsel istismarı suçu, bu istismarın neticesi olan çocukların mağduriyeti araç kılınarak affedilmek isteniyor. Benzer şekilde Romanlar da cinsel suçları af utancına kılıf olarak kullanılıyor: “Düzenleme yasalaşırsa yaklaşık 300 kişinin yararlanacağı belirtiliyor. Yüzde 80’inin Roman olduğu bilgisi var. Romanların hem AK Parti hem CHP milletvekillerinden düzenli olarak bu konuyla alakalı talepte bulundukları ifade ediliyor.”

Peki üst düzey yetkilinin iddiası doğru mu ya da ne kadarı doğru, sorusuna cevabı Roman derneklerinde aradım. Görüştüğüm Roman Hakları Derneği temsilcileri ise erken evlilik, çocuk evliliği gibi isimleri kullanmaktan kaçınarak çocuğun cinsel istismarı suçunun Romanlarla anılmasından rahatsızlıklarını belirttiler. Sadece kendi derneklerinin değil bütün Romanların çocuk istismarına gerekçe gösterilmekten rahatsızlık duyduğunu, açık dille ifade ettiler. Romanlara yaşatılan toplumsal ayrımcılığın devlet politikasına dönüşmüş hali olarak değerlendirdiler “yüzde sekseni Roman” iddiasını. Gelecek yazımda Roman hak savunucularının ve çocuk hakları savunucularının sözleriyle af ve çocuk istismarı konusuna devam edeceğim.

Facebook Yorumları

reklam
12.05.2020
Çağın medeniyet eşiği: Toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesi ve İstanbul Sözleşmesi
10.05.2020
Darbe, kültürel iktidar, İstanbul Sözleşmesi
5.05.2020
İktidardan tecavüzcülere bayram müjdesi
3.05.2020
'De facto diktatörlüğü' yükselten sacayağı: Din-akademi-gongo
28.04.2020
Erbaş’ın sözü İlahî hükümmüş! Pes!
26.04.2020
Yaratanın mağfireti yaratılmışa merhametten geçer
21.04.2020
Cinayet mahallinde karantina ve İstanbul Sözleşmesi
12.04.2020
İnfaz paketinden canlı tutanakla madde on dokuz
31.03.2020
Cinsel istismara af teşebbüsünde Romanlar 'araç' kılınıyor
29.03.2020
Cinsel suçlar 'kapsam dışı' aldatmacası
16.03.2020
İktidarın kadın politikasına DEVA olabilir
10.03.2020
Rengârenk coşkulu isyanımız korkutuyor
8.03.2020
KONDA Nafaka dosyası: Toplum mühendisliğine cevap
3.03.2020
Kültürel terör kavramı yeni Baas yöntemi olmalı
1.03.2020
İdlib şehitleri parti içi mesele mi?
18.02.2020
Linç değil alkış gelince yükselen umut
11.02.2020
Yeni deliller de haram icadına elverişli değil
5.02.2020
Şiddet seviciler yasa yapıcılara karş
3.02.2020
Kızılayla gelen AKP Kızılayla gider
28.01.2020
İslam ve Sol Çalıştayının ardından
27.01.2020
TÜİK eşitlik karşıtı lobinin mi emrinde?
21.01.2020
AKP liberalizmi, laiklik, feminizm
19.01.2020
Din-devlet kıskacında muhalefet
14.01.2020
Erken evliliklerle mücadelede stalkingin önemi
12.01.2020
Yargı, Anayasa ve yasadan emir alıyor olsaydı…
7.01.2020
Çocuğun cinsel istismarının affı olmaz
5.01.2020
Yasaya uymayan görevli genelgeye uyar mı?
30.12.2019
Kanal İstanbul mu, II. Enver mi?
23.12.2019
Bir AKP sorunu olarak Şehir ve BİSAV
18.12.2019
Yasa ve anayasaya rağmen İçişleri Bakanı hakkı
16.12.2019
Retorik ve sağ siyasetin karanlık yüzü
10.12.2019
Kadınları değil katilleri durdurun!
8.12.2019
Hayatta kalanın başarı öyküsü: A.A. için adalet
4.12.2019
Emine Erdoğan, eril şiddet ve Akitle mücadele
2.12.2019
Saadet Partisi nereye?
26.11.2019
Kadın örgütlerine terör ithamı, istismarcıya af
25.11.2019
Çakıcı affı: Suçu, eril şiddeti ve trafik terörünü teşvik
20.11.2019
Kayyım politikası pilot bölge uygulaması gibi
18.11.2019
Abdülhamit Gül: Kadın kazanımlarından geri adım atılmayacak
12.11.2019
Kandil, düalizm, devletçilik
11.11.2019
Vahdetten düalizme giden yol: Kandil
5.11.2019
Önleyici tedbir kararlarına itiraz kadınları öldürüyor
29.10.2019
Pekin+25 ve Cumhuriyet değerleri ışığında kadının konumu
27.10.2019
Yargı reformuyla cinsel istismar yasallaştırılıyor
22.10.2019
İstanbul Sözleşmesi ve Emine Bulut kararı
21.10.2019
Boşama ve boşanma, düşen n ile açılan gedik
15.10.2019
Savaş çığırtkanlığıyla nafaka karşıtlığı iç içe
13.10.2019
Savaşın emrinde din, soykırıma Nobel
8.10.2019
Nafakada restorasyonla geçmişi canlandırma isteği
6.10.2019
Biraderlik dayanışmasını pekiştiren ‘Kız Kardeşler’
1.10.2019
Şüpheden mağdur yararlanmalı
22.09.2019
Yargı reformu paketinden kötü sürpriz çıkar mı?
23.08.2019
Terör bahanesiyle kolektif ceza
13.08.2019
Kutsadığınız aile hangisi?
11.07.2019
Ümmet kim? Parçalanan ne?
2.07.2019
Neden kavram ataerki cinayeti olarak değişmeli?
24.03.2020
Karantinada ekonomik tedbirler ve eril şiddetle mücadele
22.03.2020
Salgınla mücadelede bile göçmenlere yer yok
11.07.2019
Ümmet kim? Parçalanan ne?
2.07.2019
Neden kavram ataerki cinayeti olarak değişmeli?
25.06.2019
İstanbul’un seçiminde dindar kadınların rolü
18.06.2019
Beka tutmadıysa FETÖ ithamı cepte
29.05.2019
Açlık grevi hakkında söylenmeyenleri söyleme zamanı
23.05.2019
Müzeyyen Boylu’nun çocukları nerede?
21.05.2019
Allah kadını dövün demiyor
16.05.2019
İYİ Parti'nin sessizliği
9.05.2019
İmamoğlu kolları sıvadığında
30.04.2019
İçinde sığınma evi geçmeyen bir sığınma evi çığlığı
23.4.2019
Bodrum, Bodrum Kadın Dayanışması ve KöyBox
18.4.2019
Kışlar var baharlar içre
4.4.2019
Biraz da dertleşelim
2.4.2019
Şiddet dili out sükûnet ve güleryüz in
28.3.2019
İmama küsüp camiye gitmemezlik yapmayın
19.3.2019
Hıristiyan terörist ve Ayasofya
14.3.2019
Dindar algıda EŞcinsellik terörü(!)
26.2.2019
Uygur’un ve Kürt’ün çile kardeşliği
19.2.2019
Çift hukukluluk tehlikesi kapıda mı?
14.2.2019
Erken evlilik lobisine dinden bakış
12.2.2019
Medya hukuk siyaset kıskacında kız çocuğu
5.2.2019
Kadınsız yerellerde bağımsız kadın meclisleri
29.1.2019
Sivil toplum, demokratik yönetişim, Turan Hançerli
24.1.2019
Kadınlar belediye başkanı olmalı! Çünkü…
22.1.2019
İktidarların beden politikası ve başörtülü kadın
15.1.2019
'Belediyeleri Kadınlarla Sınamak'
10.1.2019
Birine mansıp birine cezaevi
4.1.2019
Eşcinsellere şiddeti reva gören dindarlık
27.12.2018
Boşanma, nafaka, erken evlilik aynı tezgahın ürünü
25.12.2018
Çocuk koruma yerine şiddet savunuculuğu
20.12.2018
Psikolojik şiddet politikasıyla seçime doğru
18.12.2018
Kadın beyanı karşıtlığında Dilipak aşaması
13.12.2018
Kent yaşamı için kadınlar ve hak savunucuları
29.11.2018
‘Şehrin anası, analar’ devrini açma zamanı
27.11.2018
Sosyo-klinik arıza olarak eşitlik ve adalet karşıtlığı
22.11.2018
Kendimizi emanet edemediğimiz hukuk
20.11.2018
Basit bir ziyaret mi misyon-vizyon sorunu mu?
16.11.2018
Avrupa Ordusu, kime yarar?
15.11.2018
Yeni mücadele alanı uzlaştırmaya direnmek
13.11.2018
İktidarın kadınlara uyguladığı psikolojik şiddet
8.11.2018
Ya saymayı bilmiyorsunuz…
6.11.2018
Hanife’nin katilleri saymakla bitmez!
1.11.2018
İstihdam, ekonomik eşitlik, nafaka
30.10.2018
Yasama maratonu ve nafaka karşıtlarının ikna turları
25.10.2018
Ret edilen EYT önergesinin düşündürdükleri
23.10.2018
Hanımlar beyleri ikna edecek, marş marş!
18.10.2018
Kürtler muhtar bile mi olamayacak?
16.10.2018
İki tabut
12.10.2018
Nafakada yeni politika: Boşanmayın barışın!
9.10.2018
Nafaka çalıştayı, sistem, demokrasi
4.10.2018
Nafakayı 217 yıl sonra konuşalım!
2.10.2018
McKinsey danışmanlığı ve eril şiddet aynı aklın ürünü
25.9.2018
Çakıcı affı ya da siyasetin açmazı
23.9.2018
Aşure mesajı ne yana Alevi açılımı ne yana düşer?
19.9.2018
Siyasetin sağı solu
15.9.2018
Karma eğitim, cinsiyetçilik ve sosyo-biyoloji
12.9.2018
İnsanın primat yanı
8.9.2018
Dünya malı erkeğe ahlak kadına mülk!
5.9.2018
Devleti, otoriteyi put edinen dindarlık
1.9.2018
Çocuk feryadıyla yürütülen kampanya
29.8.2018
Nafaka 'sorun' değil, sorumluluk mecburiyeti
25.8.2018
Sektörde ve dizide taciz
22.8.2018
Gözü yaşlı bayram
4.8.2018
Keşke yürüselerdi, keşke herkes yürüse
1.8.2018
İktidarın kadın haklarıyla imtihanı
28.7.2018
Din-Devlet çatışmasında turnusol: Kadın Hakları
25.7.2018
Devşirilen Din: Milli Görüşten Ulusalcı İslama Evriliş
21.7.2018
İdeoloji ve akçeli işler
18.7.2018
Soykırımın ayak sesi: Assam yeni Arakan mı?
14.7.2018
Patronları ve eril zihniyeti koruma bakanlığı
11.7.2018
Bindiğimiz alamet gittiğimiz…
7.7.2018
Yazar onur için değilse ne için yazar?
4.7.2018
İdam, hadım, kayıplar ve deli sorula
30.6.2018
Rant ekonomisinin düsturu: Çıkınca merdiveni çek!
27.6.2018
Galip sayılır bu yolda mağlup
23.6.2018
Kadınların sandık motivasyonu
20.6.2018
Seçimden önce yardımcısını, ekibini tanıtan kazansın
16.6.2018
Nefisle imtihan sonrası şükür bayramı
13.6.2018
Vesayetin İnce ayarı
9.6.2018
Erdoğan Demirtaş'ı neden desteklemeliydi?
6.6.2018
Cumhur İttifakının seçim vaadi: FETÖ’ye, tacizciye af; Kürde inkâr
2.6.2018
İYİ Parti ve 2K sorunu
31.5.2018
HDP'de organizasyon değil ama moral, motivasyon yerinde
30.5.2018
Seçim beyannamelerinde kadın ve eşitlik -2 - CHP
23.5.2018
Kadınların alkışını sadece HDP hak ediyor
16.5.2018
Bitmeyen şarkı: Adalet arayışı ve seçim ilişki
12.5.2018
Ey siyaset! Kadın hakları tali mesele değil...
9.5.2018
Münafıktan tövbeye arka bahçe seçim yatırımları
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
25.4.2018
Erdoğan neden seçilmemeli?
21.4.2018
Baskın, her zaman basanın olmayabilir
18.4.2018
Nafaka, istismar, kadın düşmanlığı
14.4.2018
'Çocuk kabul edilen' cinsel istismarın fail tarafı
11.4.2018
Ceza yüz kırk yıl olsa ne!
7.4.2018
Dillerin altında ne baklalar gizli
4.4.2018
Deizm sanılan belli ki riyakar dindarlığa itiraz
31.3.2018
Beş yıl kaçana iyi hal indirimi
28.3.2018
'Ankara kriterleri'nin ilki suskun başkent
24.3.2018
Kadın düştüğü yerden kalkarken
21.3.2018
Güncellemeden önce lazım olan hukuk
18.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
17.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
14.3.2018
Babasız çocuklar diyarı
10.3.2018
New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler
7.3.2018
İstismarda hukuki boşluk: Akran şiddeti ve akran deneyimi kavramları
3.3.2018
Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor
24.2.2018
İstismarın istismarı: Kastrasyon ve zina
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
25.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
15.3.2017
Arkamdaki yadigâr olsun
11.3.2017
Sürdürülebilir politik ortaklık sahici kadınlarla mümkün
8.3.2017
Haydi kadınlar politik ortaklığa!
4.3.2017
OHAL şartlarında Dünya Kadınlar Günü
1.3.2017
Her darbeyle yeniden darp edilmiş vurgun yemiş nesiller ülkesi
26.2.2017
EVET veya HAYIR’ın kısa formülü
23.2.2017
Seçim vetoları gibi
18.2.2017
Evetin soruları hayırın cevapları
12.2.2017
Halkın aklıyla alay etmede devlet aklı
8.2.2017
Bu sefer insanlar ölmedi ama siyasette insanlıktan eser yok
4.2.2017
Pozitif ayrımcılık: Hem zehir hem şifa
1.2.2017
Kadına yönelik şiddetle mücadelede paranın izini sürmek
28.1.2017
Bakanlığın sayısını unuttuğu kadınlar
25.1.2017
Darbecilerin anayasasına makyaj referandumu
22.1.2017
Sahi bu neyin kavgası?
19.1.2017
Kırk yamalı bohçaya astar 5
14.1.2017
Kırk yamalı bohçaya astar 4
12.1.2017
Kırk yamalı bohçaya astar-3
7.1.2017
Şehîdê min ê ezîz! Mekanê te cennet be. Welat minetdarê te ye
4.1.2017
Yıldızları söndürmüş fırtınanın soluğu
31.12.2016
Emek verelim sevgiye barışa
29.12.2016
Kırk yamalı bohçaya astar (2)
24.12.2016
Kırk yamalı bohçaya astar
17.12.2016
Çocuk istismarından evlilik kitabına uzanan geniş bir yelpazede eril distopya
14.12.2016
Şehit değil aşık olmalı gençler
11.12.2016
Bilim din politika fark etmez ataerki her yerde dipdiri
8.12.2016
Kaç yıl geçti siyasi mizahtan uzak
4.12.2016
Yoksullara eğitim yardımı değil yoksulluğu istismar
1.12.2016
Küresel oyunlar değil yerel acılar öncelenmeli
27.11.2016
Son ümit kırıntısı: Bu yasayı onaylamayın Sayın Cumhurbaşkanı
23.11.2016
Adalet Komisyonu'na açık öneri
21.11.2016
TBMM'de gece yarısı tecavüz baskını
16.11.2016
Galeyan demokratik katılım sayılır mı? Kısas hükmü idamı gerektirir mi?
13.11.2016
Hayaline cihan değer: Demokrasi ve barış için güçlü toplumsal talep
9.11.2016
Grup toplantısının düşündürdükleri: HDP yine nöbete
6.11.2016
Yeter artık
2.11.2016
Çocuk istismarı 'kalın fırçalarla' çizilecek konu değil ama...
30.10.2016
Doğan çocuğun adı: Cumhuriyet
27.10.2016
Savaş, yoksulluk, istismar kıskacında çocuklar
23.10.2016
Mum kimin yanan Kerkük
20.10.2016
Siyasetin utanç günlüğüne eklenen yeni sayfa
16.10.2016
İnsanlık onuru = İnsan hakları hukuku
13.10.2016
Sorunun erkek tarafı çözümün de parçası olmalı
9.10.2016
Yine bir cinsel istismar davası
6.10.2016
Ne zafer ne hezimet Lozan sadece bir antlaşma - 2
2.10.2016
Ne zafer ne hezimet Lozan sadece bir antlaşma
26.9.2016
Vesayetin tezgahına düşülüyor
18.9.2016
Kadınlara verilen sözler
16.9.2016
Halime Hala: Türkülerde yaşayan bir memleket hikayesi
15.9.2016
Muhafazakârlık ve dindar muhafazakâr
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive