Bayram ZİLAN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

KÜRTLER AK PARTİ’YE NEDEN DÖNDÜ?


4.11.2015 - Bu Yazı 1149 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 7 Haziran Seçimleri hariç, Doğu ve Güneydoğu’nun 1.Partisi Ak Parti’ydi. Kürtler, Ak Parti kurulduğu günden itibaren, değişim, reform ve demokratikleşme süreçlerine destek vermiş, Ak Parti’nin “Yeni Türkiye” inşaatına tuğla taşımış, ter dökmüştü. Ama ilk kez 7 Haziran Seçimlerinde Kürtler Ak Parti’ye bir “ders verme” ya da sarı kart gösterme ihtiyacı” hissetti.

Bunun sebeplerini kabaca üç başlık altında toparlamak mümkün.

1-Ak Parti’nin “Post-Barış”a (barış sonrasına) hazırlıksız yakalanması.

Bu kısım, Ak Parti’nin okumakta zorlandığı en büyük sosyolojiyi ifade ediyor. Zira Türkiye’nin son 30 yılı çatışma ve şiddetle geçmiş 100 yıllık sorununu eşi benzeri görülmemiş bir cesaret ve kararlılıkla çözme iradesi gösteren Ak Parti, silahlı kanadın tasfiyesi veya siyasallaşması sonrası bölgede değişmesi muhtemel sosyolojiyi PKK’nın tek başına yönetmek istediğini göremedi. Görseydi, silahı ve şiddeti bir mücadele aracı görmeyen diğer bütün Kürt fraksiyonlarla ilişki kurar, yeni bir sivil toplum (medya, vakıf, dernek, sermaye vs) oluşturmak için “ön açıcı” olurdu.

2-Ak Parti’nin pratiği ve teoriği arasındaki hissedilir dil dengesizliği.

Yaptıklarını, Kürtlerin ritüelleri, sembol ve simgeleri üzerinden anlatma ve çok daha kuvvetli bir gönül bağı kurma imkânı varken, tesiri ve etkisi olmayan, hatta yer yer rahatsızlık veren ifadelerle yaptıklarını anlatmaya çalışan bir Ak Parti.

3-Çözüm Süreci’nde paydaş ve muhatap seçiminde yapılan yanlışlıklar/eksiklikler

İslami kesimlerle yahut HDP/PKK çizgisi dışında kalan “öteki Kürtler”le temas kuramamak. Bu toplum kesimlerini barış masasına oturtmamak, Kürtlerin anayasal haklarını, hak ve özgürlük taleplerini sadece HDP ile müzakere etmek.

Tüm bunların yanı sıra, aday seçimi, “seçmen güvenliği ihtiyacı”nın daha pragmatist bir yaklaşımla “sandık güvenliği ihtiyacı” olarak görülmesi gibi etkenler 7 Haziran’da Ak Partili bazı Kürtlerin tercihini değiştirdi.

Öte yandan “barajı geçersem barışın sigortası olurum, geçmezsem başınıza bela olurum” mottosuyla Batı’daki Türklere saz, Doğu’daki Kürtlere Serhildan Marşı çalan bir HDP vardı.

Ve tabi neredeyse 40 yıldır var olan silahlı bir örgütü, yere izmarit dahi atmayan, ekolojik/çevreci bir kültür hareketine dönüştüren makyözlerin yaptığı yanıltıcı makyaj, beyaz rezidansında şarap yudumlarken yokluk ve yoksulluktan mobilize bir hayat süren Kürt gençlerinin kulağına “sen aslansın, seni kesseler bir şey olmaz, hadi şu Erdoğan’a bi dur deyiver, sokağa çık” diye günde 3 öğün sufle çekenler, yaşasa belki ilerde doktor, mühendis olup insanlara ve insanlığa hizmet ederek hayatını geçirecek Kürt gençlerinin ölü bedeninde devrim romantizmi devşiren lümpen Cihangir Solcuları ve fi tarihinde söylediği bir söz nedeniyle kısa yoldan “liberal” etiketi kazanıp o günden bugüne üzerine bir şey katmadığı için dinozorlaşan ve bugün savunduğu tezlerle “darbeci” sayıldığının farkında olmayan “kapalı devre aydınlar”ın kara propagandası da oy kaymasının tuzu biberi oldu.

Ne var ki, üstad Sezai Karakoç’un o harika sözlerini gün aşırı yüzlerine vurmak zorunda kaldığımız bir ülkedeyiz ve maalesef bu uzunca bir süre değişmeyecek gibi.

Kaderin üstünde bir kader çizen mucizelerin sahibi, 1 Kasım’da, cetvelle bir halkın kaderini çizmeye çalışan mühendislerin oyununu yerle yeksan etti.

Ne hikmettir ki, Ak Parti 7 Haziran’da hem MHP’ye, hem de HDP’ye aynı anda kayan seçmenlerini yine “aynı anda” geri topladı. Bu başarı öyküsü bile başlı başına bir doktora tezi konusu olmayı hak eder nitelikte.

Çünkü normalde ya HDP seçmenini kaybedersiniz, ya da MHP seçmenini. İkisini aynı anda kaybetmek zordur. Kürt meselesinde çok radikal kararlar verir, açılımlar yaparsanız, Türk milliyetçilerini rahatsız eder ve onları kaybedersiniz, bu normaldir. Tam tersi de aynı sonucu doğurur. Kürtlerle ilgili adım atmaz, hak ve özgürlük bahsinde cimri olursanız, Kürt seçmenler sizden kopar. Bu da normaldir. Ama Ak Parti 7 Haziran’da her iki seçmeni birden kaybetti. 1 Kasım’da da her iki seçmeni birden geri kazandı. Hem MHP’li hem de HDP’li seçmeni aynı anda, eşzamanlı olarak kazanmak ise Ak Parti’yle ilintili olduğu kadar MHP ve HDP’nin “siyasi basiretsizliği” ile de ilintilidir.

MHP’ye giden oylar, Bahçeli’nin koalisyon görüşmelerinde fenomenleri bile kıskandıran “hayırcı” duruşu nedeniyle geri geldi. Bir de kendisine milliyetçi diyen, resmi internet sitesinin ana sayfasında “önce vatan” diyen MHP’nin, terörle mücadelede parmak sallayıp “ne halin varsa gör Davutoğlu” demekten başka bir şey yapmaması ve Ak Partiyi yalnız bırakması etkili oldu. Ve tabi Çözüm Süreci’nde PKK’ya çok taviz verdiğini düşündükleri için terk ettikleri Ak Parti’nin aslında taviz vermediğinin, vermeyeceğinin yapılan operasyonlarla anlaşılması. Özetle, terörle mücadele, MHP seçmeni açısından bir “turnusol kağıdı” işlevi gördü.

HDP’ye giden oyların geri gelmesi ise, Ak Parti’nin 5 ayda yaptıklarından daha fazla bir yorumu hak ediyor. Zira Kürtlerin geri gelişi, Ak Parti’nin 7 Haziran’da Kürtlerin verdiği mesajı alması ile ilgili değil. Çünkü istisna kıpırdanmaları saymazsak Ak Parti’nin pratize ettiği bir siyasal revizasyon henüz yok ortada.

Öyleyse Kürtler nasıl geri geldi?

Bugüne kadar Ak Parti’yi bir sigorta olarak gören Kürtler, ilk kez “risk olduğunu bile bile” sigorta olmadan iradesini HDP’ye teslim etti. HDP’yi görece “tek başına” denemek istedi. Bu, Kürtler için bir tür yüzleşmeydi.Gelecek simülasyonuna girdiler ve HDP’li bir geleceğin maliyetini görme şansı elde ettiler.

Her ne kadar bazı çevreler “eleştirse” de bu aslında çok hayırlı bir süreçti.

Kürtler bu 5 aylık simülasyonda siyasallaşacak PKK’nın ve iradesiz HDP’nin “bölge tahayyülünü” gördü. Adına Demokratik Özerklik denen “şeyin” bileşenlerinin aslında Demokratik Hendek, Demokratik Molotof, Demokratik Roketatar, Demokratik Baskı, Demokratik Şiddet ve en önemlisi de “Demokratik Ölüm” olduğunu gördü…

Kürtler, artık HDP’li veya PKK’lı bir geleceğin nasıl bir gelecek olduğunu çok net biliyor. Sigortanın yokluğunda çıkan kısa devrelerin çıkardığı yangınları da…

İşte tam bu noktada (yazının uzun olmasının yaratacağı dezavantajı da üstlenerek) çıkarımlarda bulunmak ve ev ödevleri çıkartmak son derece önemli. Çünkü önümüzde fark edilmeyi bekleyen Kürtler açısından kırılmış bir fay hattı ve bu kırılmayla ortaya çıkan “üçüncü yol”lar var.

Öncelikli olarak Ak Parti’nin; bugünden itibaren enerjisini 23 Milyon seçmene tahakküm kurma kibrini ambalajlayıp “kutuplaştık” diye satan bir avuç jakobene cevap yetiştirmeye harcamak yerine, yarım kalan “sivilleşmedemokratikleşme ve reform” sürecini tamamlamaya harcaması gerekiyor.

Öte yandan PKK’nın bölgede marjinalleştirilmesi için en uygun şartların oluştuğunu görmesi, bunun için toplumsal dinamikleri sahaya sürmesi, bölgedeki monopolik siyasal ortamdan kendini göstermeye fırsat bulamamış siyasi partilerin, fraksiyonların, vakıf ve derneklerin görünür olması için destek olması, ön açması gerekiyor.

Savaş ve Barış taraftarlarının ayrışacağı bir süreçte ortaya “katalizörler” çıkartmak önemlidir. İşte Kandil ve HDP’yi ve tabiki PKK tabanını, barış ve savaş taraflarına ayrıştıracak olan katalizör de “Öcalan ve Barzani”dir. Bu, Ak Parti’nin keşfine açık olarak öylece durmaktadır.

Bir başka yüzleşme konusu da “Kürt gençleri”dir.

Düşük yoğunluklu savaş koşullarının ve PKK ideolojisinin yarattığı göç ve çarpık sosyal kentleşmeyle gelen kimliksizleşme ve dejenerasyon, babaları ömrü boyunca odaya/eve her girdiğinde ayağı kalkan bir geleneğin mensuplarının çocuklarını bugün babalarını tehdit eder hale getirdi. Acı ama gerçek olan şu ki, evlatların babalarından korktuğu bir dönemden babaların evlatlarından korktuğu bir döneme evrilmiş bulunmaktayız. Bölgede bir savaş nesli yetişti ve bu eğer Ak Parti tarafından keşfedilip onarılmazsa ilerde çok büyük yaralar açacağa benziyor. Zira tam olarak geleneğinden, tarihinden, kültür ve medeniyetinden kopartılarak yetişmiş bir kuşak var karşımızda. Bu çok tehlikeli. Çünkü mezkûr kuşak, Kürt toplumunun geleneklerine en yabancılaşmış Kürt gençlerinden müteşekkil bir kuşak.

Tüm bu sorumluluklar Ak Parti’nin omuzlarındadır.

Ev ödevi Ak Parti’nindir.

Çözüm Süreci bir gün yeniden masamızda olacak. Bu sorunu çözecek olan “biz”iz.

Hans, Peter gelip çözmeyecek.

Yine iş başa düşecek,  Ahmet Davutoğlu, Tayyip Erdoğan ve Türkiye halkı el ele çözecek.

Bir başka yalın gerçek de şu:

2.Sykes Picot çizimleri” yapmak isteyenlerin planını ters yüz etmenin,

Yeniden küllerinden doğup bu coğrafyanın makûs kaderini değiştirmenin,

Ortadoğu halklarını sömürgeci oryantalistlerin bitmez/tükenmez salyalı iştahlarından kurtarmanın,

Ve her şeyden önemlisi barış, kardeşlik ve huzuru bu coğrafyanın yalın ayaklı çocuklarına miras bırakmanın tek yolu Kürt ve Türk ittifakı ile mümkündür.

1 Kasım sonuçları gösterdi ki, Türk-Kürt ittifakını bozmak isteyen Londra, Washington, Berlin ve Tel-Aviv’e yine Türk ve Kürtler geçit vermiyor, “Selahaddin-i Eyyubimizi durduramazsınız” diyor.

Kollarımızı sıvamamızın, ayağa kalkmamızın zamanı geldi.

Öyleyse, haydi,

Hemen, Şimdi...

Facebook Yorumları

reklam
5.9.2018
AK Parti büyük değişime gidiyor
14.8.2018
Ey sermaye sahibi!
9.8.2018
TRT’ye kimler operasyon çekiyor?
31.7.2018
Yüzyılın lideri: Başkan Erdoğan
27.6.2018
Kürt seçmen ne mesaj verdi?
5.6.2018
Yeni dönemin şifreleri
5.5.2018
Doğu ve Güneydoğu’da sahada neler oluyor?
26.4.2018
Erdoğan’ın sırtında açılan yaralar!
19.4.2018
24 Haziran 2018: Güçlü Erdoğan, Büyük Türkiye
17.4.2018
Uluslararası Kudüs Konferansı’nda neler yaşandı?
5.4.2018
2019’da Var mısınız? Yok musunuz?
3.4.2018
Erdoğan, Kürtlerle köprüleri attı mı?
29.3.2018
Sivil iktidara ayak uyduramayan bürokratlar
22.3.2018
İttifakın oy pusulası AK Parti’nin aleyhine mi?
20.3.2018
Diyarbakır ve Mardin Kongrelerinde ne oldu?
13.3.2018
Erdoğan’a kurulan iki kumpas
8.3.2018
Erdoğan’ın karşısında ne diyeceksiniz?
6.3.2018
Erdoğan’ı dünya liderliğine taşıyan sosyoloji
1.3.2018
AK Parti’ye zarar veren ahlaksız troller!
22.2.2018
Biji Tayyip Erdoğan!
16.2.2018
ABD’den Afrin’e açılan tünel
7.2.2018
CHP’nin İstanbul planı ne?
2.2.2018
Seçim barajı yüzde 15’e çıkıyor
27.1.2018
Kürtler Afrin Operasyonunu neden desteklemeli?
13.1.2018
AK Parti ve MHP, Yerel ve Genel Seçimlerde ne yapacak?
3.1.2018
2018’de Türkiye siyasetini neler bekliyor?
30.12.2017
Milletvekili Seçimi 2018’de, Cumhurbaşkanlığı Seçimi 2019’da
8.12.2017
Bize Cumhurbaşkanımız yeter!
6.12.2017
ABD’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup
2.12.2017
Erdoğan’ı kuşatma operasyonu
21.11.2017
AK Parti’nin altını oyan bürokratlar kimler?
14.11.2017
Diyarbakır’da neler oluyor?
7.11.2017
AK Parti’ye en çok “medya” oy kaybettiriyor!
2.11.2017
Külliye’deki resepsiyonların artıları ve eksileri
27.10.2017
Siyasi Artıklar Partisi (SAP)
25.10.2017
Yenilenme sürecinde AK Partililere düşen?
20.10.2017
Gökçek ne zaman istifa edecek? Yerine kim gelecek?
17.10.2017
Erdoğan neden “değişim” istiyor?
13.10.2017
Medyadaki metal yorgunlukları
10.10.2017
Afyon kampında neler oldu?
8.10.2017
Referandumun Türkiye Kürtlerine izdüşümü
31.8.2016
‘PKK koridoru’ mu? ‘Kürt koridoru’ mu?
16.1.2016
90'larda kulağının üzerine yatmış 1128 akademisyenin hazin sonu
12.1.2016
İslamcı Kürtler neden aktörleş(e)medi?
9.1.2016
İslamcı Türklere göre 'Anadolu' neresidir?
25.12.2015
Demokratik Hendek Partisi
22.12.2015
HENDEKLERİN DEMOKRASİ PARTİSİ
1.12.2015
DEVLETSİZLİK MESELESİ ÜZERİNE NOTLAR…
10.11.2015
Halkla müzakere, PKK’yla mücadele
4.11.2015
KÜRTLER AK PARTİ’YE NEDEN DÖNDÜ?
26.10.2015
HAMDOLSUN KUTUPLAŞTIK.!
25.10.2015
Hamdolsun kutuplaştık!
20.10.2015
ERDOĞAN VE BARZANİ NEDEN HEDEFTE?
13.10.2015
Defans yapmaktan atak yapmayı unutan Ak Parti…
30.9.2015
KAMU GÜVENLİĞİ NE İŞ YAPAR?
18.9.2015
EY AK PARTİLİLER! NE OLDU SİZE?
15.9.2015
BU KİMİN SAVAŞI?
10.9.2015
KÜRTLER, EDİ BESE (YETER ARTIK) DEMELİ
8.9.2015
Söylem üreten Ak Parti, icraat yapan Ak Parti’nin gerisinde mi kaldı?
27.8.2015
AK Parti Kürtleri nasıl geri kazanır?
19.8.2015
TEK GECELİK KÜRT DOSTLARI
12.8.2015
Şimdi, 100 yıl önceki coğrafyaya dönme zamanıdır
4.8.2015
Seçimler “parmak izi” ile yapılsın
29.7.2015
Bugün artık Kürt sorununun sebebi PKK’dır
18.7.2015
Koalisyon mu tekrar seçim mi?
18.6.2015
Kürtler Ak Parti’ye neden reaksiyon gösterdi?
24.02.2015
Dünden bugüne Süleyman Şah
12.02.2015
Sayın Erdoğan yalnız değilsiniz. Arkanızda milyonlarca “fidan” var.
05.02.2015
2015 SEÇİMLERİNDEKİ KİRLİ PLAN
04.02.2015
Yeni Türkiye’nin mütemmim cüzü: Sivil Anayasa
27.01.2015
DAVUTOĞLU’NUN DİYARBAKIR MENİFESTOSU
21.01.2015
CHP, MHP VE HDP BİRLEŞSİN
15.01.2015
Bir öğütme makinesi olarak liberalizm
13.01.2015
KÜRESEL 28 ŞUBAT SİNEMALARDA
30.12.2014
Müzeyyen Senar ve Putin “yalaka” mı sizce Sayın Kılıçdaroğlu?
18.12.2014
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ DEDİNİZ?
17.12.2014
YENİ TÜRKİYE, SAFRALARINI ATIYOR
13.12.2014
Nişantaşı kibri ve mahalle baskısı
02.12.2014
ZORUNLU ASKERLİK KALDIRILSIN
01.12.2014
İki Kutuplu Türkiye siyasetine hoş geldiniz
25.11.2014
BİR KÜRT OLARAK BEN NE İSTİYORUM?
18.11.2014
ÖZ YURDUNDA BİR PARYA: AHMET KAYA
14.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-2
13.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-1
11.11.2014
Seküler güçler kalmadı, Hello Kitty verelim ablama
07.11.2014
SAVAŞA DEĞİL BARIŞA BAK.!
28.10.2014
PKK bugün Kürt meselesinin sebebidir
19.10.2014
7-8 Ekim Olayları’nın Z raporu ve yeni bir perspektif
08.10.2014
SİZ NE YAPIYORSUNUZ EY TÜRKLER VE KÜRTLER!
30.09.2014
CHURCHİLL’İN CETVELLE ÇİZDİĞİ SINIRLARIN İFLASI
23.09.2014
YERLİ YÖNETİM, GÜÇLÜ TÜRKİYE
18.09.2014
ANADİLİME DOKUNMA
15.09.2014
Muz demokrasisi ihracatçısı: ABD
02.09.2014
Mühendisler Tarihinin Sonu ve Sünnetullah
28.08.2014
2. AK PARTİ DÖNEMİ
21.08.2014
YENİ TÜRKİYE PROSPEKTÜSÜ
20.08.2014
YENİ TÜRKİYE YENİ AK PARTİ
14.08.2014
YENİ TÜRKİYE’NİN MOTTOSU: TÜRKİYELİLİK
06.08.2014
KÜRTLER NEDEN ERDOĞAN’A OY VERMELİ?
01.08.2014
Diyarbakır’dan Hegelci bir Pozitivist geçti.
29.07.2014
Pensilvanya Kantonu’nun Otonom Polisleri
21.07.2014
EY YİĞİT KADIN, RACHEL…
18.07.2014
SİZ “VİCDAN BİLİRKİŞİSİ” MİSİNİZ?
16.07.2014
OYUM EKMEL BEYE, ÇÜNKÜ…
10.07.2014
Heybeden Rejim Bekçisi İsmail Hakkı Çıktı
08.07.2014
KİME OY VERECEKSİNİZ?
03.07.2014
1.CUMHURİYETİN SONU
01.07.2014
CHP’nin siyasal namusu ve Deniz Baykal
26.06.2014
Meğer İhsanoğlu Kağıttan Adaymış
25.06.2014
Eski Türkiye’ye veda virajları
20.06.2014
ÇATI DEĞİL “UYDU” ADAY
17.06.2014
Ortadoğu kilidini açacak anahtar: Türk-Kürt İttifakı
12.06.2014
ÇÖZÜM SÜRECİNDE YENİ BİR YOL?
10.06.2014
KÜRTLERİN TEPESİNDEKİ DEMOKLES KILICI
08.06.2014
Kürtlerin 2. Kemalizm Dönemi
06.06.2014
ÖCALAN İLE HDP ARASINDAKİ MAKAS
03.06.2014
Laik kibrin yeni hastalığı: Obsesif-Kompulsif Erdoğan Bozukluğu
29.05.2014
ÖCALAN, ÇOCUKLARI İADE EDECEK
25.05.2014
Vesayetin yeni sürüm yaşam kaynağı: Aleviler 2.0
20.05.2014
İSTİFA ETMEK BİR YENİLGİ MİDİR?
19.05.2014
Türkiye'nin McDonald's solcuları
13.05.2014
Yeni Türkiye'nin Cenne Çamurcuları
04.05.2014
GAME OVER TÜRK SOLU
29.04.2014
Emekliliği geçmiş liberallerin Erdoğan'la imtihanı
27.04.2014
YENİ SÜRÜM VESAYET: AYM 2.0
23.04.2014
1.CUMHURİYETİN ÇILGIN ÇOCUKLARI
21.04.2014
HER TÜRLÜ YASA İTİNA İLE İPTAL EDİLİR
15.04.2014
Resmi ideolojinin emniyet sübabı olarak AYM
13.04.2014
Ak Parti Olağanüstü kongreye gitmeli (mi?)
08.04.2014
BDP; Türkiye’deki muhalefet boşluğunu doldurabilir mi?
06.04.2014
Türkiye’nin Acil İhtiyaç Listesi: 1-Muhalefet
01.04.2014
SANDIKTAN NE ÇIKTI?
25.03.2014
TWİTTER CIVITTI MI?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.