Erdoğan için kronolojik bir ara bilanço


27.11.2020 - Bu Yazı 1579 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ara bilanço deyişimin sebebi, kesin bilançoyu çıkarmaya biraz daha zaman var da ondan.

Türkiye siyasetine İstanbul belediye başkanı (Mart 1994-Kasım 1998) olarak duhul ettiğinde, herhalde acemi olduğu için, eksiksiz bir şeriatçı tablosu çizmeye koyuldu. Mesela: 

“Bütün okullar İmam Hatip yapılacak(17.9.1994, Cumhuriyet). “Elhamdülillah şeriatçıyız” (21.11.1994, Milliyet). 4 Aralık 1994’te, “Tutturmuşlar ‘laiklik elden gidiyor’, bu millet istedikten sonra tabii elden gidecek, önüne geçemezsin. Ya Müslüman olacaksın ya laik, ikisi bir arada olunca ters mıknatıslama yapar” (21.08.2001, Hürriyet). “Yılbaşına karşıyım” (19.12.1994 Sabah). Ben İstanbulun imamıyım (08.01.1995, Hürriyet). “Sadece imamlar nikah kıysın” (09.05.1995, Milliyet). “İçki yasaklansın” (01.05.1996, Hürriyet). “Ben tekkeye değil dergaha gittim” (22.1.1997, Gözcü).

Kendi mahallesinden destek görünce de şu noktaya 1996’da varacak cesareti buldu: “Demokrasi bizim için bir amaç değil, araçtır. Amacımıza ulaşana kadar demokrasiye bağlıyız. Demokrasi bizim için bir tramvaydır. İstediğimiz durağa gelince ineriz."

***

2002 sonunda, bu şeriatçı söylem sayesinde değil ama, 2001 büyük ekonomik krizi sayesinde iktidara geldi, başbakan oldu. Yalnız, sadece kriz sayesinde değil: 

Daha 16.07.2001’de Antalya’da, "Irka ve dine dayalı milliyetçiliği bir kenara koyarak, 65 milyonu kucaklayacağız. Türkiyelilik bilincini geliştireceğiz” diye mesaj vermek sayesinde. Seçim gecesi yaptığı ilk konuşmada, “İlk işimiz, AB düzenlemeleriniyapıp üyelik tarihialmaktır” demesi sayesinde.

İktidar herkesin aşırılıklarını törpülermiş, derler. Ama burada aynı zamanda, ne söylense hınk diyecek yandaşlarıyla iktidar olunamayacağını ve kalınamayacağını da öğretiyor olacaktı. Nitekim, 2003-04’teki AB Uyum Paketlerini başarıyla nihayete erdirirken, Mayıs 2004’te Anayasa Md. 90/5’e Türkiye’nin bugüne kadar gördüğü en önemli çağdaşlık reformunu ekleyecekti: İnsan hakları konusunda yapılan uluslararası antlaşmalar, farklı hüküm taşıyan ulusal yasaların üstündedir.   

***

2013’e kadar epey inişli-çıkışlı gitti. Mesela 2005-2006’da, karikatürünü yaptılar diye Penguen, Cumhuriyet, Lemançizerlerine dava açıp mahkum ettirdi. Anlaşılan, bazıları için iktidar, törpülemek yerine “fıtrat”ı tetikleyebiliyorduki, 2013’te Taksim’de yeşili korumak için yapılan Gezi protestosunu kendisine karşı darbe teşebbüsü olarak algılayıp büyük tepki verdi. Ardından da, “Bilal’e anlatır gibi anlat!” esprisinin doğmasına yol açan 17-25 Aralık 2013 yolsuzluk tapeleri patlak verince… 

Ama iniş-çıkış dedik ya, cumhurbaşkanı seçilince 10.08.2014’te yaptığı ünlü “balkon konuşması”nda “77 milyonun cumhurbaşkanı olacağım” sözünü verirken, “Türkiyeli” kavramını daha da güçlü tekrarladı. Hem de, Türk ırkçılarının “Balkona çıktı, Türk kimliğine saldırdı”laflarına rağmen.

Bu arada, fazla uzun süren bir iktidarın fıtrat’ı tetiklemeolayı temel kural olmaya başlamıştı. Yüzlerce insan “cumhurbaşkanına hakaret”ten tutuklanmak suretiyle mahkum edildi. Yargı mekanizması tümüyle Erdoğan tarafından seçilen YSK ve onun büyük icadı olan “Sulh Ceza Hakimlikleri” eliyle vesayete bağlandı. Ayasofya’nın camiye çevrilmesi, bütün bunlara girmeyeceğim, en gencimizin bile belleğinde olan şeyler bunlar. Sadece şunu söyleyeceğim: 

Kurulan Tek Adam Rejimi’nde hukuk ve özgürlük kalmadı. Kalmayınca, ekonomi de kalmadı çünkü 21. yüzyılda bu iki kavramın olmadığı yere para gitmiyor, gitse bile TL’nin pul haline gelmesinden yararlanarak beleş fiyata şirket kapatmaya geliyordu sadece. 

Öyle bi kısır döngüyegirdi ki Rejim, döviz fiyatlarının tavan yaptığı ortamda faiz artıracak yerde “faiz sebeptir, enflasyon neticedir” ezberi (ve “İslam dini öyle emrediyor” aldatmacası) icabı faizleri inanılmaz seviyelere indirip kredi musluğunu sonuna kadar açıp piyasayı hareketlendirmeye soyundu. Ama insanlar o parayı alıp döviz büfelerine koşunca döviz beter kudurdu. Kudurunca, insanlar üzerindeki AKP+MHP baskısı ve hukuksuzluk tavan yaptı, tavan yaptıkça ekonomi battı…

Bundan sonrası artık şu tablodan ibarettir: 2001’de ekonomik krizle iktidar olmuş Rejim, bu sefer Suriye, Irak ve Libya’ya da bulaşan milliyetçi ortamında başka bir ekonomik kriz denizine düşüp çırpınmaktadır, bu arada Trump Kardeş de gitmiş, en azından Halkbankdavası tekrar ufukta gözükmüştür. Bu sebeple de, Rejim’in “yılan” olarak algıladığı 2 şeyesarılmak mecburi olmuştur: Reform söylemiyle muhalefete ve Avrupalılık söylemiyle AB’ye.   

***

Birincisi,“Ekonomi, hukuk ve demokraside yepyeni bir seferberlik başlatıyoruz” diye ilan edildi.

Fakat bu muazzam vaadin ardından, çok değil iki-üç gün içinde her şey özüne döndü ve baskı daha da arttı. Mesela metal işçilerinin Ankara’ya yürüyüşünü polis dağıtıyor, bu sefer maden işçileri yürüyüşe başlıyordu. Mezopotamya Ajansı’nın bürolarını ve HDP’nin basın açıklamasını basıyor, Cumartesi Anneleri’ne 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açılıyordu

Bu arada, zavallı muhalefet de (Babacan bir miktar hariç)Türk milliyetçisi olduğu için, Kürtler konusuna yaklaşım aynen berdevamdı: "Şırnak’a, Muş’a üniversiteyi biz götürmedik mi, ondan sonra diyorlar ki, ‘Kürt sorunu’, ne Kürt sorunu ya!”. Oysa Erdoğan, partisinin 2005 Diyarbakır mitinginde, “Kürt sorunu bu milletin bir parçasının değil, hepsinin sorudur. Benim de sorunumdur” demişti. 2013 ilkbaharında da bu konuyu kitlelere mal etmek için 7 bölgeye Akiller Heyeti yollamıştı. 

Uzaktan derslerin Cuma namazına göre ayarlanması, Cumhuriyet’in F. Altun haberini medyada paylaşana soruşturma açılması, Beyoğlu’nda polise İngilizce kapa çeneni diyen kadın turistin gözaltına alınmasıgibi hoşlukları atlıyorum. Sadece, Reform diye en azından O. Kavala ve S. Demirtaş’ın tahliyesini bekleyenlerin bile ters kepçe getirildiklerini, B. Arınç ve C. Çiçek gibi kurucuların fena azarlandığını hatırlatmakla yetiniyorum.

Bi de, düşülen vaziyeti simgeleyebilmek için şunu not etmeliyim:

Erdoğan, Tekirdağ şehir hastanesinin açılışında kurdeleyi keserken katılanlardan alkış gelmedi. Bunun üzerine "Bu ne ya, ölü toprağı serilmiş üstünüze, Allah Allah..." diyerek sitem edecek duruma düştü. Ardından aynı durum, uzaktan katıldığı beş il kongresinde tekrarlanınca Reis, “Bu salonlar eskiden sürekli olarak alkışlarla inlerdi. Dolayısıyla bunu her an görmek, yaşamak arzusu içerisindeyiz"dedi. 

***

İkinci “yılan”a sarılmaya gelince, Erdoğan Avrupa’ya güzellemeler sıralamaya başladı:“Kendimizi başka yerlerde değil Avrupa'da görüyor, geleceğimizi Avrupa ile birlikte kurmayı tasavvur ediyoruz" . 

Oysa, üç yıldır AB’ye söylemediğini bırakmıyordu. Ne “Haçlı artığı” kalmıştı, ne “Nazi kalıntısı”.  “Türkiye Avrupa’ya muhtaç değildir. Asıl muhtaç durumda olan Avrupa’dır ve Türkiye bunun için şahsiyetinden, değerlerinden ve onurundan asla taviz vermeyecektir” (23.10.2017) diye konuşmuştu. Daha Ekim sonunda (26.10.2020) “Eyy Avrupa, siz gerçek manada faşistsiniz. Siz gerçek manada Nazi’nin zincir halkalarısınız”demişti. 

Bu durumda bu “muazzam” Reform, HDP hariç, biraz da Babacan hariç, başka bir planette yaşadığı anlaşılan muhalefetten beklenen tepkiyi almadı ama, Avrupa Erdoğan’ı ittiriverdi. Ülkücüleri yasaklamak, Libya’ya giden şilebi durdurup aramak gibi simgesel uyarılar ortamında Merkel, Aralık zirvesinde yaptırımların “ele alınabileceği”ni söyledi. 

Halen yazılmakta olan ve yazılan bölümleri “nasılsa” medyaya sızıveren Avrupa Parlamentosu 2021 Raporu altmış yıllık TC-AB ilişkilerinin dibini bulmuş durumda: “AB ile Türkiye arasında müzakere sürecinin sona erdirilmesinin gerçekçi olduğuna inanıyoruz".

Avrupa’nın tepkisi gibi bir konuyu burada özetlemek bile çok zor; Cengiz Aktar’dan okuyunuz. Ben bu arada Erdoğan’a teşekküredeyim:

1) AB’nin ekonomik ve hukuk açısından ne kadar önemli olduğunu tescil ettiği için; 2) 1930 modeli Kemalistlerin istismar ede ede insanları bıktırdığı Atatürk imajını rehabilite ettiği için; 3) Hem devlet hem rejim krizi yaratarak, sonunda şeriatçılığa ve oportünizme karşı Türkiye’de yerli bir aşı geliştirdiği için. 

@Ahval Türkçe

Facebook Yorumları

reklam
15.01.2021
Yakında antik belge değeri kazanması mümkün bir yazı
7.01.2021
TBMM’deki muhafazakârları gönülden kutlarım
29.12.2020
Son çıkan kayyımcı OHAL kanunu İslamcı örgütlere uygulanmayacak
25.12.2020
Hazırlanın: Şeddeli ve sürekli OHAL geliyor
18.12.2020
Ettikleri kem sözleri sahiplerine aynen iademdir, diyecektim ama…
10.12.2020
Hukukta reform tam gaz: Dersim Vakfı yasağı
3.12.2020
Tanrım beni baştan yarat!
27.11.2020
Erdoğan için kronolojik bir ara bilanço
13.11.2020
Trump ile Erdoğan
6.11.2020
İhracat şampiyonu Yeni Türkiye
21.10.2020
'Her kelimesini alçakça kurgulamış bir uşak bakan' desem başıma bişey gelir mi?
15.10.2020
KKTC’li kardeşim, canını AB’ye atabilmen için bu seçim son fırsatın olabilir
9.10.2020
Milliyetçi-mukaddesatçı iktidarımızdan iki çok önemli istirhamımdır
2.10.2020
Tek yumurta ikizleri: KKTC ve Dağlık Karabağ
24.09.2020
Bir Yunan gazetesindeki hakaret üzerine
19.09.2020
Mussolini’nin Mare Nostrum’u
11.09.2020
Tavşanın suyunun suyu bir Ege sorunları rehberi
29.08.2020
'Loose cannon' diye bir terim duymuş muydunuz?
20.08.2020
Büyük devletler Erdoğan’a niye elleşmiyor?
14.08.2020
Yazması olup da okuması olmayan laikçi ihvana son defa
7.08.2020
AKP’nin Baba Diyalektik’i
1.08.2020
Akademisyen meslektaşım Prof. Ali Erbaş Hoca’yla hasbihal
17.07.2020
Ayasofya-i Kebir Camii: bir geçici bilanço
9.07.2020
Hayde vre malaka!
3.07.2020
Ayasofya’yı cami yapma işinde 15 Temmuz aman kaçmasın
28.06.2020
Laikliğin üç hali
20.06.2020
Zaytung Cumhuriyeti Devleti
13.06.2020
Türkiye’de ırkçılık yok ama, Yeni Irkçılık her zerremizde
5.06.2020
'Fetih' üzerine söylenenler ve düşünceler
29.05.2020
AKP için turnusol: Çav Bella olayı
21.05.2020
Battıkça saldırmanın son bir aylık tarihçesi
14.05.2020
Ölüm tehditleri ve nefret eylemleri karşısında Türk yargısı
8.05.2020
Bir soru: T.C. laik midir teokratik mi?
1.05.2020
Son yerli ve milli şovlar üzerine düşünceler
25.04.2020
Sen kendine yetersin Rejimim!
10.04.2020
Bu zihniyet varken tümümüz koronadan gitmezsek iyidir
3.04.2020
Bektaşi babasının ağzından Rejim’in korona testi
6.03.2020
Günümüzde Türk dış politikası: İç kapının dış mandalı
28.02.2020
Şehitler Tepesi ne taraf oluyor?
21.02.2020
1998 Adana Mutabakatı hikâyesi
14.02.2020
Emperyalizm ve Suriye politikamız
8.02.2020
Erdoğan: Suriye, Suriye toprağından çekilsin!
30.01.2020
Suçu Allah’a yükleyip kurtulmak
24.01.2020
İster inan ister inanma: Son ayın zaytungsal haberleri
16.01.2020
Kayıp ilanı: Türk dış politikası ve T.C. Dışişleri Bakanlığı
10.01.2020
CB Erdoğan’ın Kanal İstanbul ısrarının altında ranttan başka ne var?
28.12.2019
Beladan kaçan TDP’den bela aranan EDP’ye ve Montrö’den Kanal Erdoğan’a
21.12.2019
Son ayın seçilmiş incileri - dedikodular refakatinde
13.12.2019
Almanya’ya son ihracatımız: Üniversiteden hoca attırmak
1.12.2019
Sırtını devlete dayamanın büyük cazibesi ve neticesi
23.11.2019
Bana birbirinden önemli iki şey öğreten hocamın ardından…
15.11.2019
Cumhuriyet nedir, ne değildir?
8.11.2019
Hıristiyan imam-hatip lisesi kapalı tutulmalıdır! paneli
2.11.2019
Eyy Lepuvancılar! olayı ne sonuç verecek?
26.10.2019
Tarihten bir yaprak: Menderes’in Suriye macerası
17.10.2019
Nusaybin’in oraları kim bombalıyor?
10.10.2019
Ceren Hoca cinayetindeki AKP’li prof avukatın cemaziyülevveli
4.10.2019
Bu haberlerin hepsi doğru, ama inanmayı reddediyorum
28.09.2019
Adam gibi adam Rafi kardeşime ağıt
12.09.2019
Bir İngiliz bilimkurgu romanının alla turca çeşitlemesi
6.09.2019
Şu uluslararası hukuk bi olmasa…
25.08.2019
Çok berbat ve çok hayırlı bir musibet karşısındayız
9.08.2019
Oğlan analarına ilanen duyurulur: Fırat’ın Doğusu’na giriyoruz
29.07.2019
Bölücü ve bölücülük derken?
11.07.2019
Düzelmemek bir yana, CB Erdoğan kör kör parmağım gözüne gidiyor
5.07.2019
Bir mukayese: Kayyımlı+AKP’li belediyeler ile HDP’li+CHP’li belediyeler
11.07.2019
Düzelmemek bir yana, CB Erdoğan kör kör parmağım gözüne gidiyor
4.07.2019
Bir mukayese: Kayyımlı+AKP’li belediyeler ile HDP’li+CHP’li belediyeler
28.06.2019
Olan nedir, niçin oldu, şimdi neler olmalı, olabilir
7.06.2019
S-400’leri alıp naapıcaz bilen var mı?
30.05.2019
TAY’ın son iki aylık seyir defterinden özet
24.05.2019
Yargı’nın silkinme vakti geldi ve geçiyor
17.05.2019
YSK esprileri: Bir derleme
5.05.2019
YSK ilan etmeden ben yazayım size
3.05.2019
CB Erdoğan büyünün bozulduğunu ne zaman fark edecek?
19.4.2019
12 Eylül Davası’nın örtbas edildiği duruşmadan tarihe notlar
12.4.2019
Yükselen sarmalın son çemberi: 2019 seçimleri
5.4.2019
DP ile AKP, 1957 ile 2019
22.3.2019
Yazın bi kenara: Bu Kürt düşmanlığı iktidarı seçimlerde 'çikin' edecek
14.3.2019
İyi ki gitmişiz
1.3.2019
HDP hâlâ kapatılmadı mı yahu?
23.2.2019
Adana Mutabakatı'nda Suriye'ye girme hakkı diye bişey yok!
8.2.2019
Korkunç: Sadece ne söylediğinden değil, ne söylemediğinden de yargılanıyorsun artık
1.2.2019
Eşsiz kahraman Trump! Vatan sana minnettardır!
25.1.2019
Milletvekili Leyla Güven ölmeye yürürken seçim gözlemlerim
18.1.2019
Kenevir: AKP’nin seçim için nevzuhur tutamağı
4.1.2019
Türkçe rezaletlerini konuşmaya devam
28.12.2018
Erdoğan’ın zorlama alınganlıkları: Toplumdaki tahribat
21.12.2018
'Fırat’ın doğusu' derken…
15.12.2018
170 imzalı mektup
1.12.2018
Kaçırmış olabileceğiniz Zaytungsal haberler
24.11.2018
Hukuk bırakmadınız. Lütfen artık durunuz!
17.11.2018
Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu. Ama yargıç haklıydı
10.11.2018
AYM-AİHM ilişkisinden tatsız kokular geliyor
3.11.2018
95 yaşındaki Cumhuriyet: Bir toparlama
19.10.2018
THY’den biletiniz varsa dikkatli olun
12.10.2018
Kürtlerimize bu denli takmanın çok önemli bir sebebi olmalı
5.10.2018
Zaytung’dan son inciler
30.9.2018
Vaziyetimizin özetidir
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
15.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
20.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
21.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
3.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
7.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
5.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
26.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
29.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
24.3.2017
Tam da kayyımlık belediyeler ülkesinde
17.3.2017
Lale muhabbeti ve Mart Karı üzerine düşünceler
14.3.2017
Erdoğan & Wilders Şti. altın madeni buldu, siyanürle işletiyor
10.3.2017
Almanya tarikiyle Decameron’a avdet…
4.3.2017
Almanya'daki bazı dostlara: Büyük hata içindesiniz
3.3.2017
Hürriyet haberinin düşündürdükleri
24.2.2017
Özdeyişler ve fıkralarla, korkutma’dan korkma’ya AKP
18.2.2017
Dışta İkinci Kıbrıs, içte sürüyle tarikat yolda; bekleyiniz
11.2.2017
Karizmanın yırtılmasına doğru
9.2.2017
Söke söke dönecekler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive