Ayşe Böhürler

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Asker ocağında eğitim…


26.8.2017 - Bu Yazı 505 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Binlerce genç bugünlerde acemi birliklerindeki eğitimlerini tamamladılar. Geçirdikleri süreç, gelişimlerine katkı sağlayacak büyük bir eğitim imkanıydı. Doğrusu bazı gençlerin ilk dönemlerini dinlerken bunun pek de sağlanamadığını gördüm (Geçen yıl er-erbaş sayısı 11.268 imiş).

Askerlik süresi boyunca aileler içinse durum endişeli bekleyişe dönüşüyor. Çocuğu askere giden annelerin yüzleri hep biraz hüzünlü ve endişeli oluyor. Doğrusu çok da haksız sayılmazlar. Hayati risk bir tarafa çoğu zaman koşullar aileleri endişeye sevk ediyor. Anlatılanlar içinde abartılar olsa da sadece fiziksel olarak değil, ruhsal olarak da askerliği kaldıramayan, askerlik sonrası ömür boyu süren arazlarla uğraşanlar olduğu biliniyor.

Kısa dönem askerliğini yapan gençleri dinlerken büyük bir eğitim imkanının neden daha verimli kullanılamadığı sorusunu sormadan edemedim.

Koşullar daha insani olamaz mı? Onlara kendilerini değerli hissettiren bir ortam içinde askeri eğitim verilemez miydi?  

Bir önceki dönemde kısa dönemini bitirmiş bir genç anlatıyor. Ben Türkiye’de bu kadar çok okuma yazma bilmeyen insan olduğunu bilmiyordum. Bir diğeri ilave ediyor, sadece okuma-yazma değil, toplu yaşam kuralları, basit hayat bilgisi, hijyen kuralları... Bunları dahi bilmeyen çok insan var. Oysa orada bulunan üniversiteli eğitimli birçok yetişkin eğitici olarak kullanılabilir. Okuma yazmadan basit gündelik hayat bilgilerine pek çok şey öğretilebilir. Basit meslekler, sanat eğitimi, ahlaki değerler, toplumsal kurallar, baba ve eş olmaya dair bilgiler, dünyaya dair, Türkçeye dair geliştirici birçok başlık ders olarak verilebilir. Bilen ve bilmeyenlerin bir arada bulunduğu bir ortam verimli bir eğitim imkanına dönüştürülebilir. Belki de üniversiteler ile işbirliği yapılabilir. Sistematik eğitim programları konabilir. Basit matematik bilgisinden sağlık bilgilerine erkeklerin eğitiminde askerlik önemli bir fırsat olarak değerlendirilmeli diye düşünüyorum.

Bir başka dikkatimi çeken konu da şu oldu: Sağlık alanında büyük gelişme gösteren bir ülkedeyiz fakat buna rağmen askerde sağlık konularında ihmaller yaşanıyor.

Sağlıkları ile ilgili yerinde müdahale eksikliği, besin hijyeni meselesi de dinlediğim konulardan.

Askeri eğitim vermek, disiplin sağlamak için illa ki mevcut sistemin yaşatılması gerekmiyor. Mesela her gün tarla taşı toplatmak yerine eğitim programı koymak ülkenin insan kaynaklarını daha verimli kullanmak olmaz mı?

Türkiye’de birçok alandaki büyük başarıların yanı sıra başarılamayan küçük şeyler var. Bunlardan birisi de “okul tuvaletleri” meselesidir. Bizim öğrenciliğimizde daha temizdi diye hatırlıyorum. Giderek  daha kirli hale geldiler. Bir müfettiş sadece okul tuvaletlerini denetlemekle görevlendirilse acaba kaç tane temiz tuvalet bulunur doğrusu merak ediyorum. Bunda millet olarak umumi bir mekanı kullanmaya dair özensizliğimizin de yeterli eğitim almayışımızın da etkisi vardır elbette. Evinde o kadar temiz titiz olan bir halkın umumi mekanlardaki bu özensizliğini de hiç anlayamam doğrusu. Efenim konuya televizyonda izlediğim bir temizlik malzemesi reklamından geldim. Bir çamaşır suyu markası sosyal sorumluluk projesi olarak okul tuvaletlerini temizlemeyi üstlenmiş. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi içinde temizlik malzemelerine yer ayrılması meselesi sanırım gerçekleşemedi. Bu konu müdürlerin, okul aile birliklerinin ve ailelerin çabalarıyla gidiyor. Okul tuvaletlerinin temizliği Bakanlığı ilgilendirmiyor kısaca. Böyle olunca da tuvaletler çığırından çıkıyor. Bunu en iyi müdürler, idareciler ve de öğrenciler bilirler.

Tuvalet kullanma alışkanlığının da bir eğitim gerektirdiğinin altını çizmek isterim.

….

Avrupa Birliği, fonlarını Türkiye’de Bakanlıklar ve belediyeler yerine sivil kuruluşlarda kullanma kararı almış. AB fonları bundan böyle sivil kuruluşlara gidecekmiş. Hangi sivil kuruluşlar, hangi amaçlara binaen?

Doğrusu bu açıklama bana ilginç geldi. Demek ki mesele sosyal sorunların çözümüne katkı sağalmak değilmiş. Hayrolsun…

Facebook Yorumları

reklam
29.06.2019
Tas yere düşmeden çınlamaz…
13.4.2019
Zafer mi hareket mi?
30.3.2019
Yarın seçim var...
9.2.2019
Mehmet Genç’e saygının da ötesinde…
26.1.2019
Toplumsal cinsiyeti konuşmak...
19.1.2019
Hala başörtüsü mü?
12.1.2019
Türk düşünce tarihimiz içinde ‘İslam’
5.1.2019
Öğrenciyi müşteri gibi görmekten vazgeçmeli…
29.12.2018
Kim var imiş biz burada yoğ iken…
17.11.2018
İyiler Tayfası
4.11.2018
Gündelik hayat politikaları…
27.10.2018
Dip tartışmalar
13.10.2018
Toplumsal bozulmanın kötü kişisi kim?
30.9.2018
Tehlikeyi anlatırken…
15.9.2018
İşte geldik gidiyoruz
8.9.2018
Dar alanda kırk boğum…
1.9.2018
Hayatı yüzeyde yaşa-sanal dünyada dip yap!
25.8.2018
Arka sokaklardan Batı’ya bakınca…
18.8.2018
Bu kriz hapşırık bile değil!…
11.8.2018
Nasıl bir gelecek?
4.8.2018
Hayatı simülasyon olarak yaşatmak…
28.7.2018
Eğitimde düalizm ve Kapadokya örneği
21.7.2018
Din eğitiminde orta yol mümkün mü?
14.7.2018
Yeni dönem: Bürokrasi ve fuzzy mantığı
7.7.2018
Yeni yüzyıl yeni sistem
30.6.2018
Seçmen nezdinde
23.6.2018
Seçmene kızgın “seçilmişler”
16.6.2018
Kültürel iktidar
9.6.2018
Sahalardan seçim gözlemleri
26.5.2018
Kriz başlıkları
19.5.2018
Akıl dışı efsaneler insanlığın önüne geçiyor
12.5.2018
Çözüm yasaları…
5.5.2018
CHP’nin hesabı ve umudu?
28.4.2018
Alacakaranlık siyaseti
21.4.2018
Seçim davranışını ne etkiler?
14.4.2018
“Kudüs” ve Suudi Arabistan ve kadınlar
7.4.2018
Kurum ve kuruluşlar için farkındalık
18.3.2018
Rusya’nın büyük gaspı ve İngiltere gerilimi
10.3.2018
Kime itibar edelim?
3.3.2018
Kutsal at
2.3.2018
Dragut Reis ya da Turgut Reis’ten bugüne Cezayir
24.2.2018
Mağduru koruyarak tacizciyi cezalandırmak…
17.2.2018
Sahadan
10.2.2018
İran, tesettür ve biz
3.2.2018
CHP’nin Kürtlerle imtihanı ve yeni rotası
27.1.2018
Afrin harekâtına destek ve Anadolu irfanı…
6.1.2018
İyiliğe davetin formatı yok mu?
17.12.2017
Yardıma muhtaç bir halk değil, devlet!
2.12.2017
İnanç kültürü, hızlı moda ve işçiler…
18.11.2017
Kendinden nefret edenler
5.11.2017
Bakü’den ve Türkiye’den notlar…
21.10.2017
Küresel sahnede birleşik Avrupa’ya ihtiyaç var mı?
14.10.2017
Serhat boylarından…
7.10.2017
Kral ve Ayetullah
30.9.2017
Din yorgunu gençler!
24.9.2017
Öküz altında buzağı aramadan
17.9.2017
Eğitimden siyasete vasatlaşma
9.9.2017
Siyaseti tarihe yaslamak…
26.8.2017
Asker ocağında eğitim…
19.8.2017
Yenilikçiler-Tayyipçiler-AK Parti
12.8.2017
Milli kültür meseleleri ve maarif davamız…
5.8.2017
Kadın aleyhine işler
29.7.2017
Kudüs kapısı
22.7.2017
Kur’an bütün zamanlar için geçerli bir hidayettir…
15.7.2017
Maskeler düşerken…
8.7.2017
Kötülüğü yalnızlaştırmak!!!
1.7.2017
Kriz istikrarlaştı/ Kabile ve küresel iktidar
24.6.2017
Körfezde Mesihi ruh!
17.6.2017
Her şeye hazır kitle…
11.6.2017
Düzeltme/ Bizim kuşak
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive