Ali Saydam

Yeni Şafak



Bookmark and Share

‘Parti içi demokrasiyi getiren benim!’..


9.5.2017 - Bu Yazı 562 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu arkadaşların işi gerçekten zor. Sayısını artık bir çırpıda hatırlamakta zorlanıyoruz. Arka arkaya on küsur seçimde kaybeden tarafta olmalarının nedenini kavrayamadıkları için, tekrar tekrar kaybettiklerinin de farkında olmamaları ne elem verici…


İngilizce'deki wishfull thinking karşılığı Türkçede hüsnü kuruntudur, ya da temelsiz temenni… Her seçimden sonra CHP liderlik kadrosunun çaldığı parçanın adı işte budur...

Dün bir ara gözüme takıldı. Haberlerde CHP Grup Başkanvekili Levent Gök konuşuyordu. Levent Bey, CHP'nin referandumda büyük başarı elde ettiğini vurguluyor; referandumun galibinin kendileri olduğunu söylüyordu. Bu büyük başarı karşısında şaşıran 'havuz medyası' da CHP'yi karıştırmak için durduk yerde “CHP'de bir şeyler oluyor” algısını yaratmak istiyordu…

Genel Başkan Kılıçdaroğlu da gündem değiştirmede, konuyu başkalarının üzerine yıkmada büyük bir iletişim ustası olan Sayın Aziz Yıldırım'a taş çıkartacak bir kıvraklıkla devreye girmişti:

“Partiyi karıştırmak için Saray'dan düğmeye basıldı; bazı arkadaşlar bilinçli olarak hizmet etti… Biz her şeyi biliyoruz. Bu partiyi karıştırmak amacıyla Saray'dan düğmeye basıldı, talimat verildi.”

Bunun üzerine bazılarının bilinçli, bazılarının ise bilinçsiz olarak bu projeye hizmet ettiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Bu partiye, parti içi demokrasiyi getiren benim, kimse kusura bakmasın. Bu partiyi korumak da benim görevim. Genel Başkan olmak isteyen varsa buyursun, hatta delegelerle buluşması için yardımcı olurum. Kendi cebimden para verir, salon tutarım. Ama hiç kimseye partiyi yıprattırmam” demiş…

Sanki Sayın Baykal'ı televizyona iktidara yakın medya çıkarıp konuşturmuş… Sanki CHP milletvekili Sayın Fikri Sağlar'a “Esas tek adam Kılıçdaroğlu'dur” dedirten, sanki Selin Sayek Böke'yi “Gelinen noktada mevcut yönetim anlayışının parçası olmayı uygun bulmuyorum” şeklinde bir açıklama ile istifa ettiren bunların 'havuz medyası' dediği basın kuruluşlarıydı…

Olağanüstü Kurultay'ın hemen toplanması gerektiğini savunan Muharrem İnce'nin de arkasında herhalde aynı medya vardı…

Nasıl bir akıldır bu? Kaybettiği hiçbir seçimi kaybettiğini kabul etmeyen, tersine her seçimden zaferle çıktığına inanan bir zihniyet, kendisine getirilen her eleştirinin, önerilen her yeniliğin arkasında iktidarın oyununu görmeye odaklanmış bir paranoyaya teslim olmuş, karşı çıkan herkesi 'kapının önüne' koyarak parti liderliğini koruyacağını sanan bir bakış açısı… Ancak zaman her türlü görmezliğin önündeki perdeyi kaldırıverir…

Bir de “CHP'nin içinde karışıklık var, ama AK Parti'de de iç çatışmalar var” diye züğürt tesellisi türü tatmin arayanlar var ki, en zor durumda olan CHP sempatizanı tayfası da bunlar… AK Parti'deki duruma çok zorlarsanız, bu kadar uzun süre iktidar olan her siyasi partide gözlemlenen 'Güç kirlenmesi' (power polution) ya da 'güç zehirlenmesi' olabilir. 21'inden sonra bakılacaktır o işe. AK Parti'nin Başkanı mutlaka gerekeni yapacaktır. Zaten yeni sistem, parti yapısında bundan böyle bu tür arazlara izin vermeyecektir. CHP'deki durum ise Başkanlık krizidir, parti içi iktidar krizidir. Çıkış yolu hayli zordur…

Referandum sonrası yeni sistem, siyasi partilerimizin de yapısını değiştirecektir, derken, neyi kastettiğimiz önümüzdeki günlerde daha iyi anlaşılacaktır…

Helal olsun Unilever Başkanı'na…

Dünyanın en güçlü markalarından biri olan Unilever'in Dünya Başkanı Paul Polman, Türkiye'nin Afrika pazarlarına erişim konusunda herkesten bir adım önde olduğunu belirterek Türkiye'nin yatırım için çok elverişli olduğunu söylemiş.

Türkiye'nin yurt dışında yürüttüğü son kampanyayı çağrıştırdı bize. İletişim boyutunda sizin ne kadar iyi olduğunuzdan çok daha fazla etkili olan başkalarının sizin ne kadar iyi olduğunuzu söylemesidir.

Polman, Türkiye'nin Afrika pazarlarına erişim konusunda herkesten bir adım önde olduğunu belirterek, “Geçmişten günümüze ülkesel ve uluslararası parametreler değerlendirildiğinde, Türkiye yatırım için çok elverişli bir yer ve burada olmamak aptallıktır bence” diye açmış konuyu... İngiltere-Hollanda sermayeli Unilever'in 350 milyon Avro değerindeki ev ve kişisel bakım ürünleri fabrikasının açılışı için Konya'ya gelen Polman, düzenlediği basın toplantısında gazetecilere son derece önemli açıklamalarda bulunmuş.

Batı sözleşmiş gibi Türkiye'ye saldırırken, Batı basını Türkiye'yi yok saydırmak için elinden geleni yaparken, Unilever'in hem yaptığı yatırım, hem de Başkanı'nın açıklamaları işin iletişim değeri boyutunda son derece anlamlıdır.

Facebook Yorumları

reklam
18.9.2018
Keşke bizde de olsa…
15.9.2018
Heyecan şart
13.9.2018
Kepenk kapatmanın bedeli
11.9.2018
Tam da israfın sırası… (!)
8.9.2018
Şarbon krizini kim yönetiyor?..
6.9.2018
Girişimciler Take-Off’la havalanacak
4.9.2018
Projelerde anlayış değişikliği
1.9.2018
Canlılık yoksa hiçbir şey yok
30.8.2018
‘Türkiye için risk yok!..’
28.8.2018
Hicaz Demiryolu ve yeni dev projeler...
25.8.2018
Özel derse rağmen hüsran…
23.8.2018
Çevre konusunda atılım yılı olabilir
21.8.2018
Proleterleştire- mediklerimizden misiniz?..
18.8.2018
Amma senaryo…
16.8.2018
Bir musibet…
14.8.2018
Bir kez daha şaşıracaklar…
11.8.2018
Milli bağımsızlığın bedeli…
9.8.2018
Siyasi intihar sürüyor…
7.8.2018
Kılıçdaroğlu 10’da 10 yapacak…
4.8.2018
Siyasî iletişimde devrim…
2.8.2018
Şeamet tellalları başaramayacak…
31.7.2018
Kemal bey kaybetmeye mahkûm…
28.7.2018
İstifa, İntihar, İnkâr…
17.7.2018
Tersi olsaydı yer gök inlerdi
14.7.2018
Kolay olmasa da ‘olacak’!..
12.7.2018
Önce insan sonra Bakan olmak…
7.7.2018
Tarihî kırılmanın tarihî konuşması
5.7.2018
Futbolun süperleri, Süper Lig’in itibarı
3.7.2018
Batı, batılığını yapmayı sürdürüyor
28.6.2018
Şaka gibi…
23.6.2018
Son düzlüğe girmişken
19.6.2018
‘Şimdi yeni şeyler söylemek lazım’…
16.6.2018
“Körlerle sağırlar birbirlerini ağırlar”…
14.6.2018
Güven duygusu her şeydir, vaat değil…
12.6.2018
7,4’ü adam gibi anlatmak gerekmez mi?
9.6.2018
Topu birden geliyor… Türkiye direniyor…
7.6.2018
Türkiye markalarının daha gidecek yolları var
31.5.2018
Kemal bey için kötü haberler
26.5.2018
“Türkiye piyasalarla inatlaşmayacak”
24.5.2018
“O masada birilerinin kolu hep kalır…”
22.5.2018
Bakın düğmeye nasıl basılmış?
19.5.2018
Bu ne subjektivist bir uçuştur…
17.5.2018
Muharrem bey, HDP’yi hükümete alacak mı?…
12.5.2018
‘West against Erdoğan’
10.5.2018
“Korkaklar köle olur, cesurlar efendi!…”
8.5.2018
Şimdi o üç kavramı anlatma zamanı…
5.5.2018
İnce ne kadar ciddiye alınmalı…
3.5.2018
‘Acezenin ittifakından korkarım’…
1.5.2018
Kılıçdaroğlu neden aday değilmiş?
28.4.2018
Millî irade ile dalga geçmek tehlikelidir…
26.4.2018
Köprüden önceki son çıkış…
24.4.2018
FETÖ’nün adayı kim olacak…
21.4.2018
‘Haziranda bu ülkeye huzur gelecek’…
19.4.2018
‘Mahşerin Dört Atlısı’na cevap!...
17.4.2018
‘Washington, medyayı kullandı!’..
14.4.2018
‘Başaramayacaksınız!’…
12.4.2018
Bir akıl tutulmasıdır gidiyor…
10.4.2018
Hüsnükuruntu ile temenni arası bir şey…
7.4.2018
Bir siyasetçinin elinde sadece iki silahı vardır…
3.4.2018
Emir kipiyle mesaj olmaz!..
29.3.2018
Kim ‘Kuvay-ı Milliye’?..
27.3.2018
Kılıçdaroğlu’ndan yerli ve millî kömüre destek (!)..
22.3.2018
Son noktayı Cumhurbaşkanı koydu...
18.3.2018
Müphemiyeti hep Cumhurbaşkanı mı çözecek?
15.3.2018
Medya, kederli insanları merak edenleri özellikle sever
10.3.2018
CHP Lideri, ölçüyor mu acaba?..
8.3.2018
Benzersiz bir ödül gecesiydi…
6.3.2018
Vicdanî kabule tarihi örnek…
1.3.2018
Deutsche Bank için mesele bile değilmiş gibi…
27.2.2018
Lider, önseçimle mi belirlenir?..
22.2.2018
Bürokrasiyi 2019’a hazırlamak…
13.2.2018
Yalancının mumu yatsıyı beklemedi
8.2.2018
‘Evrensel doğrular’ ve reel politika…
6.2.2018
‘Garp Cephesinde Yeni Bir şey Yok’…
1.2.2018
Kurultay da kurtarmayacak sanki…
25.1.2018
Emperyal güç olmak böyle bir şey
23.1.2018
Sahada kazanılanı masada kaybetmemek için
4.1.2018
Dönercide de Kripto var artık…
26.12.2017
Bizim yanımıza bırakmayacaklarmış…
21.12.2017
Az Star Wars, üstü Ertuğrul…
17.12.2017
‘Tarzan zor durumda’…
14.12.2017
İnsanın içi açılıyor…
12.12.2017
Asap bozucu durumlar…
7.12.2017
‘Etkileyiciler’i etkileyebilmek
2.12.2017
Zarrab, 30 yıl sonra hangi Hollywood filmine konu olacak?
14.11.2017
Karar vermek bir şiddet olayıdır…
9.11.2017
‘Avrasya’ya hâkim olan dünyaya hâkim olur!’
31.10.2017
Kim kimin için ‘büyük tehlike’ acaba?..
26.10.2017
Diriliş’in ruhu, İyi Parti’ye ilham olur mu?
21.10.2017
Suriyelilerin iletişimini kim yapacak?..
17.10.2017
Tanıtım Ajansı algıyı da yönetmeli
14.10.2017
Zorunlu hareketlerden artistik hareketlere…
12.10.2017
Haberler bir araya gelince gerçek ortaya çıkar…
10.10.2017
AK Parti hangi ayarları arıyor?
5.10.2017
Bedelsiz siyasetin kör alıcıları
3.10.2017
Meltem Cumbul Hanım'ın suçu yok…
28.9.2017
Kuzey Kürdistan neresi acaba?..
24.9.2017
CHP bir fırsatı daha kaçırmak üzere
21.9.2017
Başlangıç çok iyi! Peki, sonrası?..
14.9.2017
PR reklam eş değeri ile ölçülmez
12.9.2017
Melanet bulutları üstümüzde dolaşırken…
9.9.2017
Mertlik ve siyaset ne kadar bağdaşır?..
7.9.2017
İttifak olmadan olmaz; ama hangi ittifak?
5.9.2017
‘İlericiler’ ‘gerici’ oldular…
29.8.2017
Keşke…
26.8.2017
Sadece söylenmek, siyasi ikbal getirmez
24.8.2017
Bir cacık olur mu?..
22.8.2017
Almanya ne zaman rahat durmaya başlar…
19.8.2017
Trump’ın ‘satranç tahtası’…
15.8.2017
Şimdi zafer sarhoşluğundan uyanma zamanı…
12.8.2017
‘Devletin temeli millî kültürdür!’…
10.8.2017
Bu ne yaman ikiyüzlülüktür...
8.8.2017
“Ben nerede duruyorum?”..
5.8.2017
Almanya, Almanya…
3.8.2017
ABD’nin Türkiye’de algısı yerlerde…
1.8.2017
İslam Dünyası iletişimin önemini nasıl kavrayacak?…
29.7.2017
Neredesiniz?…
27.7.2017
İş üç nalla bir ata kalmış…
25.7.2017
Şimdi ‘Detant’ zamanı…
22.7.2017
Almanya fırça atacak, biz hizaya gireceğiz…
20.7.2017
Yalancının mumu yatsıyı bile beklemedi…
13.7.2017
Tecrit kırılıyor
11.7.2017
Türkiye yine çok oluyor…
8.7.2017
Bağımsız yargının iletişimi de bağımsız olmalıdır
6.7.2017
Bana arkadaşını söyle...
1.7.2017
Bu ne yaman şizofrenidir…
29.6.2017
‘Bozulma’nın ilacı ‘Organik İletişim’…
24.6.2017
Arter’in rekoru kolay kolay kırılamaz
20.6.2017
‘Adalet erdemlerin itidalidir’…
17.6.2017
Yollar yürümekle aşınmaz…
15.6.2017
Tek çıkış yolu, provokasyona gelmemektir…
13.6.2017
Ertuğrul’dan erdem dersi
10.6.2017
İletişimde başarının sırrı: Beklenti yönetimi…
8.6.2017
’15 Haziran’da darbe olacak’ (!)…
6.6.2017
Geleceğimizin garantisi geçmiştedir
3.6.2017
Trump neden ‘kodlamadan’ konuşuyor!..
1.6.2017
530 bin dolar ne ki? Hedefi büyütmek gerek!..
30.5.2017
Ufuk turu…
25.5.2017
Çin'in puanını düşürseniz ne olur düşürmeseniz ne olur…
23.5.2017
Cumhurbaşkanı ‘başlama vuruşunu’ yaptı…
18.5.2017
“İyi ki Erdoğan var”…
16.5.2017
Türkiye’ye sahte röportaj suçlaması kayaya çarptı…
13.5.2017
İletişimin olmazsa olmazı: Değerlerle didişmemek!..
11.5.2017
‘Hayaller Hollywood, gerçekler Eminönü…’
9.5.2017
‘Parti içi demokrasiyi getiren benim!’..
6.5.2017
Abdullah Gül noktayı koydu
4.5.2017
‘Nerede kalmıştık?...’
2.5.2017
Dilini kaybeden her şeyini kaybeder…
27.4.2017
Macron’la birlikte kim kazanacak?.
25.4.2017
Türkiye’yi tecrit etmek isteyenlere inat
22.4.2017
Alt alta okuyunca fıkra gibi…
20.4.2017
YSK mühür iletişimini yönetmeli …
18.4.2017
İyi bir ‘kaybeden’ olmayı bilmek…
15.4.2017
‘Evet’ çıkarsa ülkeyi terk etmeyi düşünenlere..
13.4.2017
Evet arttıkça, manipülasyon iddiası da artıyor..
11.4.2017
Araştırma şirketlerinin yeni sınavı..
8.4.2017
‘Kontrollü Darbe’ kime hizmet etti?..
6.4.2017
Sigortanın sigortası atmak üzere…
4.4.2017
Bir kriz nasıl yönetilmez…
1.4.2017
Ne dersiniz Binnaz Hocam?
28.3.2017
Türkiye’ye gel ve kendi hikâyeni keşfet!…
25.3.2017
Çok naz âşık usandırırmış…
24.3.2017
Kadıköy’ün rengini kararsızların kararı belirleyecek
16.3.2017
CHP’den Mavi Boncuk…
14.3.2017
‘İçimizdeki Hollandalılar’
11.3.2017
Yüzyılın sloganı
9.3.2017
Die Welt’de Türkiye rüzgârı…
7.3.2017
Bir reklam bir reklam değildir…
2.3.2017
Yumurtanın kabuğu kırılmak üzeredir
28.2.2017
İletişimin dili evrensel değildir
25.2.2017
Rehavet ciddi bir tehlikedir
23.2.2017
Seçmene ‘nasıl’ anlatılacak?…
16.2.2017
‘Meşazın’ kadar güçlüsün!
14.2.2017
Siyasette önce fikir, sonra iletişim aracı…
7.2.2017
‘İletişim gürültüsüne’ aldırmayın!..
4.2.2017
Ey Batı! CHP’ye eyle medet!..
2.2.2017
‘Rahmetli Turgut Cansever’i yeniden anmak…’
31.1.2017
Trump ve ABD’nin yalnızlığı…
28.1.2017
Bu stratejiyi benimsememem olası değil: “3İ”…
26.1.2017
Bir otobüs şoförünün öğrettikleri
24.1.2017
CHP’nin ‘referandum stratejisi’?
21.1.2017
‘Anayasa değişikliği başlı başına reformdur’
19.1.2017
CHP sırtını nereye dayıyor?..
17.1.2017
Türkiye şaşırtıyor…
14.1.2017
‘Çantada keklik’ duygusundan uzaklaşmak gerek…
12.1.2017
Gazetelerimiz çok işe yarar…
10.1.2017
‘Denge – Denetleme’ olmadan olmaz…
7.1.2017
Kamu vicdanının caydırıcılık gücü
5.1.2017
Gladyatörü alt etmek?..
3.1.2017
Terörün mukaddesi yoktur
31.12.2016
Trump için yürünecek yollar döşeniyor
27.12.2016
‘Halep’in gözyaşını Anadolu siliyor’
24.12.2016
Burun direğini sızlatan gerçeğin ta kendisi
20.12.2016
Hände weg vom İstanbul Lisesi!..
17.12.2016
‘Bu ablukayı kırarsam seni istemeye geleceğim’…
15.12.2016
‘Türkler korkmuyor!..’
13.12.2016
Hadi parlamentoyu tahkim edin!
11.12.2016
“Bilgide yitirdiğimiz bilgelik nerede?”
8.12.2016
Göbeklitepe’nin ruhunu yansıtmalıyız
6.12.2016
‘Dolar’a karşı ulusal ‘İletişim’…
3.12.2016
Orta Doğu’da bir tek Çin eksikti
1.12.2016
Faciadan siyasi rant çıkmaz
29.11.2016
“Sevdiklerine hangi yüzle bakıyorsun?”
26.11.2016
Türkiye, dilencilikten kurtulalı çok oldu
22.11.2016
‘Nerden baksan tutarsızlık…’
19.11.2016
Türkiye yaş tahtaya basmayacak…
17.11.2016
‘Biz bize benzeriz’…
15.11.2016
Red ve kabul aynı anda…
12.11.2016
Bahçeli siyasi iletişim dersi veriyor…
10.11.2016
İktidarın garantisi medya değildir
8.11.2016
‘Darbeye böyle tepki göstermedi’
5.11.2016
Kılıçdaroğlu AK Parti’ye oy devşiriyor…
3.11.2016
İletişim ablukasını kırmak için…
1.11.2016
‘Ölçmüyorsan, yapma!’
29.10.2016
Tabloyu net görebilmek için…
27.10.2016
Fransız’ın ‘Yumuşak OHAL’i…
25.10.2016
Direneceksen, Türkiye gibi direneceksin…
22.10.2016
Eksik kalan laf yanlış anlaşılabilir…
20.10.2016
Tasarım yoksa rekabet şansımız da yok
18.10.2016
Siyasi iletişim dersi 101…
15.10.2016
Gerektiği yerde, gerektiği kadar…
13.10.2016
Sadece CIA’in iletişim bütçesi 1 milyar $ imiş…
11.10.2016
“Yeni Ufukları Kucaklamak…”
8.10.2016
Bu nasıl iş?..
6.10.2016
Gelen, gören etkileniyor, ya gelmeyenler ne olacak?..
4.10.2016
‘Melûllenme deli gönül’…
1.10.2016
Gündem dışı bir yazı
29.9.2016
Tırıs giderler…
27.9.2016
Türkiye yine şaşırtacak…
25.9.2016
Bakın, darbeyi kim düzenlemiş!..
22.9.2016
Dijital kafalar ‘ruhunu’ arıyor…
20.9.2016
Ne Clinton ne Trump, ABŞ kazanacak…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.