Ali Saydam

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Gelen, gören etkileniyor, ya gelmeyenler ne olacak?..


6.10.2016 - Bu Yazı 1021 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Almanya'dan kalkıp gelmişler… 15 Temmuz sonrası durumu görmek istemişler. Meclis'te incelemelerde bulunmuşlar. İncirlik Üssü'nü ziyaret etmişler. Sonra da güya kendilerini eleştirmişler.


Almanya Parlamentosu Savunma Komisyonu üyelerinden söz ediyoruz. Önceki gün Ankara Büyükelçiliği'nde düzenledikleri basın toplantısındaAlmanya Parlamentosu Savunma Komisyonu Başkan Yardımcısı Karl Lamers, Türk halkı ve Türk devletinin darbe girişimi sonrasında kendilerinden “daha açık ve belirgin destek mesajları”beklediğini ve -Türk tarafını kastederek- bu beklenti nedeniyle bir hayal kırıklığı yaşandığını saptadıklarını söylemiş.

Oysa darbe girişiminden sonra Şansölye Merkel ve Dışişleri Bakanları Türk devleti ve halkıyla dayanışma içinde olduklarını göstermişler, darbeyi de kınamışlar. Böyle demiş… Tam bir “Hay Allah, nasıl oldu da biz tam olarak sizi anlayamadık” tavrı…

Lamers aynı zamanda Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) Grubu Üyesi ve Komisyon Başkan Yardımcısıymış… Arkadaşlarıyla birlikte, TBMM Milli Savunma Komisyonu üyeleri ile iki saat süren görüşmelerinden memnun kalmışlar. Federal Parlamento Savunma Komisyonu, TBMM Savunma Komisyonu üyelerini Almanya'ya davet etmiş.

Alman heyeti Meclis binasının bombalanmasının ne kadar derin izler bıraktığına tanık olduklarını da ifade etmiş. Yeşiller Partisi Milletvekili ve komisyon üyesi Agnieszka Brugger demiş ki:

“TBMM'nin hasar gören kısımlarını bize gösterdiklerinde insan hakları, basın özgürlüğü ve demokrasinin ne kadar büyük önem taşıdığını tekrar anladım.”

Anadolu Ajansı muhabiri Zuhal Demirci'nin şu final cümlesi bu haberin özeti değil de nedir?

“Alman Meclisi'nin Haziran ayında kabul ettiği 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarına ilişkin tasarı, Türkiye ile Almanya arasında gerginliğe yol açmış, Türkiye Berlin'deki büyükelçisini istişareler için geri çağırmış, Alman milletvekillerinin İncirlik'teki Alman askerlerini ziyaret taleplerine de olumlu karşılık verilmemişti…”

Bu arada burada sıklıkla adından söz ettiğimiz Alman meslektaşımızChristian Langer'in ricası üzerine Hamburg'lu bir iş adamı Udo Dewies'i Salı günü konuk ettik. Türkiye'de otomotiv alanında fuarlar konusunu ve yanı sıra bir Alman üniversitesiyle Türkiye'deki bazı üniversitelerin arasındaki işbirliği olanaklarını araştırmaya gelmiş…

Şaşkın bir haldeydi. “Üç gündür Türkiye'deyim. Alman basının yazdıkları ile burada karşılaştıklarımız arasında dağlar kadar fark var. Bu kadar yalan ve kasıtlı çarpıtılmış bilgi nasıl verilebilir?..”

Dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyoruz. Nereden, kimler tarafından etkilendirildikleri, bilgilendirildikleri son derece açık ve net olan Alman medyasının hedef kitlesi, belli ki buraya gelip gerçekleri kaynağında gördüğünde medyanın da ve onu etkileyenlerin de foyası meydana çıkıyor. O kitle aynı zamanda Alman siyasetçilere de yön veren seçmen kesimini oluşturuyor.

Ancak tüm Alman seçmenlerini Türkiye'ye davet edemeyeceğimize göre… Bizim Almanları ve etkileyicilerini kendi memleketlerinde doğru bilgilendirmek ve etkilemek için modeller gerçekleştirmeliyiz.

Peki bu iş kimin sorumluluğundadır?... İşte size 10 puanlık genel kültür sorusu. Bu sorunun yanıtı onlarca kez bu sütunlarda verilmiştir. O nedenle, bilindiği üzere, arife tarif gerekmez deyip bir kez daha yazmıyoruz….

Klavyede harfler silinir, marka silinmez

Geçtiğimiz hafta Perşembe günkü “Microsoft, İstanbul Bilişim'in elinde ne hale gelmiş?” başlıklı yazımızda başımızdan geçen birMicrosoft macerasını aktarmıştık. 'Müşteri hizmetleri nasıl yönetilemez?' konusunda ufak bir ders olarak kayıtlara geçmesi arzusuyla aktardığımız macera, 25 Aralık 2015 tarihinde İstanbul Bilişim'den neredeyse ikinci el bir oto fiyatına satın aldığımızMicrosoft Surface Pro4 dizüstü bilgisayarımızın klavyesiyle ilgiliydi.

Klavyenin Türkçe karakterleri zaman içinde silinmeye başlamıştı. 'Zaman içinde' derken yıllardan söz etmiyorduk. 9 ayda İ ve Ş harfleri yok olmuştu. Ayrıca bazı işaret ve rakamların da yerleri yanlıştı. İstanbul Bilişim oralı olmadı. İlgililerin adlarını bile vermek istemediler.Microsoft'la görüşmelerimizin sonucunda ise bir arpa boyu yol gidemedik.

Microsoft Müşteri Hizmetleri yetkilisi, ürünün sanki kendi markalarıyla alakası yokmuş gibi “Biz satmıyoruz o ürünleri; sorumluluğu bizde değil” deyivermişti. Biz de bu köşede Microsoft yetkililerine şu aklı vermiştik:

“Gazeteye bir küçük ilan verip diyebilirsiniz ki: Bizim İstanbul Bilişim'le ya da xyz firmasıyla bir alâkamız yoktur. Ürünlerimize verdiği hizmet konusunda herhangi bir sorumluluk almayız.”

Bakın, işte o zaman bu firmalar nasıl muma dönüp adam gibi müşteri hizmeti verirler, dedik. Microsoft'un yasal değil ama ahlakî denetim yapabileceğini yazdık.

Microsoft bu işle ne kadar ilgilenir ne kadar ilgilenmez bilemediğimiz için konuyu kafamızda bir süreliğine dondurmuştuk. Yazının yayınlanmasından iki gün sonra Gümrük ve Ticaret Bakanı Sayın Bülent Tüfenkçi aramaz mı? Bizim klavye maceramızda başımızdan geçen ve aslında küçükmüş gibi görünen bu önemli sorunla bizzat Bakan Bey ilgilenivermişti. Marka meselesine en üst düzeyde sahip çıkıldığını görmek ve bu konuya özel olarak müfettişlerin görevlendirildiğini öğrenmek hem şaşırttı hem de sevindirdi beni.

Devletin reaksiyon vermesi, hele de bu kadar hızlı tepki koyması, tüketici haklarının korunması ve piyasa düzenleyicisinin olaya hakimiyeti açısından her türlü takdiri hak etmektedir.

Facebook Yorumları

reklam
15.10.2019
Kara propaganda ve içimizdeki İrlandalılar
8.10.2019
‘Ak koyun, kara koyun geçit başında belli olur’…
24.09.2019
Bu kadarını beklemiyorduk
12.09.2019
Babacan cephesinde yeni bir şey yok
10.09.2019
Toplumsal gestus son derece etkilidir
25.06.2019
Millî Bağımsızlık’ın bedeli…
7.05.2019
Cehennem yolu iyi niyet taşlarıyla döşeliymiş
11.4.2019
Reform mu devrim mi?
4.4.2019
Bir gerginliktir gidiyor…
2.4.2019
“Her olanda bir hayır vardır”
30.3.2019
Seçimi kimin kazanacağını açıklıyorum!
9.3.2019
8 Mart’ta Suriyeli kadınları kim hatırladı?..
7.3.2019
Araştırmacılar neredesiniz?
5.3.2019
Ekonomiden birilerine kötü haber: Enflasyon düştü!
14.2.2019
Tanzim tuttu, sıra iletişiminde…
8.1.2019
CHP’den kaybetme garantili iletişim stratejisi
29.12.2018
Genel Başkan çam değil orman deviriyor…
29.11.2018
KOBİ’lere evet, KOBİ mantığına hayır!
22.11.2018
CHP bir fırsatı daha tepti…
30.10.2018
Kendimizi kendimize bile anlatamıyoruz...
23.10.2018
Bir Mazıdağı hikâyesi
20.10.2018
Toplumu dikine kesmek…
14.10.2018
Brunson olayından çıkarılacak iletişim dersi
9.10.2018
İttifak akılla kurulur, duyguyla değil
6.10.2018
Zekâ testi: McKinsey
2.10.2018
Yeni Meclis’in açılışı aynı da…
28.9.2018
5N+1K sosyal medya saldırganlarına yenilecek mi?
25.9.2018
50. gün hesabı bir fırsat olabilir
23.9.2018
‘Denge-Disiplin- Değişim’ yakıştı
18.9.2018
Keşke bizde de olsa…
15.9.2018
Heyecan şart
13.9.2018
Kepenk kapatmanın bedeli
11.9.2018
Tam da israfın sırası… (!)
8.9.2018
Şarbon krizini kim yönetiyor?..
6.9.2018
Girişimciler Take-Off’la havalanacak
4.9.2018
Projelerde anlayış değişikliği
1.9.2018
Canlılık yoksa hiçbir şey yok
30.8.2018
‘Türkiye için risk yok!..’
28.8.2018
Hicaz Demiryolu ve yeni dev projeler...
25.8.2018
Özel derse rağmen hüsran…
23.8.2018
Çevre konusunda atılım yılı olabilir
21.8.2018
Proleterleştire- mediklerimizden misiniz?..
18.8.2018
Amma senaryo…
16.8.2018
Bir musibet…
14.8.2018
Bir kez daha şaşıracaklar…
11.8.2018
Milli bağımsızlığın bedeli…
9.8.2018
Siyasi intihar sürüyor…
7.8.2018
Kılıçdaroğlu 10’da 10 yapacak…
4.8.2018
Siyasî iletişimde devrim…
2.8.2018
Şeamet tellalları başaramayacak…
31.7.2018
Kemal bey kaybetmeye mahkûm…
28.7.2018
İstifa, İntihar, İnkâr…
17.7.2018
Tersi olsaydı yer gök inlerdi
14.7.2018
Kolay olmasa da ‘olacak’!..
12.7.2018
Önce insan sonra Bakan olmak…
7.7.2018
Tarihî kırılmanın tarihî konuşması
5.7.2018
Futbolun süperleri, Süper Lig’in itibarı
3.7.2018
Batı, batılığını yapmayı sürdürüyor
28.6.2018
Şaka gibi…
23.6.2018
Son düzlüğe girmişken
19.6.2018
‘Şimdi yeni şeyler söylemek lazım’…
16.6.2018
“Körlerle sağırlar birbirlerini ağırlar”…
14.6.2018
Güven duygusu her şeydir, vaat değil…
12.6.2018
7,4’ü adam gibi anlatmak gerekmez mi?
9.6.2018
Topu birden geliyor… Türkiye direniyor…
7.6.2018
Türkiye markalarının daha gidecek yolları var
31.5.2018
Kemal bey için kötü haberler
26.5.2018
“Türkiye piyasalarla inatlaşmayacak”
24.5.2018
“O masada birilerinin kolu hep kalır…”
22.5.2018
Bakın düğmeye nasıl basılmış?
19.5.2018
Bu ne subjektivist bir uçuştur…
17.5.2018
Muharrem bey, HDP’yi hükümete alacak mı?…
12.5.2018
‘West against Erdoğan’
10.5.2018
“Korkaklar köle olur, cesurlar efendi!…”
8.5.2018
Şimdi o üç kavramı anlatma zamanı…
5.5.2018
İnce ne kadar ciddiye alınmalı…
3.5.2018
‘Acezenin ittifakından korkarım’…
1.5.2018
Kılıçdaroğlu neden aday değilmiş?
28.4.2018
Millî irade ile dalga geçmek tehlikelidir…
26.4.2018
Köprüden önceki son çıkış…
24.4.2018
FETÖ’nün adayı kim olacak…
21.4.2018
‘Haziranda bu ülkeye huzur gelecek’…
19.4.2018
‘Mahşerin Dört Atlısı’na cevap!...
17.4.2018
‘Washington, medyayı kullandı!’..
14.4.2018
‘Başaramayacaksınız!’…
12.4.2018
Bir akıl tutulmasıdır gidiyor…
10.4.2018
Hüsnükuruntu ile temenni arası bir şey…
7.4.2018
Bir siyasetçinin elinde sadece iki silahı vardır…
3.4.2018
Emir kipiyle mesaj olmaz!..
29.3.2018
Kim ‘Kuvay-ı Milliye’?..
27.3.2018
Kılıçdaroğlu’ndan yerli ve millî kömüre destek (!)..
22.3.2018
Son noktayı Cumhurbaşkanı koydu...
18.3.2018
Müphemiyeti hep Cumhurbaşkanı mı çözecek?
15.3.2018
Medya, kederli insanları merak edenleri özellikle sever
10.3.2018
CHP Lideri, ölçüyor mu acaba?..
8.3.2018
Benzersiz bir ödül gecesiydi…
6.3.2018
Vicdanî kabule tarihi örnek…
1.3.2018
Deutsche Bank için mesele bile değilmiş gibi…
27.2.2018
Lider, önseçimle mi belirlenir?..
22.2.2018
Bürokrasiyi 2019’a hazırlamak…
13.2.2018
Yalancının mumu yatsıyı beklemedi
8.2.2018
‘Evrensel doğrular’ ve reel politika…
6.2.2018
‘Garp Cephesinde Yeni Bir şey Yok’…
1.2.2018
Kurultay da kurtarmayacak sanki…
25.1.2018
Emperyal güç olmak böyle bir şey
23.1.2018
Sahada kazanılanı masada kaybetmemek için
4.1.2018
Dönercide de Kripto var artık…
26.12.2017
Bizim yanımıza bırakmayacaklarmış…
21.12.2017
Az Star Wars, üstü Ertuğrul…
17.12.2017
‘Tarzan zor durumda’…
14.12.2017
İnsanın içi açılıyor…
12.12.2017
Asap bozucu durumlar…
7.12.2017
‘Etkileyiciler’i etkileyebilmek
2.12.2017
Zarrab, 30 yıl sonra hangi Hollywood filmine konu olacak?
14.11.2017
Karar vermek bir şiddet olayıdır…
9.11.2017
‘Avrasya’ya hâkim olan dünyaya hâkim olur!’
31.10.2017
Kim kimin için ‘büyük tehlike’ acaba?..
26.10.2017
Diriliş’in ruhu, İyi Parti’ye ilham olur mu?
21.10.2017
Suriyelilerin iletişimini kim yapacak?..
17.10.2017
Tanıtım Ajansı algıyı da yönetmeli
14.10.2017
Zorunlu hareketlerden artistik hareketlere…
12.10.2017
Haberler bir araya gelince gerçek ortaya çıkar…
10.10.2017
AK Parti hangi ayarları arıyor?
5.10.2017
Bedelsiz siyasetin kör alıcıları
3.10.2017
Meltem Cumbul Hanım'ın suçu yok…
28.9.2017
Kuzey Kürdistan neresi acaba?..
24.9.2017
CHP bir fırsatı daha kaçırmak üzere
21.9.2017
Başlangıç çok iyi! Peki, sonrası?..
14.9.2017
PR reklam eş değeri ile ölçülmez
12.9.2017
Melanet bulutları üstümüzde dolaşırken…
9.9.2017
Mertlik ve siyaset ne kadar bağdaşır?..
7.9.2017
İttifak olmadan olmaz; ama hangi ittifak?
5.9.2017
‘İlericiler’ ‘gerici’ oldular…
29.8.2017
Keşke…
26.8.2017
Sadece söylenmek, siyasi ikbal getirmez
24.8.2017
Bir cacık olur mu?..
22.8.2017
Almanya ne zaman rahat durmaya başlar…
19.8.2017
Trump’ın ‘satranç tahtası’…
15.8.2017
Şimdi zafer sarhoşluğundan uyanma zamanı…
12.8.2017
‘Devletin temeli millî kültürdür!’…
10.8.2017
Bu ne yaman ikiyüzlülüktür...
8.8.2017
“Ben nerede duruyorum?”..
5.8.2017
Almanya, Almanya…
3.8.2017
ABD’nin Türkiye’de algısı yerlerde…
1.8.2017
İslam Dünyası iletişimin önemini nasıl kavrayacak?…
29.7.2017
Neredesiniz?…
27.7.2017
İş üç nalla bir ata kalmış…
25.7.2017
Şimdi ‘Detant’ zamanı…
22.7.2017
Almanya fırça atacak, biz hizaya gireceğiz…
20.7.2017
Yalancının mumu yatsıyı bile beklemedi…
13.7.2017
Tecrit kırılıyor
11.7.2017
Türkiye yine çok oluyor…
8.7.2017
Bağımsız yargının iletişimi de bağımsız olmalıdır
6.7.2017
Bana arkadaşını söyle...
1.7.2017
Bu ne yaman şizofrenidir…
29.6.2017
‘Bozulma’nın ilacı ‘Organik İletişim’…
24.6.2017
Arter’in rekoru kolay kolay kırılamaz
20.6.2017
‘Adalet erdemlerin itidalidir’…
17.6.2017
Yollar yürümekle aşınmaz…
15.6.2017
Tek çıkış yolu, provokasyona gelmemektir…
13.6.2017
Ertuğrul’dan erdem dersi
10.6.2017
İletişimde başarının sırrı: Beklenti yönetimi…
8.6.2017
’15 Haziran’da darbe olacak’ (!)…
6.6.2017
Geleceğimizin garantisi geçmiştedir
3.6.2017
Trump neden ‘kodlamadan’ konuşuyor!..
1.6.2017
530 bin dolar ne ki? Hedefi büyütmek gerek!..
30.5.2017
Ufuk turu…
25.5.2017
Çin'in puanını düşürseniz ne olur düşürmeseniz ne olur…
23.5.2017
Cumhurbaşkanı ‘başlama vuruşunu’ yaptı…
18.5.2017
“İyi ki Erdoğan var”…
16.5.2017
Türkiye’ye sahte röportaj suçlaması kayaya çarptı…
13.5.2017
İletişimin olmazsa olmazı: Değerlerle didişmemek!..
11.5.2017
‘Hayaller Hollywood, gerçekler Eminönü…’
9.5.2017
‘Parti içi demokrasiyi getiren benim!’..
6.5.2017
Abdullah Gül noktayı koydu
4.5.2017
‘Nerede kalmıştık?...’
2.5.2017
Dilini kaybeden her şeyini kaybeder…
27.4.2017
Macron’la birlikte kim kazanacak?.
25.4.2017
Türkiye’yi tecrit etmek isteyenlere inat
22.4.2017
Alt alta okuyunca fıkra gibi…
20.4.2017
YSK mühür iletişimini yönetmeli …
18.4.2017
İyi bir ‘kaybeden’ olmayı bilmek…
15.4.2017
‘Evet’ çıkarsa ülkeyi terk etmeyi düşünenlere..
13.4.2017
Evet arttıkça, manipülasyon iddiası da artıyor..
11.4.2017
Araştırma şirketlerinin yeni sınavı..
8.4.2017
‘Kontrollü Darbe’ kime hizmet etti?..
6.4.2017
Sigortanın sigortası atmak üzere…
4.4.2017
Bir kriz nasıl yönetilmez…
1.4.2017
Ne dersiniz Binnaz Hocam?
28.3.2017
Türkiye’ye gel ve kendi hikâyeni keşfet!…
25.3.2017
Çok naz âşık usandırırmış…
24.3.2017
Kadıköy’ün rengini kararsızların kararı belirleyecek
16.3.2017
CHP’den Mavi Boncuk…
14.3.2017
‘İçimizdeki Hollandalılar’
11.3.2017
Yüzyılın sloganı
9.3.2017
Die Welt’de Türkiye rüzgârı…
7.3.2017
Bir reklam bir reklam değildir…
2.3.2017
Yumurtanın kabuğu kırılmak üzeredir
28.2.2017
İletişimin dili evrensel değildir
25.2.2017
Rehavet ciddi bir tehlikedir
23.2.2017
Seçmene ‘nasıl’ anlatılacak?…
16.2.2017
‘Meşazın’ kadar güçlüsün!
14.2.2017
Siyasette önce fikir, sonra iletişim aracı…
7.2.2017
‘İletişim gürültüsüne’ aldırmayın!..
4.2.2017
Ey Batı! CHP’ye eyle medet!..
2.2.2017
‘Rahmetli Turgut Cansever’i yeniden anmak…’
31.1.2017
Trump ve ABD’nin yalnızlığı…
28.1.2017
Bu stratejiyi benimsememem olası değil: “3İ”…
26.1.2017
Bir otobüs şoförünün öğrettikleri
24.1.2017
CHP’nin ‘referandum stratejisi’?
21.1.2017
‘Anayasa değişikliği başlı başına reformdur’
19.1.2017
CHP sırtını nereye dayıyor?..
17.1.2017
Türkiye şaşırtıyor…
14.1.2017
‘Çantada keklik’ duygusundan uzaklaşmak gerek…
12.1.2017
Gazetelerimiz çok işe yarar…
10.1.2017
‘Denge – Denetleme’ olmadan olmaz…
7.1.2017
Kamu vicdanının caydırıcılık gücü
5.1.2017
Gladyatörü alt etmek?..
3.1.2017
Terörün mukaddesi yoktur
31.12.2016
Trump için yürünecek yollar döşeniyor
27.12.2016
‘Halep’in gözyaşını Anadolu siliyor’
24.12.2016
Burun direğini sızlatan gerçeğin ta kendisi
20.12.2016
Hände weg vom İstanbul Lisesi!..
17.12.2016
‘Bu ablukayı kırarsam seni istemeye geleceğim’…
15.12.2016
‘Türkler korkmuyor!..’
13.12.2016
Hadi parlamentoyu tahkim edin!
11.12.2016
“Bilgide yitirdiğimiz bilgelik nerede?”
8.12.2016
Göbeklitepe’nin ruhunu yansıtmalıyız
6.12.2016
‘Dolar’a karşı ulusal ‘İletişim’…
3.12.2016
Orta Doğu’da bir tek Çin eksikti
1.12.2016
Faciadan siyasi rant çıkmaz
29.11.2016
“Sevdiklerine hangi yüzle bakıyorsun?”
26.11.2016
Türkiye, dilencilikten kurtulalı çok oldu
22.11.2016
‘Nerden baksan tutarsızlık…’
19.11.2016
Türkiye yaş tahtaya basmayacak…
17.11.2016
‘Biz bize benzeriz’…
15.11.2016
Red ve kabul aynı anda…
12.11.2016
Bahçeli siyasi iletişim dersi veriyor…
10.11.2016
İktidarın garantisi medya değildir
8.11.2016
‘Darbeye böyle tepki göstermedi’
5.11.2016
Kılıçdaroğlu AK Parti’ye oy devşiriyor…
3.11.2016
İletişim ablukasını kırmak için…
1.11.2016
‘Ölçmüyorsan, yapma!’
29.10.2016
Tabloyu net görebilmek için…
27.10.2016
Fransız’ın ‘Yumuşak OHAL’i…
25.10.2016
Direneceksen, Türkiye gibi direneceksin…
22.10.2016
Eksik kalan laf yanlış anlaşılabilir…
20.10.2016
Tasarım yoksa rekabet şansımız da yok
18.10.2016
Siyasi iletişim dersi 101…
15.10.2016
Gerektiği yerde, gerektiği kadar…
13.10.2016
Sadece CIA’in iletişim bütçesi 1 milyar $ imiş…
11.10.2016
“Yeni Ufukları Kucaklamak…”
8.10.2016
Bu nasıl iş?..
6.10.2016
Gelen, gören etkileniyor, ya gelmeyenler ne olacak?..
4.10.2016
‘Melûllenme deli gönül’…
1.10.2016
Gündem dışı bir yazı
29.9.2016
Tırıs giderler…
27.9.2016
Türkiye yine şaşırtacak…
25.9.2016
Bakın, darbeyi kim düzenlemiş!..
22.9.2016
Dijital kafalar ‘ruhunu’ arıyor…
20.9.2016
Ne Clinton ne Trump, ABŞ kazanacak…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive