Abdurrahman Dilipak



Bookmark and Share

Dilipak hata yaparsa!


22.10.2018 - Bu Yazı 95 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ben aciz bir kul’um. Hani derler ya “abd-i aciz”, “pür taksir”. Risalet dışında masumiyet iddiasındaki insanlardan korkarım. Biz hatasız olsaydık, Melek olurduk. O zaman Allah da başka bir ümmet yaratırdı.

48. yıla giriyorum, hemen hemen her gün yazıyorum. Hata yapmadım demem mümkün mü? Bütün yanılgılarım, çelişkilerim sadece “kiramen katibin”in zabtında değil, basılı materyaller şeklinde zabıt altında.

Neyse ki, “Dilipak yanıldığında onu düzelten, uyaran, hakikati söyleyen kardeşleri var”. Bu büyük bir zenginlik ve mutluluk benim için.

Bazan Arapça ayetlerin lafzını Latince yazıyorum, sağolsunlar uyarıyorlar. Mesela, Yahudilerin, Sina’dan Kudüs’e yolculuğu ile ilgili Tih çölü yolculukları ile ilgili, ben konuyu Sina’daki başlangıcı ile anlatmıştım. Oysa orada bir de Kudüsbölgesindeki güçlü ve zalim bir toplulukla savaşmaları konusunda bir emir vardı. Onlar savaşmaya yanaşmadılar. 40 yıl o çölde dönüp / döndürülüp durdular.

Ayette mealen bu olay şöyle anlatılıyor: 5/20-21. Mûsa, kavmine şöyle dedi: ‘Ey kavmim! Allah’ın size olan nimetini düşünün. İçinizden peygamberler yetiştirdi ve sizi hükümdar yaptı, milletlerden hiç birine vermediğini size verdi. Ey kavmim! Allah’ın size yazdığı kutsal toprağa girin. Ardınıza dönmeyin, yoksa kaybedenlere dönersiniz’. 22. Onlar: ‘Ey Mûsa! Orada zorba bir toplum vardır. Onlar oradan çıkmadıkça, biz asla oraya girmeyiz; eğer onlar oradan çıkarsa, biz de gireriz’ dediler 23. Korkanların arasından Allah’ın kendilerine iyilikte bulunduğu iki kişi: ‘Üzerlerine kapıdan yürüyün; oradan girerseniz, üstün gelirsiniz. Eğer inanıyorsanız Allah’a güvenin’ demişti. 24. ‘Ey Mûsa! Onlar orada oldukça, biz asla oraya girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin, savaşın. Biz burada oturacağız’ dediler. 25. Mûsa: ’Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime sahibim. Artık, bu yoldan çıkmış toplulukla bizim aramızı ayır’ dedi. 26. Allah: ‘Orası kırk yıl onlara yasaktır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen yoldan çıkmış toplum için tasalanma’ dedi.”

Elbette sözkonusu olan ayetse elbette benim de daha dikkatli olmam gerek.

İnsanlar eleştiriler karşısında ne kadar öfkeli. Yaptıklarından ne kadar eminler, nasıl bir kibir içindeler.. Söz de dinlemiyorlar.

Firavun ne diyordu: (Araf 123) “Firavun dedi ki: Ben size izin vermeden ona iman mı ettiniz? Bu, hiç şüphesiz şehirde, halkını oradan çıkarmak için kurduğunuz bir tuzaktır. Ama yakında (başınıza gelecekleri) göreceksiniz!”

Ona benzemememiz gerek. Hiç kimse benim gibi inanmak, benim gibi düşünmek zorunda değildir. Çünkü ben de başkaları gibi inanmıyor ve düşünmüyor olabilirim.. Hal böyle iken, birbirimizi dinlemeye anlamaya çalışalım, tabii, galiz söz, küfür ve tehdit sözkonusu değilse.. Buna rağmen, mesela benim 100 fikrimden 99 fikrime katılmasanız da 1’ini reddetmeyin, bana olan öfkeniz, bir hakikati inkara ve düşmanlığa vesile olmasın. Aynı şekilde, 100 fikrimden biri doğru olmasa, onu kabul etmeyin ve o fikrimin eleştirilmesine engel olmayın. “O kadar da kadı kızında da olur” demeyin. Ben de öyle yapıyorum ve yapacağım inşallah.. 

Benim fikirlerimizi benimsemeniz beni eleştirmenize, beni eleştirmeniz, doğru söz ve işlerimi kabul etmenize sebeb olmasın. Ben de böyle yapacağım. Farklılıklarımıza rağmen barış içinde bir arada yaşamayı öğrenelim.

Bugün iyi olan yarın yanlış bir iş yapabilir. Bugün yanlış işler yapan biri yarın doğru şeyler de yapabilir. Adil şahidler olmamız gerek. Sevgimiz - saygımız eleştiriye, öfkemiz, merhametimize mani olmamalı. Yani sevgimiz nefretimizden, merhametimiz öfkemizden büyük olmalı.

Aynı imana sahip olanlar müttehid, aynı ilkelere sahip olanlarla müttefik, değer üreten herkesle nimet-külfet dengesine dayalı itilaflar gerçekleştirmeliyiz. 

Bizden olanı eleştirebilmeli, bizden olmayanların hikmet ihtiva eden söz ve eylemlerine sahip çıkacak bir erdeme sahip olmalıyız.

Fikrimiz ya da bulunduğumuz yer hakikatin kaynağı ve ölçüsü değildir. Bize hayır gibi gelen şeyde şer, şer gibi gelen şeyde hayır olabilir. Biz bilmeyiz Allah bilir. Yoksa birileri kendi fikrini hakikatin kaynağı ve ölçüsü kabul edip, kendi zannını başkalarına emrederse, bu başkalarını terbiye etme ve onlar üzerinde hüküm koyma iddiası anlamına gelir. Bunun bizim geleneğimizdeki karşılığı da “İlahlık ve Rablik”tir. Biz kimsenin İlahı ve Rabbi değiliz. Kimse de (Allah’tan başka) bizim İlahımız ve Rabbimiz değildir.

Biz, bizi eleştirenlerin fikirlerini, eğer iftira, hakaret, galiz bir mesaj içermiyorsa, ifsata sebeb olmayacaksa onları da söyleyelim.

Bir karar verirken istişare ve şûra yapalım. İstişare ayetinin nazil olduğu zamanı, mekanı düşünün. Sözkonusu taraflar peygamber ve gençler. Dahası, ortam savaş şartları. 

Dinle ey nefsim: İstişare ve şûra farz! İş verirken ehliyet ve liyakat farz. Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana, zalime karşı olacağız. Zalim babamız da olsa, mazlum düşmanımız da olsa, bu böyle. Bir topluluğa olan düşmanlığımız bile bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmeyecek. Bu farz! Kim bu kuralları ihlal ederse o zalimlerin ta kendileridir ve o işte hayır da yoktur. Allah da o işi yapanı da, o işi de boşa çıkartır.

Günde 40 kez, “Bana Hakkı Hak, batılı batıl göster, Hakta toplanmayı nasib et, bizi nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanların değil” diyoruz da, sonra da çıkıp kendimiz gibi düşünmeyenleri tedip etmeye kalkıyoruz.

Bazı işler öyle bir hal almaya başladı ki, Allah’ın emrine uymazsanız haram, resulün sünnetine uymazsanız mekruh, benim gibi düşünmezseniz dinden çıkarsınız, haşa sümme haşa!

Hak’kın hatırını, halkın, müstekbirlerin, mütrefinlerin, “muhteriz muktedirler”in heva ve heveslerinden daha üstün tutmadan gerçek iman edenlerden olamayız.

Ben hatasız bir kul değilim. Zaten hatasız kul olmaz! Geçmişte hatalarım olmuştur, gelecekte de olacaktır. Hata yaptığımı anladığımda düzeltirim inşallah. İnşallah nefsimin oyununa gelmem. İnşallah kusurlarımdan dolayı Allah ve sizler de beni affedersiniz. Selâm ve dua ile.

Facebook Yorumları

reklam
15.11.2018
Metodik Kemalizm
14.11.2018
Yeni bir CHP mümkün mü?
13.11.2018
“Fransız tipi İslam”, laiklik vs..
12.11.2018
Demedim mi, Selahaddin’in çocukları..
11.11.2018
Atina tecrübesi CHP için bir referans olabilir mi?
9.11.2018
Şimdi ne oldu?
8.11.2018
Ölüm asude bir bahar ülkesidir
7.11.2018
Helen bizim neyimiz olur?
6.11.2018
Kaşıkçı’dan Lumumba’ya!.
5.11.2018
Kötü örnek olmayalım da!
4.11.2018
Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mi?
3.11.2018
Dört halife döneminden bugüne dersler
2.11.2018
Adaylara uyarı
1.11.2018
Fırat’ın doğusu ve..
31.10.2018
Yerel yönetimlerde aday belirlerken
30.10.2018
“The Cumhuriyet” Bayramı mı?
29.10.2018
Kaşıkçı olayı nerede başlar, nerede biter..
28.10.2018
Kibriti gözünüze çok yaklaştırırsanız!
26.10.2018
Durdurun dünyayı inecek var!
25.10.2018
Andımız
24.10.2018
Tekrar İş Bankası
22.10.2018
Dilipak hata yaparsa!
21.10.2018
N’olacak bu Patrikhane’nin hali!
20.10.2018
Hak şerleri hayreyler
19.10.2018
“İnni küntü minezzalimin”
18.10.2018
FETÖ davaları nasıl gidiyor?
17.10.2018
“Kurtarıcı lider”lik fenomeni
16.10.2018
Hilafet, imamet, liderlik üzerine
15.10.2018
Medyen ve Eyke ya da Sodom ve Gomore
14.10.2018
Suudi gazeteci
12.10.2018
Ortodokslar bizim neyimiz olur?
11.10.2018
Paradoks
10.10.2018
İla cehennemüzzümera
9.10.2018
2025
8.10.2018
Kerim devlet yolunda
7.10.2018
Siyaset ve bilgelik
6.10.2018
Ha Hasan’a, Ha Sana!
5.10.2018
Şikâyetname!
4.10.2018
Gelecek günler
3.10.2018
Biz eskiden, eskiden..
2.10.2018
Madem iç tüzük değişecek
1.10.2018
Kafkas, tarih, bugün ve gelecek
30.9.2018
Ahfaz ve İdlib’de neler oluyor?
28.9.2018
Yılanın önündeki tavşan kim?
26.9.2018
Trump intihar etti, Erdoğan “adalet” dedi!
25.9.2018
Tedricilik ve ıslah üzerine
24.9.2018
İyi bir haberim var
23.9.2018
Bir kere daha
21.9.2018
Katılım bankacılığının geleceği üzerine
20.9.2018
Tekrar Pardus
19.9.2018
Erdoğan, CHP ve İş Bankası
18.9.2018
Can Dündar ne yaptın sen!
16.9.2018
Pardus
15.9.2018
N’olacak bu ailenin hali?!
14.9.2018
Arşivciliğimiz ne durumda?
13.9.2018
1440
12.9.2018
Bir gözümüz İdlib’te, öteki!..
11.9.2018
“Kıyametin Şifre”si İzmir’de mi?
10.9.2018
Kadro, cemaat, örgüt ilişkisi üzerine
9.9.2018
İdlib’de neler oluyor?
8.9.2018
Kasap köfte
7.9.2018
Örümcek ağı üzerine
6.9.2018
Emoji
4.9.2018
Hz. Musa, Hz. Davud ve..
3.9.2018
Beklenen Vakit
2.9.2018
Üstümüze gelmeye devam ediyorlar
1.9.2018
Bir “günah keçisi” aranıyor
31.8.2018
Zina suç değil, ama dini nikâh suç mu?
30.8.2018
Zalimlere meyletmeyin, sonra!
29.8.2018
Rusya ile ilişkilerimizi geliştirirken
28.8.2018
Evengaliş komplo
27.8.2018
Evengaliş Müslümanlar!
26.8.2018
Trump giderse
25.8.2018
FETÖ’cüler şimdi de..
24.8.2018
Dünya neden ve nasıl dolara mahkûm ve mecbur bırakıldı?
22.8.2018
Bayramdır..
20.8.2018
Almanya ve Japonya için,bugün değilse ne zaman
19.8.2018
AK Parti’de kongre tamam
18.8.2018
İyi Parti’de siyaset rotasını kaybetti mi!
17.8.2018
Yazılı basın sizlere ömür
16.8.2018
Dolar’la imtihan!
15.8.2018
Kovanın dibi delikse ya da hırsız içerideyse!
14.8.2018
Şu FETÖ yapılanmasını yeniden araştırsak
13.8.2018
Bu gidiş nereye?
12.8.2018
Ben Kapitalizm!
11.8.2018
Haddinden fazla şiddet..
10.8.2018
Nan-ı aziz
9.8.2018
İktidarın dolarla, muhalefetin kongre ile imtihanı
8.8.2018
Masonluk, FETÖ, “cemaat” vs!
6.8.2018
CHP’de sular durulmuyor
5.8.2018
ABD’nin bu “dost”luğunu (!?) unutmayacağız
4.8.2018
Kılıçdaroğlu da Osmanlı!
3.8.2018
ABD Türkiye’ye savaş mı açtı
2.8.2018
Derin CHP
31.7.2018
BRICS+T
30.7.2018
Şeytan bizimkileri nasıl kandırıyor
29.7.2018
Asıl sorun ne biliyor musunuz?
28.7.2018
Kanlı ay
27.7.2018
CHP, İyi Parti..
26.7.2018
Siyonistler! Kendi cehennemine sırtında odun taşıyanlar
25.7.2018
Af meselesi
24.7.2018
Bedelli askerlik de olsun, kısa dönem de..
23.7.2018
Ava giden avlanır
22.7.2018
Cumhuriyetin 1. Evresinin bakiyesi
21.7.2018
Aman dikkat!
20.7.2018
15 Temmuz devam ediyor!
19.7.2018
“Bakan” olmak!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları