Abdurrahman Dilipak



Bookmark and Share

FETÖ davaları nasıl gidiyor?


18.10.2018 - Bu Yazı 85 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Toplumda da, yargıda da kafalar karışık. Hâlâ operasyonlar devam ediyor. Ama hâlâ hiç başlatılmayan süreçler var. Hatta FETÖ ile iltisaklı olup olmamak değil, kripto birçok isim siyaset, bürokrasi, iş ve STK’lar içinde yükselmeye devam ediyor. Bu işin uluslararası bağlantıları, medya ve sermaye içindeki uzantıları konusunda hiçbir şey yapılmıyor değil, ama bu konuda cevabını arayan bir sürü soru var. FETÖ ile geçmişte ileri derecede ilişkisi olan isimler sistem içinde yerlerini korurken, cep telefonundan “Kimse Yok Mu”ya 5 lira gönderen adam işten çıkartılıyor.

FETÖ ile mücadele eden kimileri maliye, belediye, polis, yargı, finans kurumları üzerinden taciz ediliyor, hatta cezalandırılıyor.

Garip bir ihbar mekanizması var. Geçen gün bir FETÖ davasını izledim. Hakim tanığa soruyor: “Niye daha önce bu şahıslar hakkında şikayette bulunmadınız?”. Kim şikayette bulundu ki? O yargıçlar, savcılar, mahkeme katipleri şikayette bulunabildiler mi? Her yerde vardılar. Devlet onlarındı. Ne istediler de almadılar ki, verilmedi ki! Bu anlamda hangi bakanlıkta kim, hangi vali, kaymakam, belediye başkanı bunlara hayır diyebildi ki! Peki, ihbar eden, şikâyette bulunanlar olmadı mı? Oldu! Peki, o şikâyetlerin sonucu ne oldu o günlerde. Şikâyet ettiğiniz kişiler değil, şikâyet edenlerin başına gelmeyen kalmadı. Adamları bin pişman ettiler. İşlerinden oldular. İşletmeleri perişan ettiler. “Dokunan yandı!” Güç onlarındı! Kimi servetini kaybetti, kimi sağlığını.

Mesela, alın size Manisa Emniyet Müdürü Erdal Tayfur Ceren. “Abla”lara ilk operasyon yapıp başörtülü bir ablaya kelepçe taktığı için görevden alınıp “bankamatik memur” yapılan Erdal Tayfur Ceren. Bir insana yapılan bir haksızlık, bütün bir topluma yöneltilmiş bir tehdittir. O zaman kim böyle bir risk alabilir ki! O zaman hakimi, savcısı, emniyet müdürü, istihbaratçısı, kendine ulaşan bir bilgiyi, daha üst makamlara ulaşmak için başkalarını aracı yapmaya mecbur kalır. Mesela, görevden alınıp sanık sandalyesine oturtulan Emniyet İstihbarat Amiri Emin Kumsal, daha kaç tane isim sayarım size.

15 Temmuz sonrası ne oldu! Tamam, operasyonlar başladı. Mesela o günlerde bunlar hakkında ihbarda bulunan bir ilin emniyet istihbarat amiri, görevinden alınıp sanık sandalyesine oturtuldu. Adam hâlâ işsiz. Bu defa FETÖ’cüler, FETÖ’cü olmayıp, bir şekilde bunlarla teması olup, 15 Temmuz sonrası bunlarla her türlü ilişkisini kesenler hakkında, onları cezalandırmak için FETÖ’cüler suç duyurusunda bulunmaya başladılar. Böylece kendilerini de aklamış oluyorlardı.

Kardeşim herkesi gazete abonesi yapmışlardı. Bunların şirketlerine mal veriyorsanız, bunlardan mal alıyorsanız, gazetelerine de abone yapıyorlardı, derneklerine de üye yapıyorlardı. Derneklerine üye olmaz, zekâtlarınızı bunlara vermezseniz ihale alamaz hale gelmişlerdi. Mal satsan paranı alamıyordun. Bunları gördük, yaşadık. Çocuklarını da bunların okullarına gönderiyorlardı. AK Parti tabanının bile üçte ikisi bu durumdaydı. Bakanlar, milletvekilleri bunların etkinliklerine katılıp gözyaşları içinde sahnelenen gösterileri alkışlıyorlardı. Bu gösterilerin sponsorlarına bakın, üçte ikisi AK Partililerdir. Onlara dokunulmuyorsa, garibanlara neden bunlar yapılıyor.

Bakın, bu işe bulaşıp tevbe edenler de var, hâlâ inadına bu yolda gittiği halde tevbe etmiş görünen de. Her çeşit insan var. Birileri de polis, istihbaratçı, savunma, savcı, yargıç kılıklı adamlar, bu sanıkları soymak için köşe başlarını tutmuş bekliyorlar. Kimi önce hayali tanık ihbarları ile ihbar yapıp, adamın evine - işine çöküyorlar, sonra da kurtarma bahanesi ile adamı soymaya çalışıyorlar. Bunlar da var ve bu işler de çözülmüyor, sürüncemede kalıyor, sonra da şüyuu vukuundan beter hadiseler haline geliyor. Hedef seçilen kurbanlar perişan edilirken, bu komployu örgütleyenler itibar görebiliyor, terfi edebiliyor. Yazık değil mi, günah değil mi? Bazı gerçekleri yaşayarak öğreniyor insan, ama sorumlu mevkidekiler maalesef görmek istemiyorlar ve bu konuların üzerine gitme konusunda isteksiz davranabiliyorlar. Gitmek isteyenler ise engelleniyor, bastırılıyor.

Şimdi FETÖ ihbarını FETÖ’cüler yapıyor. Bu eski dirsek teması olanları ihbar edip, kendileri FETÖ karşıtı olmuş oluyor. Birkaç deşifre olmuş kripto FETÖ’cü ismi de listeye ekleyip ihbarda bulunuyorlar. Böylece bir taşlar iki kuş vurmuş oluyorlar. Hem kendilerini aklıyorlar, hem de bu işi sulandırıp, bu işle doğrudan alakası olmayan ya da geri dönenleri cezalandırmış, toplumda bu konuda vicdani bir tartışma başlatmış oluyorlar.

Öte yandan, dikkat! FETÖ’den boşalan yere, eski FETÖ’cüler, muteber vakıf, dernek, çevre, tarikatlarla ilişki kurup, onlar adına, yine aynı yöntemlerle yerleşmeye başladılar. Hem bu tarikat, vakıf, dernek ve çevreleri ifsad ediyorlar, hem de onlar adına mevzi kazanıyorlar. Eş zamanlı olarak bu yapıları da kendilerine benzeterek ele geçiriyorlar. Devleti bile ele geçirmeye çalışan bu kadrolar bugün, tarikatları, vakıf, dernek, oda, baro, sendika gibi yapıları ele geçirmeye çalışıyorlar. Bu sosyal siyaset planlaması McKinsey aklı. CIA aklı.

Hadi diyelim, devlet kendini temizlemeye çalışıyor. Bu tarikat ve benzeri yapılar bunların elinden yakalarını nasıl kurtaracaklar. Çok zor. Aslında atı alan Üsküdar’ı geçmiş. Bunlarda para var. Kadın da var, hâlâ istihbarat desteği de alıyorlar. Dış dünya ile temasları da iyi. Manzara pek iç açıcı değil.

Bakın, bu kurgulanmış ihbarlar sonucu, bugün gerçek FETÖ’cülerden daha çok, bu örgüt iddiası ile suçlanan insanlar var, görevden atılan, yurt dışı çıkış yasağı konulan ve hakkında dava açılan.

Bu yapılar hâlâ terör estirmeye devam ediyorlar. Birileri de tabiatı ile korkuyorlar.

Şimdi bunlar bir de “AK Parti’ci”, “Tayyib Erdoğan’cı” geçinerek, yine belediyeler ve diğer resmi kurumlar üzerinden kendilerine karşı gördükleri kişilere karşı terör estiriyorlar. Bu maske ile troller vasıtası ile yıldırma, caydırma, bastırma operasyonları yapıyorlar. Bunlar sureti haktan görünmekle kalmıyor, aynı zamanda korunuyor ve himaye görüyorlar, tuzu kuru AK Parti içindeki AKP’liler tarafından. Bunlar, AK Partili bazı iş adamları ve parti teşkilatlarında da yer kapmak için her yolu deniyorlar. Bu adamlar yerel seçim öncesi “Kraldan çok kralcı” olabilirler.

Eğer yerel yönetim seçimlerinde, başkanlık ve belediye meclisi üyelikleri için şaibeli isimler listeye girerse, halkın tepkisinin ne yönde olacağını kimse kestiremez. Eğer ince elenip sık dokunulmazsa 15 Temmuz’un rövanşı alınmış olur ve başladığımız yere geri döneriz.

Bakın bu yapı, sadece Türkiye’ye has, Fetullah Gülen’le başlayıp biten, o çevrelere has bir örgütlenme modeli değil. Bu yapı, her ülke, her mezhep, her tarikat, hatta bu yapıya karşı yapılar içinde de örgütlenebilir. Yani AK Parti içinde AKP’li dediğimiz gruplar içinde örgütlenebilir. Haram para, kadın, gayrimeşru güç olan her yerde anında hayat bulur. Onlar Hizbuşşeytan’dırlar ve şeytanın olduğu her yerde, icabında “Melek maskesi takmış Şeytan”ın dostları ile buluşurlar. Boşuna bize “Şeytan sizi Allah’la aldatmasın” denmedi! Ben vakit, çok daha geç olmadan, yeni bir seçimin arefesinde, yeni bir miladi yılın eşiğinde bir kere daha hatırlatayım, uyarayım dedim. Selam ve dua ile.

Facebook Yorumları

reklam
17.11.2018
Dünya nereye gidiyor?
16.11.2018
“Oyuna gelmeyelim” derken
15.11.2018
Metodik Kemalizm
14.11.2018
Yeni bir CHP mümkün mü?
13.11.2018
“Fransız tipi İslam”, laiklik vs..
12.11.2018
Demedim mi, Selahaddin’in çocukları..
11.11.2018
Atina tecrübesi CHP için bir referans olabilir mi?
9.11.2018
Şimdi ne oldu?
8.11.2018
Ölüm asude bir bahar ülkesidir
7.11.2018
Helen bizim neyimiz olur?
6.11.2018
Kaşıkçı’dan Lumumba’ya!.
5.11.2018
Kötü örnek olmayalım da!
4.11.2018
Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mi?
3.11.2018
Dört halife döneminden bugüne dersler
2.11.2018
Adaylara uyarı
1.11.2018
Fırat’ın doğusu ve..
31.10.2018
Yerel yönetimlerde aday belirlerken
30.10.2018
“The Cumhuriyet” Bayramı mı?
29.10.2018
Kaşıkçı olayı nerede başlar, nerede biter..
28.10.2018
Kibriti gözünüze çok yaklaştırırsanız!
26.10.2018
Durdurun dünyayı inecek var!
25.10.2018
Andımız
24.10.2018
Tekrar İş Bankası
22.10.2018
Dilipak hata yaparsa!
21.10.2018
N’olacak bu Patrikhane’nin hali!
20.10.2018
Hak şerleri hayreyler
19.10.2018
“İnni küntü minezzalimin”
18.10.2018
FETÖ davaları nasıl gidiyor?
17.10.2018
“Kurtarıcı lider”lik fenomeni
16.10.2018
Hilafet, imamet, liderlik üzerine
15.10.2018
Medyen ve Eyke ya da Sodom ve Gomore
14.10.2018
Suudi gazeteci
12.10.2018
Ortodokslar bizim neyimiz olur?
11.10.2018
Paradoks
10.10.2018
İla cehennemüzzümera
9.10.2018
2025
8.10.2018
Kerim devlet yolunda
7.10.2018
Siyaset ve bilgelik
6.10.2018
Ha Hasan’a, Ha Sana!
5.10.2018
Şikâyetname!
4.10.2018
Gelecek günler
3.10.2018
Biz eskiden, eskiden..
2.10.2018
Madem iç tüzük değişecek
1.10.2018
Kafkas, tarih, bugün ve gelecek
30.9.2018
Ahfaz ve İdlib’de neler oluyor?
28.9.2018
Yılanın önündeki tavşan kim?
26.9.2018
Trump intihar etti, Erdoğan “adalet” dedi!
25.9.2018
Tedricilik ve ıslah üzerine
24.9.2018
İyi bir haberim var
23.9.2018
Bir kere daha
21.9.2018
Katılım bankacılığının geleceği üzerine
20.9.2018
Tekrar Pardus
19.9.2018
Erdoğan, CHP ve İş Bankası
18.9.2018
Can Dündar ne yaptın sen!
16.9.2018
Pardus
15.9.2018
N’olacak bu ailenin hali?!
14.9.2018
Arşivciliğimiz ne durumda?
13.9.2018
1440
12.9.2018
Bir gözümüz İdlib’te, öteki!..
11.9.2018
“Kıyametin Şifre”si İzmir’de mi?
10.9.2018
Kadro, cemaat, örgüt ilişkisi üzerine
9.9.2018
İdlib’de neler oluyor?
8.9.2018
Kasap köfte
7.9.2018
Örümcek ağı üzerine
6.9.2018
Emoji
4.9.2018
Hz. Musa, Hz. Davud ve..
3.9.2018
Beklenen Vakit
2.9.2018
Üstümüze gelmeye devam ediyorlar
1.9.2018
Bir “günah keçisi” aranıyor
31.8.2018
Zina suç değil, ama dini nikâh suç mu?
30.8.2018
Zalimlere meyletmeyin, sonra!
29.8.2018
Rusya ile ilişkilerimizi geliştirirken
28.8.2018
Evengaliş komplo
27.8.2018
Evengaliş Müslümanlar!
26.8.2018
Trump giderse
25.8.2018
FETÖ’cüler şimdi de..
24.8.2018
Dünya neden ve nasıl dolara mahkûm ve mecbur bırakıldı?
22.8.2018
Bayramdır..
20.8.2018
Almanya ve Japonya için,bugün değilse ne zaman
19.8.2018
AK Parti’de kongre tamam
18.8.2018
İyi Parti’de siyaset rotasını kaybetti mi!
17.8.2018
Yazılı basın sizlere ömür
16.8.2018
Dolar’la imtihan!
15.8.2018
Kovanın dibi delikse ya da hırsız içerideyse!
14.8.2018
Şu FETÖ yapılanmasını yeniden araştırsak
13.8.2018
Bu gidiş nereye?
12.8.2018
Ben Kapitalizm!
11.8.2018
Haddinden fazla şiddet..
10.8.2018
Nan-ı aziz
9.8.2018
İktidarın dolarla, muhalefetin kongre ile imtihanı
8.8.2018
Masonluk, FETÖ, “cemaat” vs!
6.8.2018
CHP’de sular durulmuyor
5.8.2018
ABD’nin bu “dost”luğunu (!?) unutmayacağız
4.8.2018
Kılıçdaroğlu da Osmanlı!
3.8.2018
ABD Türkiye’ye savaş mı açtı
2.8.2018
Derin CHP
31.7.2018
BRICS+T
30.7.2018
Şeytan bizimkileri nasıl kandırıyor
29.7.2018
Asıl sorun ne biliyor musunuz?
28.7.2018
Kanlı ay
27.7.2018
CHP, İyi Parti..
26.7.2018
Siyonistler! Kendi cehennemine sırtında odun taşıyanlar
25.7.2018
Af meselesi
24.7.2018
Bedelli askerlik de olsun, kısa dönem de..
23.7.2018
Ava giden avlanır
22.7.2018
Cumhuriyetin 1. Evresinin bakiyesi
21.7.2018
Aman dikkat!
20.7.2018
15 Temmuz devam ediyor!
19.7.2018
“Bakan” olmak!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.