Abdurrahman Dilipak



Bookmark and Share

Bir kere daha


23.9.2018 - Bu Yazı 119 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Haberi biliyorsunuz: “Depremin tam olarak ne zaman olacağını bilinmediğini belirten uzmanlar,  Ne zaman kırılacak, ne zaman depremin olacağı konusunda çeşitli söylentiler var. Bunlara bakmaksızın deprem olacak, büyüklüğü ise yaklaşık olarak 7.2 ile 7.4 civarında gerçekleşecek. İstanbul büyük bir zarar görecektir.”

Sonuçta Marmara’da büyük bir deprem bekleniyor. Bunu bilmeyen yok. Hemen her ay bu konuda bir haber çıkıyor mediada.

Bakın, deprem olur can enkaz altında kalır. Bunlar depremin oluş yeri saati, şiddetine göre belli bir yıkıma sebeb olur ve bunları kurtarmak çok kolay değildir ve büyük bedeller ödemek zorundasınız.

Ama depremde bir şey daha enkaz altında kalacak: BİLGİ. Bunu büyük ölçüde kurtarabiliriz.

Bu işin tek çözümü var: Yeraltında, üsten atom düşmedikçe, alttan magma püskürmedikçe zarar görmeyecek olan, bir milli data merkezi kurmak.

Bakın bunu kurmazsanız, bu iş için harcayacağınız paradan çok daha fazlasını kamu, özel sektör, 3. sektör, kişiler ödeyecekler. Apartmanların bilmem kaçıncı katındaki serverlerinde tutulacak bu bilgiler.

Her banka kendi hosting merkezini kendi kuruyor, kendi süper bilgisayarını kendisi kurgulama çabasında.

Sonuç ne biliyor musunuz, Çok daha pahalı, çok daha kötü ve çok daha güvenlik açığı olan bir yapı.

Birileri bunu bilmiyor olamazlar. Peki bunu kim, niçin engelliyor, buna bir bakalım.

Bakın deprem olduğunda kamunun, özel sektörün, 3. sektörün, kişilerin bütün o bilgi birikimleri de enkaz altında kalacak. O HW’leri, SW’leri, güvenlik sistemlerini geri alacaksınız. Yine bir HW çöplüğü, SW çöplüğü, bilgi çöplüğüne dönecek bu alan..

Allah rızası için söyleyin, bunun Hekimbaşı çöplüğünden ne farkı var. Patlamaya kaç ay kaldı biliyor muyuz?

Bu sistem bugünden yarına kurulmaz. Geç kaldık, hem de çok geç! Bu işi yapmazsanız, bu konuda harcayacağınız para daha fazla olacak. Eğer bu arada bir deprem olursa kaybolan bilginin yerine yenisini koyamayacaksınız. Toplum hafızasını kaybedecek. Zaten bu hali ile sadece iktisadi olarak sömürülmüyoruz, bilgilerimiz de çalınıyor.

Bakın, tekrar söylüyorum, bu altyapıya sahip değilseniz, dışarıya bağlı kalmaya mahkum olursunuz. Bilişim teknolojisinde 1. Lige çıkamazsınız. En basit bilgi değişimi bile yabancılar tarafından izlenir. Ve sizin insanınız başkasının kontrolüne girer.

TÜBİTAK var, TURKSAT var, BTK var, bu kadar üniversite var, bu kadar STK var, neden biri çıkıp bu gerçekleri yazmaz, çizmez, söylemez. 

Bazı şeyleri anlamakta zorluk çekiyoruz.

Deprem olmasa da ortada büyük bir yanlışlık var. Deprem bu işin tuzu-biberi olacak. Her geçen saat, bu konuda göreceli olarak geriliyoruz ve şartlar daha zor hale geliyor.

Bakın bu hepimizin ortak meselesi. Bu mücadeleyi kaybedecek olursak hepimiz ağır bir bedel ödeyeceğiz.

Biz 2023 diyoruz da, 2025’de Digital devrim yaşanacak. Buna hazır mıyız? E-Demokrasi geliyor. Market, para, cemaat, eğitim, media her şey sanallaşacak. 2025 Tekno milat olarak görülüyor. Dronotoar, Humodoider, Avatar teknolojisi.. Bütün bu konularda eğer “biz de varız” demek istiyorsanız, bu konuyu bir an evvel ele almak zorundasınız. Yoksa yarın çok geç olabilir.

Bakın bugün, kendi sosyal media yazılımınızı kullansanız bile, global network üzerinde arama yapıyorsanız oğlunuz, kızınız, eşiniz, yan komşunuzla, dünyanın öbür ucundan birilerinin kapısından giriş-çıkış yapmak zorundasınız. Bizim kendi intranetimiz yok.

Globa sosyal media ağları Türkiye çıkışlı hostinglerini Türkiye’deki bu Milli Bilgi Bankasındaki bir sektörel miror’dan yapacak olurlarsa bugün yaşadığımız sorunların çoğu büyük ölçüde çözülür. Yoksa  tam olarak sistemi kontrol etmek mümkün değil. Adam Raspbery Pi kullanıyorsa, Deepweb veya Blackweb kullanıyorsa, bul bulabiliyorsan.

TSK, MİT, Emniyetin bilişim suçları konusunda uzman kişiler yönetimi bu konuda uyarmıyorlar mı? Hele bu FETÖ olayı yaşandıktan sonra bu konularda nasıl bu kadar ilgisiz, vurdumduymaz olabiliriz, anlayamıyorum.

Hani derler ya “Dilimde tüy bitti” diye. Ben söylemekten yorulmadım, birileri duymaktan.. Ama sonuçta durum ortada.

Bu endişemi, Valilere de anlattım İBB’ye de, AFAD’a da anlattım. Galiba ben iyi anlatamıyorum.

Mesela İstanbul depremi için sadece İstanbul için plan yapmak yeterli olmaz. İzmit, Sakarya, Bursa ve Tekirdağ’da sariyer oluşturulmazsa ciddi sıkıntı yaşanır. Yine İstanbul bir ülke kadar büyük. Temel ihtiyaç ve yardımları dağıtmak bile sorun olacak. Şimdiden insani temel ihtiyaç ve yardım malzemelerini bir paket olarak Kızılay üzerinden satalım. Vergi, KDV filan olmasın. Çok ucuza çadırından, ilk yardım malzemesine, düdük, fener, sinyal veren saatinden telsizine kadar her şey bu paketlerde bulunsun.

Sonuçta her şeyin bir vakti-saati var anlaşılan. O zaman gelmeden olmayacak galiba. Ya da bazı şeyleri akletmemenin faturasını milletçe çok ağır bir şekilde ödeyeceğiz, o zaman aklımız başımıza gelecek ama, çok geç kalmış olacağız.

Neyse, ben bir defa daha söylemiş olayım. Selâm ve dua ile.

Facebook Yorumları

reklam
24.10.2018
Tekrar İş Bankası
22.10.2018
Dilipak hata yaparsa!
21.10.2018
N’olacak bu Patrikhane’nin hali!
20.10.2018
Hak şerleri hayreyler
19.10.2018
“İnni küntü minezzalimin”
18.10.2018
FETÖ davaları nasıl gidiyor?
17.10.2018
“Kurtarıcı lider”lik fenomeni
16.10.2018
Hilafet, imamet, liderlik üzerine
15.10.2018
Medyen ve Eyke ya da Sodom ve Gomore
14.10.2018
Suudi gazeteci
12.10.2018
Ortodokslar bizim neyimiz olur?
11.10.2018
Paradoks
10.10.2018
İla cehennemüzzümera
9.10.2018
2025
8.10.2018
Kerim devlet yolunda
7.10.2018
Siyaset ve bilgelik
6.10.2018
Ha Hasan’a, Ha Sana!
5.10.2018
Şikâyetname!
4.10.2018
Gelecek günler
3.10.2018
Biz eskiden, eskiden..
2.10.2018
Madem iç tüzük değişecek
1.10.2018
Kafkas, tarih, bugün ve gelecek
30.9.2018
Ahfaz ve İdlib’de neler oluyor?
28.9.2018
Yılanın önündeki tavşan kim?
26.9.2018
Trump intihar etti, Erdoğan “adalet” dedi!
25.9.2018
Tedricilik ve ıslah üzerine
24.9.2018
İyi bir haberim var
23.9.2018
Bir kere daha
21.9.2018
Katılım bankacılığının geleceği üzerine
20.9.2018
Tekrar Pardus
19.9.2018
Erdoğan, CHP ve İş Bankası
18.9.2018
Can Dündar ne yaptın sen!
16.9.2018
Pardus
15.9.2018
N’olacak bu ailenin hali?!
14.9.2018
Arşivciliğimiz ne durumda?
13.9.2018
1440
12.9.2018
Bir gözümüz İdlib’te, öteki!..
11.9.2018
“Kıyametin Şifre”si İzmir’de mi?
10.9.2018
Kadro, cemaat, örgüt ilişkisi üzerine
9.9.2018
İdlib’de neler oluyor?
8.9.2018
Kasap köfte
7.9.2018
Örümcek ağı üzerine
6.9.2018
Emoji
4.9.2018
Hz. Musa, Hz. Davud ve..
3.9.2018
Beklenen Vakit
2.9.2018
Üstümüze gelmeye devam ediyorlar
1.9.2018
Bir “günah keçisi” aranıyor
31.8.2018
Zina suç değil, ama dini nikâh suç mu?
30.8.2018
Zalimlere meyletmeyin, sonra!
29.8.2018
Rusya ile ilişkilerimizi geliştirirken
28.8.2018
Evengaliş komplo
27.8.2018
Evengaliş Müslümanlar!
26.8.2018
Trump giderse
25.8.2018
FETÖ’cüler şimdi de..
24.8.2018
Dünya neden ve nasıl dolara mahkûm ve mecbur bırakıldı?
22.8.2018
Bayramdır..
20.8.2018
Almanya ve Japonya için,bugün değilse ne zaman
19.8.2018
AK Parti’de kongre tamam
18.8.2018
İyi Parti’de siyaset rotasını kaybetti mi!
17.8.2018
Yazılı basın sizlere ömür
16.8.2018
Dolar’la imtihan!
15.8.2018
Kovanın dibi delikse ya da hırsız içerideyse!
14.8.2018
Şu FETÖ yapılanmasını yeniden araştırsak
13.8.2018
Bu gidiş nereye?
12.8.2018
Ben Kapitalizm!
11.8.2018
Haddinden fazla şiddet..
10.8.2018
Nan-ı aziz
9.8.2018
İktidarın dolarla, muhalefetin kongre ile imtihanı
8.8.2018
Masonluk, FETÖ, “cemaat” vs!
6.8.2018
CHP’de sular durulmuyor
5.8.2018
ABD’nin bu “dost”luğunu (!?) unutmayacağız
4.8.2018
Kılıçdaroğlu da Osmanlı!
3.8.2018
ABD Türkiye’ye savaş mı açtı
2.8.2018
Derin CHP
31.7.2018
BRICS+T
30.7.2018
Şeytan bizimkileri nasıl kandırıyor
29.7.2018
Asıl sorun ne biliyor musunuz?
28.7.2018
Kanlı ay
27.7.2018
CHP, İyi Parti..
26.7.2018
Siyonistler! Kendi cehennemine sırtında odun taşıyanlar
25.7.2018
Af meselesi
24.7.2018
Bedelli askerlik de olsun, kısa dönem de..
23.7.2018
Ava giden avlanır
22.7.2018
Cumhuriyetin 1. Evresinin bakiyesi
21.7.2018
Aman dikkat!
20.7.2018
15 Temmuz devam ediyor!
19.7.2018
“Bakan” olmak!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları