Abdulmenaf KIRAN



Bookmark and Share

Anti Kürt Dış Politika, Çıkmaz Sokağa Çıkar!


7.10.2017 - Bu Yazı 1019 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kürdistan federe Devletindeki Referandum tarihi Haziran başında belirlenmişti.

Hükümet ağustos ayının son günlerine kadar bile referanduma karşı ciddi itirazda bulunmamıştı. 19 Ağustos 2017 günü İran Genel Kurmay Başkanı Türkiye’ye beklenmedik ani bir ziyarette bulundu. Üç gün süren ziyaret sonrasında yavaş yavaş Hükümetten referanduma karşı itirazlar yükselmeğe başladı. Referanduma son bir hafta kala, Hükümet adeta tüm işi gücü bırakıp, referandumun yapılmaması için uğraştı. Referandum yapıldıktan sonra bu kez Kürdistan federe devletinin bağımsızlığa giden sürecini tersine çevirmek için daha düne kadar yemende karşılıklı vekalet savaşı veren İran ile sarmaş dolaş oldu, bir yıl önce Beşika’da bulunan Türk birliğini kabul etmeyen merkezi Irak hükümeti ile tüm sorunlarını bir kenara attı, şimdi Kürtlere karşı Irak ordusu ile Kürdistan Federe Devletinin sınırlarında ortak askeri tatbikat yapılıyor!

Hükümet, her fırsatta “ Biz Kürtlere değil, Kürdistan Federe Devleti Yetkililerine karşıyız. Referandum Irak’ın toprak bütünlüğünü bozuyor ve Türkiye’nin güvenliğini tehlikeye sokuyor. Ortadoğunun bağrına hançer saplıyor. Bu bir İsrail Projesidir. ‘’vs.

Bu dil, bal gibi de Kürt karşıtı bir dış politikadır. Irak’ın Kuzeyinde bir bağımsız Türkmen devleti kurulsaydı, bu hükümet Irak’ın toprak bütünlüğünü bahane gösterip karşı çıkmazdı. Dünyada sınırların değişmezliği diye bir şey olsaydı, şimdi halen dünyayı birkaç imparatorluk idare edecekti. Şu anda BM’ye üye 193 devlet vardır. Türkiye Cumhuriyeti Başka ülkelerin toprak bütünlüğünü savunmuş olsaydı, Sovyetler Birliğinin dağılmasına da karşı çıkacaktı. Küçücük bir ada olan Kıbrıs’ta da toprak bütünlüğünü savunması gerekirdi.

Sayın Erdoğan İŞİD’in Kobani’ye saldırdığı sırada “ Biz sınırlarımızda bir Kuzey Suriye  istemiyoruz “ demişti. Eğer Suriye’nin Kuzeyinde bir Arap ya da Türk federe ya da bağımsız devleti kurulsaydı, eminim Türkiye’nin en ufak itirazı olmazdı. Mesele Kürt anasını görmesin meselesidir…

Bir iddia da Bağımsız Kürt Devletini sadece İsrail istiyor ve Kürdistan ikinci İsrail olacak söylemi.

Öncelikle Türkiye İsrail Devletinin Bağımsızlık ilanının üzerinde henüz 10 ay geçmeden ve İsrail – Arap çatışması devam ederken İsrail’i tanıyan ilk İslam Ülkesidir. Kimine göre Amerika ve Sovyetlerden sonra Dünya’da da İsrail’i tanıyan ilk birkaç ülkeden biridir. Türkiye ile İsrail arasında Ekim 1995’te imzalanan iki ülke hava kuvvetlerinin bir birlerinin topraklarını kullanma ve ortak eğitim yapma anlaşması, Şubat 1996 da Askeri İşbirliği ve Eğitim Anlaşması ve Ağustos 1996 da savunma sanayi işbirliği anlaşması imzalanmıştır. Bu çerçevede İsrail Pilotları Konya semalarında eğitim uçuşları yapmıştır. Halen bu anlaşmalar yürürlüktedir.

Dahası ABD’de Türkiye lehine lobi yapsın diye Yahudi lobilerine çuval çuval para verilmiştir. PKK militanlarını avlayan İnsansız hava araçları ilk önce İsrail’den kiralandı, daha sonra satın alındı. Milyonlarca dolar bu Heronlara verildi. İsrail silah sanayisinin en büyük müşterisi her halede Türkiye Cumhuriyeti olmalıdır. Hem İsrail ile her türlü anlaşma ve ticareti yap, hem de Kürtleri İsrail ile İşbirliği yapmakla suçlamaya çalışmak traji komik bir durum olmalıdır.

Türkiye Cumhuriyetinin Vatandaşlarının yaklaşık üçte biri Kürttür. Her gün bunların gözünün içine baka baka Kürt düşmanlığı yapmak, bu ülkeyi daha güvenli hale mi getiriyor? İç barışımızı bu şekilde mi sağlayacağız! Bu ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, ötekileştirici, ırkçı, şöven politika iç barışımızı zedeliyor. Bir ülke ancak kendisinden daha büyük ve saldırgan bir ülkeden güvenlik tehdidi alır. Bütün devletler, büyük değil, küçük devletlerle komşu olmak isterler. Zira büyük bir devlet her an saldıarabilir. Ama küçük devletler bunu göze alamaz. Kurulacak 6-7 milyon nüfuslu bağımsız bir Kürdistan Devleti,Türkiye Cumhuriyeti için Güvenlik tehdidi oluşturmaz. Üstelik Türkiye bu Kürdistan’nın dünyaya açılan hemen hemen tek penceresi iken bu hiç de mümkün değil. Bu güne kadar da Kürdistan Federe Devleti yetkililerinden Türkiye Karşıtı bir söylem duyulmamış. Türkiye Almanya’dan sonra en büyük ihracatını Kürdistan’a yapıyor.

Öte yandan Birleşik bir Irak demek İran’ın denetiminde Türkiye etrafında Şii bir kuşak demektir. Aynı zamanda Petrol Piyasasında İran’ın daha çok söz sahibi olması demektir. Esas Türkiye’nin güvenliğini tehdit edecek durum da bu olmalıdır. Bu ise Türkiye için dış politikanın çıkmaz sokağa girmesidir.

Türkiye istese de istemese de Kürtlerle 1350 km den fazla sınırdaştır. Kürt düşmanlığı Türkiye’ye güvenlik getirmez. Bağımsız bir Kürt devleti kaçınılmazdır. Bunun için konjektör gayet uygun. Zira pek çok devlet ve uluslararası şirket Kürdistan Federe devleti ile ekonomik, ticari ve güvenlik işbirliği sözleşmesi yapmıştır. Bu zaten de facto bir tanımadır. Türkiye bile  Kürdistan federe devleti ile sözleşmeler yapmıştır. Beşika’daki Türk Birliği, Federe Kürt yönetiminin isteği ile yerleşmiştir. Bu gün biz yanıldık, biz bilmedik diye feryat koparmanın hiçbir manası yoktur. Kürtlerle barış içinde bir arada yaşamak Türkiye’nin de çıkarınadır. 05.102017

 Av.Abdulmenaf KIRAN
HAK-PAR Gnl.Bşk.Yrd.

Facebook Yorumları

reklam
23.05.2020
Tenha Sokaklar!
30.03.2020
Sosyal Politika Can Çekişiyor
27.06.2019
Artık Kürdleri Vurmak, Kazandırmıyor!
28.05.2019
Siyasi Gidişat Umut Vermiyor
27.6.2018
TOPLUMSAL ŞARTLANMA VE ALGI YÖNETİMİ
24.4.2018
Adil, Demokratik (!) Seçime Giderken
14.2.2018
Özveri Yarışı ve 16. Yıl dönümü
4.12.2017
SANAT BİZİ YAKINLAŞTIRABİLİR
26.10.2017
Kürtlerin yeri MHP’li AKP Değildir!
7.10.2017
Anti Kürt Dış Politika, Çıkmaz Sokağa Çıkar!
4.9.2017
Barış Bir Temennidir
30.8.2017
Kürtlerin Referandum Coşkusu
14.8.2017
Romantik Kürt Siyaseti
5.8.2017
ÖZGÜRLÜK YOLU VAKFI
13.7.2017
Etkisiz Teröristler,Etkili Terör
29.3.2017
Mağduriyetten Mağruriyete
15.3.2017
Demokratik Türkiye, Irkçı, Faşist Avrupa!!!
8.3.2017
Kaos Tellallığı
2.3.2017
Anayasa Değişikliği Kürtleri İlgilendirmiyor Mu !
24.2.2017
Vesayet Kaldırılıyor mu?
9.2.2017
Sıtmaya Razı Etmek!
3.2.2017
Yeni Bir Başlangıç Sancısı
19.1.2017
Kutsal Yönetme Hakkı Olarak Alaturka Başkanlık!
22.12.2016
Sistem Terör Üretiyor
15.12.2016
Birbirimizin Yaşamına Tahammülümüz Yok
6.12.2016
Reel Sektörde Ekonomi Durma Noktasında
1.12.2016
Avrupa Bizi Anlamıyor!
15.11.2016
Toplumsal Sözleşme mi, Milliyetçi Muhafazakâr mutabakat mı?!
3.11.2016
Halk mı idam cezasını istiyor
16.10.2016
Amaç, otoriter bir başkanlık sistemi mi?!
11.10.2016
Şiddet aşiretlerle durdurulamaz
9.10.2016
Dindar (devlet) nesillere ihtiyaç var mı?
6.10.2016
Nefret söylemi yükselişte
30.9.2016
Mağduriyetler iç güvenliği zedeler
25.9.2016
Adalet herkes için gereklidir
25.9.2016
Önce Türkiye’yi reforme edin!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive